Aynı mahalle içinde yan yana târihe meydan okuyan bu iki dînî yapı, Kazlıçeşme Fâtih Câmii ve Aya Paraskevi Kilisesi, İstanbul’un çok dinli ve kültürlü yapısının ve kendine has birlikte yaşama kültürünün en önemli örneklerindendir.
İstanbul’un neredeyse her semtinde olduğu gibi, Zeytinburnu sınırları içerisinde de önemli dînî mekânlar vardır. Bunlardan biri de Silivrikapı önlerinde, geçmişi V. yüzyıla kadar ulaşan ve İstanbul’un kadim mâbetlerinden olan Balıklı Rum Ayazması ve Manastırı’dır. İstanbul’da bulunan neredeyse hemen her kilisenin bir efsânesi olduğu gibi buranın da bir efsânesi vardır. Balıklı Ayazma’da bulunan balıkların da mûcizelerine dâir rivâyetler yıllardan beri süregelmektedir. Bunlardan en önemlisi, Balıklı Manastırı’ndaki bu meşhur ayazmayı ziyâret eden seyyahların hemen hepsinin rivâyet ettiği, İstanbul’un fethiyle alâkalı olanıdır. Sur dışında gezinti yaparken kendisine yaklaşan bir keşişi tâkip ederek Balıklı Ayazma’ya vardığını söyleyen Edmondo de Amicis, ayazmadaki balıklar ile alâkalı rivâyeti şöyle nakleder: “Keşiş beni sessiz bir avluya götürdü, küçük bir kapıyı açtı, bir mum yaktı, rutûbetli ve karanlık bir kubbenin altındaki küçük bir merdivenden indirdi, sarnıç gibi bir şeyin önünde durarak üzerine elindeki şamdanı tuttu ve suyun içinde yüzen kırmızı balıklara bakmamı işâret etti.
Herkes masaları evlerinin önüne kurardı, yok Müslümansın yok gayrimüslimsin diye bir zıtlaşma yoktu, çok güzeldi.
Yukarıda da zikrettiğimiz gibi, barış içerisinde birlikte yaşama kültürünün en güzel örneklerini İstanbul’da görmek mümkündür. Tanaş Özkaramihaloğlu, bu birlikteliği şöyle ifâde ediyor: “Türk ismini kullanırken Anadolu’yu anlıyoruz biz, tek toprakta, tek kültürde yetişmişiz. Şimdi bakıyorsunuz, Trabzon’da Pontus Rum Devleti vardı, yine Karadeniz bölgemizde Lazlar var. Kaynaşma olmuş orada, halk oyunlarımız aynı, dilimiz birbirinden etkilenmiş durumda. İstanbul’da kırâathâne kültürü, kasket kültürü, tespih kültürü, yemek kültürü, hatta kız isteme kültürü bile aynı. Bizim geleneklerimiz birbiriyle çok benzerlik gösteriyor, bu durum İstanbul’un fethinden beri böyle.
- Seyit Ali Kahraman – Yücel Dağlı, age, I. Kitap, c. I, s. 57.
- Edmondo de Amicis, İstanbul, çev. Beynun Akyavaş, Ankara 2013, s. 271-272.
- Mehmet Karakuyu-Mehmet Kara, “İstanbul’daki Gayrimüslim Toplulukların (Ermeni, Rum ve Yahudi) Tarihsel Serüveni ve Günümüzdeki Sosyo- Ekonomik Durumları: Coğrafi Bir Analiz”, Akademik Araştırmalar Dergisi, 2010, S. 10, s. 7.
KAYNAKÇA
Burçak Evren, Surların Öte Yanı Zeytinburnu, İstanbul 2011.
Edmondo de Amicis, İstanbul, çev. Beynun Akyavaş, Ankara, 2013.
Eremya Çelebi Kömürciyan, İstanbul Tarihi-XVII. Asırda İstanbul, haz. Hrand D. Andreasyan, çev. Kevork Pamukciyan, İstanbul, 1988.
İlber Ortaylı, “Osmanlı İmparatorluğunda Millet”, Tanzimattan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, c. IV, İstanbul, 1986.
Joseph Von Hammer, İstanbul ve Boğaziçi, c. I, Ankara, 2011.
Mehmet Karakuyu – Mehmet Kara,” İstanbul’daki Gayrimüslim Toplulukların (Ermeni, Rum ve Yahudi) Târihsel Serüveni ve Günümüzdeki Sosyo-Ekonomik Durumları: Coğrafi Bir Analiz”, Akademik Araştırmalar Dergisi, sayı: X, 2010.
Ogler Ghislain De Busbecq, Türk Mektupları, haz. Recep Kibar, İstanbul, 2002.
Perihan Karaaslan, “Bizans Devletinde Meslek Birlikleri”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Elazığ, 2012.
Saro Dadyan, “Osmanlı Döneminde İstanbul’da Ermeni İskânları”, Türkler ve Ermeniler, http://turksandarmenians.marmara.edu.tr/tr/osmanli-doneminde-istanbulda-ermeni-iskanlari/ (erişim târihi 17.06.2017).
Seyit Ali Kahraman – Yücel Dağlı, Günümüz Türkçesiyle Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, İstanbul, 2012.
Süleyman Faruk Göncüoğlu, Zeytinburnu – Yollar ve Kapılar, İstanbul, 2013.
Şule Kılıç, “Orta ve Geç Bizans Dönemi Giysileri (9.-14. Yüzyıllar)”, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Târihi Anabilim Dalı, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2004.