Öğrencisi olmaktan gurur duyduğum saygıdeğer hocam Prof. Dr. Akın Finci, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezûnu olup (1957) benim de mezun olduğum İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin kurucu öğretim üyelerinden biridir.Hem Ankara’da hem de İstanbul’da cerrâhî ana bilim dalında yıllarca görev yapmış ve yüzlerce öğrenci yetiştirmiştir.
Kendisinin öğrencisi olduğum fakülte yıllarımda başlayan münâsebetimiz, benim mezûniyetim onun da emekliliği sonrası, Türkiye Jokey Kulübü’nün Veliefendi Hipodromu’ndaki Yarış Atları Hastânesi’nde meslektaş olarak devam etti.
Çok uyumlu çalışan bir operasyon ekibimiz vardı. Birlikte ameliyat ettiğimiz yarış atlarının sayısı bini aşmıştır. Hocamın çok titiz, çalışkan, dürüst ve tez canlı bir karakteri vardı. Operasyon sabahı her şeyi tek tek bizzat kontrol eder, bir aksilik çıkmasından hoşlanmazdı. Onun sâyesinde çok sayıda yarış atı, operasyondan sonra tekrar yarış pistine çıkıp birinciliklere ulaşmıştır. Ümitsiz vak’aları at sâhibine tatlı dille ve açıkça anlatır, sâhibinin gereksiz yere masraf etmemesini sağlardı. Bir at sakatlandığında en az sâhibi kadar üzüldüğüne şâhit olmuşumdur.
Bilimsel kariyerinin bir bölümünü ABD’de tamamlayan Profesör Finci, hastânede kimi zaman biz genç meslektaşlarına fakültedeki asistanlarına verdiği gibi, çeşitli araştırma konuları vererek mesleğimizi geliştirmemize destek olmuş, sonra o konuları bizimle tartışarak ne derece iyi bir öğretmen olduğunu göstermiştir.Her akademisyen veteriner hekim gibi, Akın hocamız da askerliğini Gemlik Askerî Veteriner Okulu’nda tamamlamıştır. Orada da çalışkanlığıyla herkese örnek bir asker olmuştur. Mesâî saatini beklemeden sabah erkenden kliniğe gelip çalışmaya başladığını, askerlik dönem arkadaşından dinlemiştim.
Türkiye Jokey Kulübü bünyesinde başhekim olarak çalışırken Suudi Arabistan veliaht prensinden gelen bir teklif üzerine bir süreliğine yurt dışına gitmişti. Arabistan’da çalıştığı hipodromda ilk kez röntgen ünitesi kurduğunu, imkânsızlıktan dolayı samanların üzerinde bile basit operasyonlar yapmak zorunda kaldığını bize anlatmıştı.
Akın hocam; açık tenli ve mâvi gözlü olmasından dolayı, Arapların kendisini bâzen İngiliz bâzen de Amerikalı zannettiklerini, fakat Türk olduğunu söyleyince çok şaşırdıklarını anlatmıştır. Bunda ileri düzeyde İngilizce bilmesinin de rolü vardır tabiî.Prof. Dr. Akın Finci, çalıştığı her kurumu modernleştirmiş ve arkasında dâima hatırlanacak eserler bırakmıştır. Suudi Arabistan’da da, kendinden sonra görev yapacak veteriner hekimlere çok gelişmiş ve rahat bir çalışma ortamı bıraktığına eminim.
Atçılık câmiasında ve meslektaşları arasında çok sevilen, nâzik bir insandı. En sinirli olduğu anlarda bile kimseyi incittiğini veya sesini yükselttiğini asla görmedim. Hastânede boş zamanlarımızda bizimle sohbet etmekten hoşlanırdı.
Meslekî açıdan yetişmemde büyük pay sâhibi olan Prof. Dr. Akın Finci’yi saygı ve rahmetle anıyorum.