
KAYIP VE ÇALINTI ATLAR


YAVA VE KAÇGUN VERGİSİ

KAYNAKÇA
Yayımlanmış ve yayımlanmamış arşiv kaynakları
¶ 37 numaralı Eyüp Şer‘iyye Sicili (EŞC).
¶ 78 numaralı Bursa Şer‘iyye Sicili (BŞS).
¶ 11 numaralı Kırım Şer‘iyye Sicili (KŞS); 14 numaralı KŞS; 16 numaralı KŞS.
¶ 1 numaralı Üsküdar Şer‘iyye Sicili (ÜŞS); 2 numaralı ÜŞS; 3 numaralı ÜŞS; 9 numaralı ÜŞS; 14 numaralı ÜŞS; 17 numaralı ÜŞS; 51 numaralı ÜŞS; 56 numaralı ÜŞS; 84 numaralı ÜŞS.
¶ 3 numaralı Mühimme Defteri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara, 1993.
¶ 6 numaralı Mühimme Defteri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara, 1995.
¶ 12 numaralı Mühimme Defteri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, c. I, Ankara 1996.
Kronik ve literatür kaynakları
¶ Akgündüz, A., Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri, 3. kitap, FEY Vakfı, İstanbul, 1991.¶ Akkaya, D., “Üsküdar Kadılığı 420 numaralı Şer’iyye Sicili Defteri 1159-1160 / 1747-1748”, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1999.
¶ Akkaya, M., “XVII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Üsküdar”, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, Ankara, 2010.
¶ Aydın, M. ., “Cuâle”, DİA, c. 8, İstanbul, 1993, s. 77-78.
¶ Ayverdi, İ., Misalli Büyük Türkçe Sözlük, c. 1, Kubbealtı Neşriyat, İstanbul, 2006.
¶ Barkan, Ö. L., Osmanlı İmparatorluğunda Zirai ve Ekonominin Hukuki ve Mali Esasları, Kanunlar, c. 1, Burhaneddin Matbaası, İstanbul, 1943.
¶ Bassano, L., Kanuni Dönemi Osmanlı İmpratorluğu’nda Gündelik Hayat, çev. Selma Cangi, Yeditepe Yayınları, İstanbul, 2011.
¶ Bridges, J. K., Başlangıcından Bugüne Kadar Kara Ulaştırma Tarihi, Arkın Kitabevi, İstanbul, 1968.
¶ David, G., Osmanlı Macaristan’ında Toplum, Ekonomi ve Yönetim 16. Yüzyılda Simontorya Sancağı, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 1999.
¶ Doğru, H., Osmanlı İmparatorluğunda Yaya-Müsellem ve Taycı Teşkilatı (XV. XVI. Yüzyılda Sultanönü Sancağı), Eren Yayıncılık, İstanbul, 1990.
¶ Ekin, Ü., “Osmanlı Ulaşım Teknolojisi ve Örgütlenmesi Üzerine Bir Araştırma: Mekkâri Esnafının Tarihi”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1996.
¶ Güneş Yağcı, Z., “Kölelerin Kaçmaya Çalıştıkları Mekân Üsküdar (XVI-XVIII. Yüzyıllar)”, Uluslararası Üsküdar Sempozyumu VIII 21-23 Kasım 2014 Bildiriler, c. 2, ed. Coşkun Yılmaz ve diğerleri, İstanbul, 2015, s. 267-283.
¶ Güneş Yağcı, Z.- Ataş, E., “Osmanlı Devleti’nde Kaçak Köleler: Abd-ı Abık”, Osmanlı Devleti’nde Kölelik, ed. Zübeyde Yağcı Güneş, Fırat Yaşa, Dilek İnan, Tezkire Yayınları, İstanbul, 2017, s. 297-323.
¶ İbn Batuta, İbn Batuta Seyahatnamesi Seçmeler, haz. İsmet Parmaksızoğlu, MEB, İstanbul 1993.
¶ İbn Tagrıberdi, En-Nücûmu’z-Zâhire, çev. Ahsen Batur, Selenge Yayınları, İstanbul, 2013.
¶ Kaynak, Rahşan, “XVI. Yüzyılın İkinci Yarısında Üsküdar’da Sosyal ve Ekonomik Hayat (Şer’iyye Sicillerine Göre)”, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2010.
¶ İhsan Abidin, Osmanlı Atları, Matbaa-i Amire, İstanbul 1917.
¶ Kılıç, E., “1158-1159 (1745-1746) Tarihli Üsküdar Sicili”, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1997.
¶ Köymen, M. A., “Alparslan Zamanı Selçuklu Askeri Teşkilâtı”, AÜDTCF Tarih Araştırmaları Dergisi, V/ 8-9, 1967, s. 1-74.
¶ Kütükoğlu, M., “Osmanlı İktisadi Yapısı”, Osmanlı Devleti Tarihi, c. III, ed. E. İhsanoğlu, Feza Yayıncılık, İstanbul, 1999.
¶ Lütfi Paşa, Tevârih-i l-i Osmân, haz. li Bey, İstanbul, 1341.
¶ Mübarek Zengî, Feresnâme, Bursa Orhaniye Kütüphânesi, Nu: 2114/2.
¶ Pamuk, Ş., Paranın Tarihi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 2000.
¶ Sahillioğlu, H., “Akçe”, DİA, c. 2, İstanbul, 1989, s. 224-227.
¶ Scweigger, S., Sultanlar Kentine Yolculuk (1578-1581), çev. Selma Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2014.
¶ Tak, E., “1513-1520 Tarihli Üsküdar Kadı Siciline Göre Kaçkın Köleler”, Üsküdar Sempozyumu II 12-13 Mart 2004 Bildiriler, c. 1, ed. Zekeriya Kurşun ve
diğerleri, İstanbul 2005, s. 19-28.
¶ Tott, F. de, Türkler ve Tatarlar Arasında, çev. Reşat Uzmen, AD Yayıncılık, İstanbul, 1996.
¶ Yaşa, F., “Yavuz Sultan Selim Dönemi İstanbul’unda Kuzeyli Firariler ve Düşündürdükleri”, Yavuz Sultan Selim Dönemi ve Bursa, ed. Nilüfer Alkan Günay, Osmangazi Belediyesi Yayınları, Bursa, 2018, s. 539-554.
1 İyi yetiştirilmiş bir at 15 fersah olan 90 km’lik bir mesâfeyi sabahtan kuşluk namazına kadar alabilmekteydi. Bkz. Mübarek Zengî, Feresnâme, Bursa Orhaniye Kütüphânesi, No. 2114/2, s. 71a; Mehmet Altay Köymen, “Alparslan Zamanı Selçuklu Askeri Teşkilâtı”, AÜDTCF Tarih Araştırmaları Dergisi, V/ 8-9, 1967, s. 68. Atın değiştirildiği öğleden sonra da bir o kadar yol yaptığı varsayılırsa günlük kat edilen yol 180-200 km’ye ulaşmaktadır. Ulaşım üzerine yapılan çalışmalar atlı habercilerin günlük ortalama 160 km yaptıklarını belirtir. Bkz. J. K. Bridges, Başlangıcından Bugüne Kadar Kara Ulaştırma Tarihi, Arkın Kitabevi, İstanbul, 1968, s. 20.
2 Yava (yave) kaybolmuş, zâyi anlamına gelmektedir.
3 Atın önemli bir metâ olması dolayısıyla diğer devletlerde de bu tür pazarlar bulunmaktaydı. Örneğin Memlûk devletinde at pazarı mevcuttu. Bkz. İbni Tagrıberdi, En-Nücûmu’z-Zâhire, çev. Ahsen Batur, Selenge Yay., İstanbul 2013, s. 79.
4 Bassano, at pazarlarında, aynı meydanda fakat atlardan farklı yerde diğer tür hayvanların da satıldığını bildirir. Luigi Bassano Venediklidir. 1532-1540 yılları arasında Osmanlı devletinde yaşamış, 1552 yılında da elçinin özel habercisi olarak İstanbul’da görev almıştır. Bkz. Luigi Bassano, Kanuni Dönemi Osmanlı İmpratorluğu’nda Gündelik Hayat, çev. Selma Cangi, Yeditepe Yayınları, İstanbul, 2011, s. 115-116.
5 Mustafa Akkaya, XVII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Üsküdar, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, Ankara, 2010, s. 50.
6 Duka, Venedik’te basılan altın paradır. 1500 yılında 54 duka 52 şerifi altın, 1512’de 55 duka 50-55 şerifi altın, 1526’da 57 duka 53 şerifi altın, 1532 yılında 57 duka 52 şerifi altın, 1540’da 60 duka 55 şerifi altın, 1550 ve 1566’da 60 duka 57 şerifi altın etmekteydi. Bkz. Şevket Pamuk, Paranın Tarihi, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 2000, s. 69.
7 Salomon Scweigger, III. Murad döneminde Kutsal Roma-Germen impratorluğunun elçilik heyetinde yer alarak Osmanlı’yı ziyâret etti. 1577 yılında Viyana’dan yola çıkan Scweigger, Budapeşte, Belgrad, Sofya, Filibe ve Edirne yol güzergâhından İstanbul’a geldi. Burada dört yıl geçirdi. Eserinde bu dört yılını anlatır. Scweigger’in verdiği rakamlar oldukça yüksektir. İyi atların olduğu anlatmak için at ücretlerini abartmış olabilir. Bkz. Salomon Scweigger, Sultanlar Kentine Yolculuk (1578-1581), çev. Selma Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2014, s. 153.
8 26 numaralı ÜŞS, 43b-1; Bir filori 50 akçedir. Bkz. Geza David, Osmanlı Macaristan’ında Toplum, Ekonomi ve Yönetim 16. Yüzyılda Simontorya Sancağı, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 1999, s. 5; 1509 yılında 1 filori 55, 1529’da 57, 1547’de 60, 1585’te 110, 1587’de 120 akçedir. Bkz. Halil Sahillioğlu, “Akçe”, DİA, c. II, İstanbul, 1989, s. 227.
9 1563 yılında. Bkz. 26 numaralı ÜŞS, 48b-6.
10 26 numaralı ÜŞS, 64b-3.
11 26 numaralı ÜŞS, 79b-1.
12 26 numaralı ÜŞS, 79b-4.
13 26 numaralı ÜŞS, 57a-2.
14 51 numaralı ÜŞS, 41a-5.
15 08 numaralı ÜŞS, 27a-1. Naklen Akkaya, XVII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Üsküdar, s. 243.
16 1618, 1624 ve 1640 yıllarında 1 riyal guruş 80 akçe değerindeydi. Bkz. Mübahat Kütükoğlu, “Osmanlı İktisadi Yapısı”, Osmanlı Devleti Tarihi, c. III, ed. E. İhsanoğlu, Feza Yayınları, İstanbul, 1999, s. 558.
17 125 numaralı ÜŞS, 7a-2. Naklen Akkaya, XVII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Üsküdar, s. 243.
18 1514/1515’te siyah uyuz bir beygir 95 akçeye (1 numaralı ÜŞS 16a-2); 1518 yılında doru yeleli bir at 180 akçeye (1 numaralı ÜŞS, 92b-1); 1520 yılında küçük topal at 40 akçeye (2 numaralı ÜŞS, 81a-3) satıldı.
19 1520 yılında katırcı esnafından Kemal topal ve küçük bir atı 40 akçeye satın aldı. Bkz. 2 numaralı ÜŞS, 81a-3. Muhtemelen Kemal, bu atın, bakımını sağlandıktan ve büyüttükten sonra daha iyi hizmet vereceğini düşündü. Atı ucuza alarak yatırım yaptı.
20 Akkaya, XVII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Üsküdar, s. 243-244.
21 Mekkâreci tâifesi deve, katır gibi yük taşıyan hayvanlarla nakliye işini yapan esnaftı. Çeşitli yerlerde bulunan söz konusu zümre kendi esnaf grubunun kefil olması sûretiyle taşımacılığa destek verirdi. Bkz. Mekkâri esnafı için bkz. Ümit Ekin, Osmanlı Ulaşım Teknolojisi ve Örgütlenmesi Üzerine Bir Araştırma: “Mekkâri Esnafının Tarihi”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1996, s. 45.
22 2 numaralı ÜŞS, 81a-3.
23 Bâzen bununla ilgili anlaşmazlıklar mahkeme kayıtlarına düşmekteydi. Her biri 30 kuruşa olmak üzere 5 beygirini kirâya veren Seyyid Kasım parasının bir kısmını alamayınca mahkemeye başvurmuştu. Bkz. Erdal Kılıç, 1158-1159 (1745-1746) Tarihli, Üsküdar Sicili, Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1997, s. 27/ 102; 11/38. Kılıç, 1158-1159 (1745-1746) Tarihli, Üsküdar Sicili, S. 11/38.
24 26 numaralı ÜŞS, 2b-4.
25 26 numaralı ÜŞS, 26b-4.
26 Binek hayvanların sırtına konulan kapalı oturmalık.
27 56 numaralı ÜŞS, 3a-2.
28 26 numaralı ÜŞS, 73a-2.
29 Kaçak köleler bâzı çalışmalara konu olmuştur: Ekrem Tak, XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde Üsküdar kadı sicillerine göre kaçkın köleleri ampirik bilgiler ile detaylı olarak vermiştir. Belirlenen târih aralığında kaçak köle sayısını fazla olarak değerlendirir ve bunun nedenini Yavuz Sultan Selim döneminde yaşanan savaşlara bağlar. Bkz. Ekrem Tak, “1513-1520 Tarihli Üsküdar Kadı Siciline Göre Kaçkın Köleler”, Üsküdar Sempozyumu II 12-13 Mart 2004 Bildiriler, c. 1, ed. Zekeriya Kurşun ve diğerleri, İstanbul, 2005, s. 19-28; Zübeyde Güneş Yağcı da kaçak kölelerin tercih ettiği mekân olarak Üsküdar’ı yüzyıl aralığını genişleterek değerlendirmeye almıştır. Bkz. Zübeyde Güneş Yağcı, “Kölelerin Kaçmaya Çalıştıkları Mekân Üsküdar (XVI-XVIII. Yüzyıllar), Uluslararası Üsküdar Sempozyumu VIII 21-23 Kasım 2014 Bildiriler, c. 2, ed. Coşkun Yılmaz ve diğerleri, İstanbul, 2015, s. 267-283; Ayrıca bkz. Zübeyde Yağcı Güneş, Emre Ataş, “Osmanlı Devleti’nde Kaçak Köleler: Abd-ı Abık”, Osmanlı Devleti’nde Kölelik, ed. Zübeyde Yağcı Güneş, Fırat Yaşa, Dilek İnan, Tezkire Yayınları, İstanbul, 2017, s. 297-323. Bunların dışında Yavuz Sultan Selim dönemi İstanbul’unda kuzeyli kaçak köleleri inceleyen Fırat Yaşa, çalışma alanı olarak Üsküdar’ı seçmiştir. Üsküdar’da kaçak kölelerin fazlalığı dolayısıyla kayıp eşyâ eminliğinin oldukça faal olduğunu; kaçak kölelerin yakalanması, muhâfazası, sâhibinin bulunmasına yönelik bir sektörün geliştiğini belirtmiştir. Bkz. Fırat Yaşa, “Yavuz Sultan Selim Dönemi İstanbul’unda Kuzeyli Firariler ve Düşündürdükleri”, Yavuz Sultan Selim Dönemi ve Bursa, ed. Nilüfer Alkan Günay, Osmangazi Belediyesi Yayınları, Bursa, 2018, s. 539-554.
30 At hırsızlığı, Türk topluluklarında ilk çağlardan bu yana çok sert cezâlandırılmıştır. İbn Batuta, Türklerin yük hayvanı cinsinden hayvanlarının çobansız ve korucusuz bir şekilde çayır ve otlaklarda dolaştığını bildirir. Bu rahatlığı hırsızlara uygulanan cezâların sertliğine bağlar. Çalınmış hayvan bulunan kişi, onu sâhibine iâde etmek zorunda olduğu gibi, aynı zamanda bedelinin dokuz mislini de ödemek zorundadır. Ödeyecek maddî gücü yoksa çocuklarını vermek zorunda bırakılır. O da yoksa îdam edilir. Bkz. İbn Batuta, İbn Batuta Seyahatnamesi Seçmeler, haz. İsmet Parmaksızoğlu, MEB, İstanbul, 1993, s. 75.
31 “Eğer at uğurlasa elin keseler, kesmezler ise iki yüz akçe cürm alına.” Bkz. Ömer Lûtfi Barkan, Osmanlı İmparatorluğunda Zirai ve Ekonominin Hukuki ve Mali Esasları, Kanunlar, c. 1, Burhaneddin Matbaası, İstanbul, 1943, s. 389. Bundan sonra bu eser Kanunlar olarak geçecektir.
32 Barkan, Kanunlar, s. 389.
33 Ahmed Akgündüz, Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri, 3. Kitap, FEY Vakfı, İstanbul, 1991, s. 426.
34 1564 yılında Çorum’da sipâhi olarak hizmet veren Rüstem’in at hırsızlığı tespit edilince küreğe konulmak üzere hüküm çıktı. Bkz. 6 numaralı Mühimme Defteri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara, 1995, Hk. 98, s. 56-57.
35 1560 yılında Çorlu civârında altı nefer harâmî ortaya çıkmış ahâlinin at ve sığırları çalmışlardır. Şikâyet üzerine dâvâ Dîvan’da görüşülerek suça karışan kişilerin yakalanmasına ve dâvâlarının toprak kadısı tarafından görülmesi kararlaştırılmıştır. Bkz. 3 mumaralı Mühimme…, Hk. 1603, s. 694-695.
36 Ancak atın nalları yürürken veya koşarken ses çıkaracağından hırsızlar buna göre tedbir alıyor olmalıdır. Kısmen ses yalıtımını yapmak için atın çalındığı ilk mekânda ayaklarına kumaş bez bağlamaları söz konusu olabilir.
37 Rahşan Kaynak, XVI. Yüzyılın İkinci Yarısında Üsküdar’da Sosyal ve Ekonomik Hayat (Şer’iyye Sicillerine Göre), Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2010, s. 121.
38 Barkan, Kanunlar, s. 287; Devab, binek ve yük hayvanları anlamına gelmektedir.
39 Suçlular genellikle suçlarını kabul etmemektedir. Maâum amaçlar ortaya sürmüşlerdir. Örneğin köklemek (döllemek) için aldığını bildirenler vardır. Bkz. 14 numaralı ÜŞS, 42a-2.
40 Mahmud, sipâhi Mustafa’ya bir at kirâlamıştı. Mahmud, Mustafa’nın atı kaybettiğini mahkemeye bildirerek şikâyetçi oldu. Mustafa ise cevâbında ağılının basılıp çalındığını söyledi. Bkz. 56 numaralı ÜŞS, 36a-2.
41Ulaklar tarafından alınan ve sonradan başıboş olarak bulunan atların çokluğu ulak sisteminin bozulmuşluğunun delîlidir. Üsküdar şer’iyye sicilindeki kayıtlar, bu konuyu “ulak zulmü” olarak değerlendiren Lütfi Paşa’yı da doğrular niteliktedir. Daha geniş bilgi için Lütfi Paşa, Tevârih-i l-i Osmân, haz. li Bey, İstanbul, 1341, s. 374-378. Ulaktan kalan atların kayıp at olarak yavacıya gelmesi konusunda örnekler için bkz. 2 numaralı ÜŞS, 22a-1; 2 numaralı ÜŞS, 85a-3; 1 numaralı ÜŞS 115a-5; 1 numaralı ÜŞS, 117a-1; 1 numaralı ÜŞS, 117b-3; 2 numaralı ÜŞS, 120a-2.
42 Söz konusu durum ile ilgili olarak XVI. yüzyılın ortalarında Kırım’da birçok dâvâ mahkemeye taşınmıştır. Birkaç örnek şöyledir: Câmi‘-i Kebir mahallesinden Mustafa Çelebi oğlu Sadullah Çelebi iki yıl önce kaybettiği atını Mustafa Saraç’ta bulunca mahkemeden soruşturulmasını istedi. Bkz. 11 numaralı Kırım Şer‘iyye Sicili (KŞS), s. 84; Yine Bahçesaray Şehreküstü mahallesinden Cafer bir sene önce kaybettiği atını Mehmed’de bulmuştu. Bkz. 11 numaralı KŞS, s. 61; Seyisbaşısı Ahmed oğlu Mehmed on aydır kayıp atını Azra’nın kullanımında olduğunu gözlemledi. Bkz. 14 numaralı KŞS, s. 134; Kosta’nın kullandığı at Derviş’in çıkmıştı. Bkz. 11 numaralı KŞS, s. 60. Kırım şer’iyye sicillerindeki kayıp atlarla ilgili belgelerden haberdar eden Fırat Yaşa’ya teşekkür ederim.
43 Timur’un atını kullanan Ramazan, atı Osman Beşe’den satın aldığını söyledi. Bkz. 14 numaralı KŞS, s. 103; Derviş’in atını kullanan Kosta ise atın kendisine Sefer Ağazâde Mirzâ tarafından hibe edildiğini iddia etmişti. Bkz. 11 numaralı KŞS, s. 60.
44 14 numaralı KŞS, s. 134; 14 numaralı KŞS, s. 134; 11 numaralı KŞS, s. 60; 11 numaralı KŞS, s. 61; 11 numaralı KŞS, s. 84; 16 numaralı KŞS, s. 59.
45 1519’da Herekli’de bir ulak bir kır aygırı tutmuş ve Akbıyık’ta gecelemiştir. Ancak atı ve eşyâsını çaldırmıştı. Bkz. 2 numaralı ÜŞS, 22a-1.
46 51 numaralı ÜŞS, 26a- 2.
47 Kaynak, XVI. Yüzyılın İkinci Yarısında Üsküdar’da …, s. 197-198.
48 3 numaralı ÜŞS, 43a-1; 14 numaralı ÜŞS, 42a-2.
49 26 numaralı ÜŞS, 64b-3.
50 Çalıntı olup olmadığı bilinmemekle birlikte Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen pek çok at, İstanbul pazarlarında satıştaydı. Bkz. 108 numaralı ÜŞS, 27a-1. Naklen Akkaya, XVII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Üsküdar, s. 243; 125 numaralı ÜŞS, 7a-2. Naklen Akkaya, XVII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Üsküdar, s. 243.
51 ÜŞS 74, s. 67b. Naklen Kaynak, XVI. Yüzyılın İkinci Yarısında Üsküdar’da …, s. 111-112.
52 1559 yılında böyle bir emir gelmişti. Bkz. 3 numaralı Mühimme Defteri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara, 1993, s. 37-38.
53 Bu nedenle hakkında tahkîkat başlatıldı. Bkz. 12 numaralı Mühimme Defteri, c. I, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Ankara, 1996, s. 66.
54 84 numaralı ÜŞS, 98a-2; 3 numaralı ÜŞS, 91z-3.
55 1516 yılında yolcuların kayıp diye getirdiği bir kızıl kula beygirin beslenmesine bir buçuk, hizmetine yarım akçe takdir olunmuştu. Bkz. 1 numaralı ÜŞS, 70a-3; 1518 yılında ise iki kulağının ucu delik, kuyruğu kesik yorga yürür yava bir kısrak için nafaka ve bakım bedeli günlük 1 akçe olarak belirlenmişti. Bkz. 1 numaralı ÜŞS, 87a-2; 1573/1574 senesinde bir boz erkek yava katır semeriyle birlikte subaşıya teslim edildi. Günlük 4 akçe bakım masrafı belirlendi. Bkz. 56 numaralı ÜŞS, 60a-2.
56 Bu câriyede üç ay, hayvanda bir aydır. Bkz. Barkan, Kanunlar, s. 287.
57 6 Nisan 1535 târihindeki bir kayda göre Üsküdar’a ulak ile bir bargir gelip altı gün kalmıştı. Atın günlük nafakası için ve hıfzı için 2 akçe takdir olundu. Bkz. 9 numaralı ÜŞS, 56b2; 8 Temmuz 1592 yılında kestâne doru kancık bir katır Kadıköyü sınırında bulunur. Sâhibi bilinmeyen katır zâbite teslim edilir. Nafakası günlük 4 akçe olarak belirlenir. Bkz. 84 numaralı ÜŞS, 124b-4.
58 2 numaralı ÜŞS, 81a-3.
59 İlhan Ayverdi, Misalli Büyük Türkçe Sözlük, c. 1, Kubbealtı Neşriyat, İstanbul, 2006, s. 3387.
60 1 numaralı ÜŞS, 25b-1.
61 Örneğin yaya müsellem sancaklarının topraklarında bulunan veya tutulan yava, abd-i âbık ve kenizek (küçük cariye) cu’ları (bir iş karşılığında ödenecek ücret) sancak beyinindir. Bkz. Bozok sancağı kânnunnâmesi, Barkan, Kanunlar, s. 29.
62 Bu verginin tasarrufu kanunnâmelerde düzenlenmiştir. Örneğin Kocacık yörükleri kânunnâmesinde: “Gezende olmağla tuttukları yava kaçgun her kande tutarlarsa müjdegânesi ve müddet-i‘örfiyyesi temam olanların tasarrufu kendi subaşılarınındır. Serbest tımarlarda bu vergi tımar sahibinindir.” Bkz. Barkan, Kanunlar, s. 26.
63 78 numaralı Bursa Şer‘iyye Sicili, s. 25. Bkz. Ek. 1.
64 Fırat Yaşa kaçak köleleri yakalayıp mahkemeye getiren kişilere 50 akçe ödendiğini ve bu nedende Üsküdar’da köle yakalamayı kendisine iş edinen kişilerin olduğunu bildirmektedir. Bkz. Fırat Yaşa, “Yavuz Sultan Selim Dönemi İstanbul’unda Kuzeyli Firariler ve Düşündürdükleri”, Yavuz Sultan Selim Dönemi ve Bursa, ed. Nilüfer Alkan Günay, Osmangazi Belediyesi Yayınları, Bursa, 2018, s. 539-554.
65 Bu, deve ile bir menzilden diğer menzile olan mesâfe olmalıdır.
66 Kaçak kölelerde söz konusu miktar 30 akçedir. Bkz. Güneş Yağcı, Ataş, “Osmanlı Devleti’nde Kaçak Köleler…”, s. 314; Yaşa, “Yavuz Sultan Selim Dönemi…”, s. 545.
67“Kütahya Livası Kanunnamesi”, Barkan, Kanunlar, s. 26; “Erzurum Livası Kanunnamesi”, Barkan, Kanunlar,
68 Mehmet Akif Aydın, “Cuâle”, DİA, c. 8, İstanbul, 1993, s. 77-78; Yaşa, “Yavuz Sultan Selim Dönemi…”, s. 545.
69 Barkan, Kanunlar, s. 287.
70 Üsküdar çarşısında sâdece at satışlarının duyurusunu yapan dellâl atanırdı. Dellâl atamaları güvenilir birinin kefâleti ile gerçekleşirdi. Şubat 1580 yılında Mahmud, Üsküdar çarşısına Mâden bin Abdî’nin kefâletiyle (esb-i dellâl) at dellâlı olarak göreve gelmişti. Bkz. 51 numaralı ÜŞS, 1b-3.
71 2 numaralı ÜŞS, 81a-3.
72 1514 yılında siyah yava olarak bulunan bir beygir (uyuz olarak belirtilmiş) 95 akçeye satılarak 7 akçe resm-i sicillât olarak ayrıldıktan sonra 88 akçesi Emin Ayas Bey’e teslim edildi. Bkz. 1 numaralı ÜŞS 16a-2; 1518 yılında ise doru yeleli, kuyruğu kara bir kısrak açık arttırmada 180 akçeye satılıp Emin Mehmet bin İsa’ya verildi. Bkz. 1 numaralı ÜŞS, 92b-1; 1520 yılında yava, topal ve küçük bir atın satışından ecr-i hizmet (hizmet karşılığı) 10, resm-i sicil 7 ve dellâliye 1; 18 akçe çıkarılarak kalan 22 akçe emîne teslim olundu. Bkz. 2 numaralı ÜŞS, 81a-3.
73 Daha sonraki yıllarda bu konuya ilişkin örnekler mevcuttur. Örneğin, 30 Ekim 1747 târihinde Üsküdar mahkemesinde görülen bir dâvâda Kıptî Osman mahkemeye iki atının kaybolduğunu bildirmişti. Atlarının çalındığını düşünmekteydi. Yapılan tahkîkat sonunda atların çalınmadığı anlaşıldı. Atlar yava durumuna düşmüş, hazîneye geçmişti. Kıptî Osman dört şâhit getirerek hâzinedar vekîlinden atlarını aldı. Bkz. Deniz Akkaya, Üsküdar Kadılığı 420 numaralı Şer’iyye Sicili Defteri 1159-1160 / 1747-1748, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1999, s. 164.
74 1767-1769 yıllarında Kırım Hanlığı’nda bulunan Fransa elçi tercümanı François de Tott, Kırım atlarını gözlemleyerek, damgalanmaları hakkında bilgi vermektedir. Bkz François de Tott, Türkler ve Tatarlar Arasında, çev. Reşat Uzmen, AD Yay., İstanbul 1996, s. 102, 106.
75 3 numaralı ÜŞS, 43a-1.
76 1 numaralı ÜŞS, 117a-1.
77 14 numaralı KŞS, s. 21.
78 14 numaralı KŞS, s. 134.
79 14 numaralı ÜŞS, 42a-2; XVII. yüzyılda da atları çalınanlar bezer şekilde tarif ettiler. 1637 yılında Terkos nahiyesinin Pinhor köyünde bostancı olan Yani, İstinye karyesinde otlatırken çaldırdığı atını, alnı sakar ensesinin sol tarafında beyaz elif gibi beni, çenesinin iki tarafında dağ alâmeti olan beygir diye tanıtmıştı. Bkz. 37 numaralı EŞC, 20b-2.
80 26 numaralı ÜŞS, 64b-3.
81 16 numaralı KŞS, s. 59.
82 14 numaralı KŞS, s. 103.
83 Sol kulağı ardından kesilmiş, bkz. 14 numaralı KŞS, s. 134; iki kulağı delik, bkz. 14 numaralı KŞS, s. 103.