Rory McEwen, tam anlamıyla sanatçı olarak doğmuş bir İskoç. Müzik, resim, şiir, sinema ve plastik sanatlar. Her biriyle meşgul olmuş ve hangisiyle meşgul olduysa onu aşkla yapmış, tazelemiş mader-zâd bir ehl-i hüner. Küçük bir çocukken evde başlayan eğitiminde tanıştığı bitki ressamlığı, hem folk, caz, blues kısacası müzik aşkıyla yanıp tutuştuğu gençliğinde, hem de İngiltere televizyonunun 60’larda en çok izlenilen tıpkı resim sanatı gibi kendisinden sonra gelecekler için ufuk açıcı ve ilham verici bir McEwen parçası olan müzik programının yapımcısı, sunucusu ve de konuğu olduğu Hullabaloo döneminde en büyük tutkusu olmuştur. Bu istidatlı, sanatkârlıkla, bilinmeyeni, uzak diyarları keşfetme arzusuyla baştan aşağı donatılmış, kimilerinin “bir Rönesans adamı” olarak tarif ettiği Rory McEwen’ın trajik bir şekilde sonlanan kısacık hayatı, insanın neresinden anlatmaya başlayacağını bir türlü bilemediği ve nasıl anlatsa muhakkak eksik kalacak türden.
12 Mart 1932 yılında İskoç sınırındaki Berwickshire’da, Marchmont House’da Sir John Helias Finnie McEwen ve Leydi Bridget Mary McEwen’in yedi çocuğunun dördüncüsü olarak dünyaya gelir. Marchmont’a doğmuş olmanın bir nevi XVIII. yüzyıla doğmuş olduğunu söyleyen McEwen, on iki yaşına kadar -XVIII. yüzyıldan beri özellikle aristokrat aileler için pek değişmediği aşikâr olduğu üzere- kardeşleriyle beraber evde eğitim görür. Burada, Marchmont’ta, sekiz yaşında Fransız mürebbiyesi Matmazel Philippe talimatlarıyla çizmeye başladığı çiçek ve çimen resimleri McEwen’in kısa süren ömründe, yalnızca uzaklaştığı zaman derin üzüntü duyduğu en gözde uğraşı değil, aynı zamanda onun için zamanının gerçeğini, kendi gerçeğini yakalamaya ve göstermeye çalıştığı, hakikate giden yoldaki işaretler olmasını arzu ettiği sanat eserleri olacaktı. İleriki yıllarda yazdığı bir mektupta, çocukken çizdiği bu çiçek resimlerinin, “özgürlük, mutedil bir hava, kıpırdanan bir alabalık ve soğuk suda çıplak bir ayak gibi” hissettirdiğini yazar.