Halk nezdinde nisan yağmurlarının üç olağanüstü gücü olduğu görülmektedir: bereket, şifâ, uğur. Nisanda yağmur yağmazsa kıtlık olacağına inanılır. Nisan yağmurunun olağanüstü gücüne inanılmasıyla oluşan pratiklerin önemli bir bölümü, halk hekimliğiyle ilgilidir.
Anadolu’da nisan yağmuru ile ilgili bâzı inanış ve pratikler şöyledir:
Nisan yağmurları bir kapta toplanır. Üzerine duâlar okunur, sabah aç karna ve akşam birer bardak olmak üzere yedi gün üst üste içilir.
Nisan yağmuru suyu ile çimenler karıştırılıp ısıtıldıktan sonra bu su ile küçük çocukları şartlarlar.
Rûhî bunalım geçirenlere 3 Gulhüvallahü (İhlas sûresi) okunarak nisan yağmuru içirilir, nisan yağmuru suyuyla yıkanır.
Nisan yağmurunda ıslanmanın sağlık, uğur getireceğine inanılır. Bu sebeple yağmur başlayınca baş açık ıslanılır.
Nisan yağmuruyla boy abdesti alan kızın kısmeti açılır.
Küçük çocuklara vücutlarına faydalı olsun diye her sabah nisan yağmuru içirilir.
Üzerinden yedi yıl geçen nisan yağmuru suyu zemzem sayılır. Hastalara içirilir. Ölecek hastaların ağzına damlatılır.
Nisan ayının ilk yağmur suyunu içen insanın başı ağrımaz.
Asmanın baharda dallarının kesilmesiyle akan suyu toplanır, içine nisan yağmuru katılır. Bu karışım zemzem niyetine içilir. Ölecek insanlara da bu su içirilir, kefenine sürülür.
Korkan kişilere, hasta hayvanlara nisan yağmuru içirilir.
Zayıf, hastalıklı inekler, buzağılar nisan yağmuruna çıkarılır, ıslatılır, bu yağmur içirilir.
Kara merkebin kulağından bir parça kan alınarak yedi damla nisan yağmurunun içine karıştırılıp veremli hastaya içirilirse iyileşeceğine inanılır.
Nisan yağmuru kırk anahtarlı tasa konup üzerine okunur, sinir hastalarına içirilir.
Nisan ayında ilk yağan yağmur suyuyla yoğurt çalınır.
Para keseleri bereket için nisan yağmuruyla yıkanır.
Nisan yağmuruyla yemek pişiren gelecek nisana kadar yokluk çekmez.
Nisan suyu ambarlara, un sandıklarına bereket olsun diye serpilir.
Nisan suyu mutfaktaki yiyeceklere bereket düşüncesiyle serpilir.
Tırnağı makas görmeden avuçları nisan suyuyla yıkanan bebek büyüyünce eli açık, cömert olur.
İlk nisan yağmuru yağarken evin damına hânedeki insan sayısı kadar taş dizilir. Yağmur dinince taşların altına bakılır. Kimin taşının altından böcek çıkarsa o yıllık rızkının bol olacağına inanılır.
Nisan yağmurlarının yedinci günü yağan yağmur yutulursa kapalı kısmetin açılacağına, dileklerin yerine geleceğine inanılır.
Türbe kapı ve pencerelerine dilek için bağlanan bez parçaları nisan suyuyla yıkanmış olursa dilekler daha çabuk yerine gelir.
Nisan yağmuru yağmadan sebzeler yenmez.
Zemzem suyu içine nisan yağmuru katılarak çoğaltılır.
Nisan yağmurlarıyla yetişen yemlik, madımak, kuşkuş, ebegümeci, ısırgan gibi bitkilerin yapraklarından yapılan yemekler yenilirse o yıl hasta olunmaz.
Nisan yağmuruyla yıkanan saçlar gürleşir.
Bitkilerdeki böceklere ilâç olarak nisan suyu serpilir.
Nisan yağmuru gözlere sürülürse göz ağrısına iyi gelir.
Nisan yağmuru ile yıkanmış iplere yedi düğüm atılıp yedi âyet okunarak ağrıyan yerlere bağlanır.
İlk nisan yağmuru suyuyla muska yazılır.
Nisan yağmurlarının yedinci günü yunus balıkları ağızlarını açıp yağmur bekler.
Nisan yağmuru istiridyenin içinde inci, yılanın ağzına düşerse zehir olur.
Nisan yağmurunun midye ve istiridyenin içine düşmesiyle inci, yılanın ağzına düşmesiyle zehir olacağına dâir inancı, A. Süheyl Ünver’in eski kaynaklardan bulup bizi bilgilendirdiği iki şiir desteklemektedir:
Nail Tan’ın “Türk Folklorunda Nisan Yağmuru Motifi” (II. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi, Bildiriler, 1982) başlıklı makâlesinden derlenmiştir.