1990’da, bir inşaat mühendisi olan Köksal Köse’nin hisselerin %50’den fazlasını almasıyla Tuzla İçmeleri bir yenilenme sürecine girdi.
1992 yılında İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Tıbbî Ekoloji ve Hidroklimatoloji kürsüsü ile temâsa geçildi. Suyun analizi yaptırılarak şifâlı suların etkileri bilimsel olarak kanıtlandı. Sonraki süreçte “Tuzla İçmeleri Bütünleştirme ve Yeniden Değerlendirme Master Proje” kapsamında Bü- yük ve Küçük Otel’e ek olarak modern konaklama tesisleri yapıldı.
Tuzla İçmeler Kaplıcaları’nı oluşturan şifâlı sular, esas îtibâriyle iki ana çıkışa sâhiptir. Bunlar, sırasıyla Büyük İçme ve Küçük İçme’dir. Büyük İçme’nin sı- caklığı 19°C olup debisi yaklaşık olarak 1-1,5 lt/s’dir. 19°C olan ve bu özelliğiyle soğuk diyebileceğimiz sular kategorisine giren bu kaynak suları, 37-38°C’ye kadar ısıtılarak kaplıca turizminde, açık havuzlarda, banyolarda ve karbondioksit gazı olmaksızın şişelenip mâ- den suyu olarak kullanılabilmektedir.
Bir diğer kaynak olan ve Büyük İçme’ye ortalama 200-250 m mesâfe uzaklıkta bulunan Küçük İçme kaynağı- nın suları ise ortalama 17,5°C civârında ve ortalama debisi 0,6°C lt/s ile sızıntı şeklindedir. Sızıntı hâlindeki suların toplanmasıyla kullanılabilen bu kaynak suları, hâlihazırda sâdece içme faâliyeti olarak hizmet verebilecek durumdadır.
Tuzla şifâlı suları, sâhip olduğu yüksek mineralli özelliği sâyesinde değişik kullanım türlerinde çok çeşitli hastalıkları tedâvi edici bir karakter göstermektedir. Tuzla şifâlı suları, yüzyıllar boyunca içten tedâvi yöntemi olarak adlandırdığımız içme kürü yoluyla ziyâ- retçilerine hizmet vermiştir.
Sâhip olduğu çeşitli anyon ve katyonlar spesifik olarak değişik hastalıklara iyi gelmektedir. Örneğin yüksek sodyum klorür içeriği sâyesinde hiper veya hipoasidite (asit azlığı), hazımsızlık ve mîde yanması gibi sindirim sisteminin fonksiyonel rahatsızlıklarında, gut ve şeker hastalığı gibi metabolik rahatsızlıklarda, sıvı ve tuz yetersizliğinin giderilmesinde etkili olmaktadır. Buna ek olarak sâhip olduğu magnezyumlu yapısı ise ani kardiyak ve inme gibi hastalıkların engellenmesinde; egzersiz sonrası, hâmilelik-laktasyon dönemlerinde ve yaşlılıkta artan magnezyum ihtiyâcının karşılanmasında etkili olmaktadır.
Tuzla şifâlı sularının kalsiyumlu yapısı, içme kürüyle doğrudan alındığında sağlıklı bir kemik gelişimine iyi geldiği, kalsiyuma bağlı olarak oluşan kalsiyum oksalat taşları ve üriner sistem taşları- nın oluşumunu engelleyici ve vücuttan atıcı bir etki gösterdiği bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir.
Tuzla şifâlı sularının kalsiyumlu yapısı, içme kürüyle doğrudan alındığında sağlıklı bir kemik gelişimine iyi geldiği, kalsiyuma bağlı olarak oluşan kalsiyum oksalat taşları ve üriner sistem taşları- nın oluşumunu engelleyici ve vücuttan atıcı bir etki gösterdiği bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir.
Bir diğer uygulama türü termal çamur tedâvisidir. Vücuttaki kan dolaşımını düzenleyip zararlı toksinlerin vücuttan atımında yardımcı olan bir tedâvi kürüdür. Katı bileşenler ve mineralli sudan oluşan bu karışımda bölgesel sıvama, bölgesel banyo veya bütün vücûdu sıvama şeklinde uygulama yapılabilmektedir. Şifâlı suların diğer kullanım şekillerinden biri ise inhalasyon yoluyla soluma kürleridir.
Bahsedilen üç uygulama küründen tam verim alınması, kaplıca tedâvi yöntemlerinin doğru kullanılmasına bağlıdır. En verimli tedâvi, doktor kontrolünde, 21 gün süreli 10-15 dakîkalık banyo kürleriyle sağlanmaktadır.
Tesisler, konum olarak İstanbul’un en doğusunda bulunan Tuzla ilçesindedir. Batısında Pendik, doğusunda ise Kocaeli’ne bağlı Gebze yer alır.
Tuzla İçmeler Kaplıcaları’na ulaşım problemi yoktur. Tesîsin kuzeyinden, eski Ankara Yolu adıyla tanınan D-100 karayolu geçer. TCDD demir yolu hattı- nın “İçmeler İstasyonu”, tesis yakınına kurulmuştur. İstasyon, yakın gelecekte Marmaray hattı kapsamına dâhil olacaktır.
Kadıköy, Bostancı, Pendik, Tuzla, Sabiha Gökçen Havalimanı ve Kartal Metro baş duraklarından hareket eden otobüs hatları, İçmeler “Şifâlı Sular Durağı”ndan geçmektedir. Tuzla ve Pendik’ten kalkan minibüsler de kaplı- caya ulaşım hizmeti vermektedir.
1990’lı yıllardan sonra adı kamuoyunda yeniden duyulmaya başlanan yıllardan sonra çok fazla kullanılır hâle gelmiştir. Özellikle hem şifâlı suyun doğrudan içilebilmesi hem de ısıtılarak kaplıcalarda kullanılması Tuzla İçmeler Kaplıcaları’nın avantajlı bir konuma gelmesini sağlamıştır. Şifâlı sular özelinde tartışmaya en açık hususlardan bir tânesi sulardaki kirlenme meselesi olmuştur. Tuzla, özellikle 1980’li yıllardan sonra artan konut sayısı ve sanâyileşmeyle birlikte nüfûsu hızla artan yerleşmeler arasında yer almaktaydı. Gelişen nüfus baskısı dışında, Tuzla İçmeleri, özellikle tersânelerin kurulması ve çevresindeki sanâyi faâ- liyetleriyle birlikte birtakım olumsuz şartların etkisinde kalmıştır.
Su üzerinde çeşitli dönemlerde yapı- lan analizler, sulardaki kirlilik seviyesini açıklamaya yaramaktadır. Araştırmalar, Tuzla şifâlı sularının temel karakterini yansıtan klorür, sodyum, potasyum, magnezyum ve kalsiyum değerlerinde de ciddî düşüşler olduğunu göstermektedir. Tuzla İçmeler Kaplıcaları’nın suyu son dönem restorasyonu ile koruma altına alınarak kirlenmeye neden olacak tehditler tamâmen giderilmiştir. Kaplı- caların şifâlı suları, geçirdiği restorasyon sâyesinde, bugün hâlihazırda hem içme olarak hem de kaplıca tedâvisinde kullanılmaya uygundur.
2015 yılında, tesisler tamâmen yeni bir görünüme kavuşmuştur. Târihî yapıların bir kısmı ve bahçe alanları korunmuş, bir kısmı da yeniden inşâ edilmiştir. Yeni yapılar, sâdece İçmeler’in değil, bütün Tuzla’nın çehresinin değişmesine katkı sağlamıştır.
KAYNAKÇA
Aktaş, A., “Kronik Noninflamatuar Bel Ağrılarında İki Farklı Kaplıca Kür Uygulamasının Karşılaştırılması”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İstanbul, 1997.
Ateş, S., “Robert Oerley’in İstanbul’da Bilinmeyen Bir Yapısı: Tuzla İçmeleri Kaplıca Oteli”, Mimarlık Dergisi, Eylül Ekim 2011, s. 26.
Ayık, U., “Türkiye’de Alternatif Turizm Faaliyetlerinin Gelişen Bir Kolu Olarak Kaplıcalar: Tuzla içmeler Örneği”, Gaziantep University Journal of Social Sciences, 2016, s. 149- 169.
Dağlı , Y., Kahraman, A., Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnâmesi: Bursa- Bolu- Trabzon- ErzurumAzerbaycan- Kafkasya- Kırım- Girit, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2008.
Gürdal, H., Başak, E., Dermirtaş, H. “Tuzla İçmelerinin Bugünkü Durumu” II. Ulusal Balneoloji ve Tıbbi Biyometeoroloji Kongresi, Tıbbî Ekoloji ve HidroKlimatoloji Dergisi, 1991, İstanbul-Yalova, s. 126-131.
İÜ Tıp Fakültesi Hidro-Klimatoloji Kürsüsü, Türkiye Maden Suları 2 Marmara Bölgesi, İstanbul, 1971.
Karagülle, Z., “Tuzla-İçmeler Büyük İçme- Ana Kaynak Mineralli Su Tıbbi Balneolojik Değerlendirme Raporu”, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul, 2003.
Özer, N., Tuzla Mineralli (Maden) Suyunun Uygulama Türlerine Göre Kür Tedavisinin Uygun Olduğu Hastalıklar (Endikasyonlar), İÜ Tıbbı Ekoloji ve Hidroklimatoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi, İstanbul, 1992.
Tuzla İçmeleri AŞ. Tuzla İçmeleri AŞ Raporu, İstanbul.
Tuzla İçmeleri AŞ. Tuzla İçmeleri AŞ Broşürleri, İstanbul.
Türkiye Sağlık Vakfı, Sağlık Turizmi 2010 Durum Analiz Raporu ve Çözüm Önerileri, Efil Yayınevi, Ankara, 2010.
Ülker, İ., Sağlık Turizmi ve Kaplıca Sularımızın Değerlendirilmesi, Turizm Yıllığı, 1986.