Su ve Temizlik Kültürünün Dip Târihi
İSLÂM TOPLUMLARINDA SU VE TEMIZLIK KÜLTÜRÜ
OSMANLI VE CUMHÛRIYET DÖNEMLERINDE TEMIZLIK KÜLTÜRÜ: GELENEK VE DEĞIŞIM
Yıkanmak, temizlenmek demek değildir ve küresel temizlik kültürü, bu ikisi arasındaki farkı ortadan kaldırmaktadır.
Her şeye rağmen yeni temizlik kültürünün kolayca oluştuğu söylenemez. Nüfûsunun büyük kısmının kırsal kesimde yaşamasından ötürü bilinirliği sınırlı kalmış ülkemizde, ancak XX. yüzyılın ilerleyen dönemlerinde yerleşmiştir. Söz konusu dönem (XX.yüzyılın ikinci yarısı), Türk toplumu için, Batı ile ilişkilerin yeni bir boyut kazandığı, şehirlerin hızla büyüdüğü, ekonomik olarak refah toplumuna doğru ileri adımların atıldığı dönemlere karşılık gelmektedir. Sonuç olarak günümüzde temizlik kültürü, artık insanımızın su ile kurduğu özel ilişkinin ifâdesi değil, pazar ekonomisinin, yâni tüketim kültürünün önemli bir parçasıdır. Gittikçe “özelleşen” ürünler, aynı üreticinin farklı ürünleri ile tüketiciye hitap etmesini mümkün kılarken, tabiattan uzaklaşıldığı ölçüde kırsal kaynaklı tabiî ürünlerin yarıştırılması sıradan bir durum hâline gelmiş, su ile temizlik, bütün bu ürün fırtınası içinde artık ne yazık ki dînî bir mecbûriyetin ifâdesi olmuştur.
- Duru, R., “Höyücek Kazıları”, Türkiye Arkeolojisi ve İstanbul Üniversitesi (1932-1999), Ankara, 2000, s. 65.
- Özgüç, N., “Acemhöyük Kazıları- Excavations at Acemhöyük”, Anadolu (Anatolia), sayı: X (1966’dan ayrıbasım), TTK, Ankara, 1968, s. 5.
- Kilinger, J., “Arınma Ritüelleri ve Kötülükleri Defetme Büyüleri”, Hititler ve Hitit İmparatorluğu, Bonn, 2002, s. 458.
- Gaster, T., Thespis- Eski Yakındoğu’da Mit ve Drama, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 2000, s. 76.
- Yegül, F., Roma Dünyasında Yıkanma, Koç Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2011, s. 27.
- Erdemir, H. P., “Hellen ve Roma Toplumlarında Tuvalet ve Temizlik”, Acta Turcica, 2010, yıl: II, sayı: 2, s. 107 vd., e-dergi: http://actaturcica.com adresinden 11.11.2017 târihinde ulaşılmıştır.
- Sevimli, Ş., Anadolu Uygarlıklarında Temizlik Kavramı ve Uygulamalarının Evrimi, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış Doktora Tezi, Adana, 2005, s. 57.
- Köylü, Z. S., “Kamusal Tuvaletlerde Kullanıcı Deneyimini Anlamak: Bir Araştırma Yöntemi Olarak Kültür Sondaları”, Tasarım-Kuram, sayı: 15, 2015, s. 77.
- Eyice, S., “Hamam”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 15, 1997, s. 405.
- Çağrıcı, M., “Temizlik”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 40, 2012, s. 427.
- Günay, H. M., “Su”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 37, 2009, s. 432-433.
- Günay, H. M., agm, s. 434.
- Öğüt, S., ”İhram”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 21, 2000, s. 541.
- Bayrı, M. H., İstanbul, Hayat Yayınları, İstanbul, târihsiz, s. 134.
- Eyice, S., agm, s. 412
- İstanbul’daki su yapıları üzerine toplu bir bakış ve kaynakça için bkz. Gök, M., “Osmanlı Dönemi Su Mimarisi: Yaşamsal Gereklilik ve İmgenin Uyuşumu”, Âb-ı Hayat: Geçmişten Günümüze İstanbul’da Su ve Su Kültürü (ed. Gök, M.), T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı-ADELL, İstanbul, 2010, s. 35-69.
- Erdemir, H. P., agm, s. 107.
- Bercher ve Tamm, Rialto Banyo Binası – Basel, ARKİTEKT, 1936-1, s. 20.
- Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi- I. Kitap, haz. Dankoff, R.,- Kahraman, S. A.- Dağlı, Y., YKY, İstanbul, 2006, s. 299.
- Demirkol, A. S.- Gök, M. “Suyun Binbir İmgesi: Eski İstanbul Yaşantısında Su”, Âb-ı Hayat: Geçmişten Günümüze İstanbul’da Su ve Su Kültürü (ed. Gök, M.), T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı-ADELL, İstanbul, 2010, s. 80.
- Eldem, E., Doğuyu Tüketmek, Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi, İstanbul, 2007, s. 26.
- Eldem, E., age, s. 26 ve 88.
- “Avrupa üslûbunda mânâsındaki “alafranga” tâbiri, Avrupa’nın “Türk usûlü” mânâsında XVII. yüzyılda kullandığı “alaturka” karşılığında kullanılmaya başlanır. Alaturka zamanla “Şarklılık”, alafranga da sathî, şeklî “Batılılık” mânâsını kazanır.” Bkz. Enginün, İ., Halide Edip Adıvar’ın Eserlerinde Doğu ve Batı Meselesi, MEB, İstanbul, 1995, s. 15.
- Mukâvelenâmede, belediye tarafından İstanbul’daki belli yerlere “alaturka”, belli yerlere “alafranga” tuvaletlerin yapılacağı öngörülüyordu. I. Dünya Savaşı’nın çıkması nedeniyle düşünce hayâta geçirilemedi. Bkz. Topuzlu, C., 80 Yıllık Hâtıralarım, İstanbul, 1951, s. 128; ayrıca bkz. Köylü, Z. S., agm, s. 79-80.
- Cemil Topuzlu’nun hâtıraları bu konuda son derece önemlidir. Özellikle bkz. Topuzlu, C., age, s. 106 vd.
- Bayrı, M. H., age, s. 138.