
MÜZİKOLOJİK PERSPEKTİF
Müziğin tanımı ve ontolojisi üzerine yapılan çalışmalar
Müziğin doğuşu ve evrilmesi üzerine yapılan çalışmalar
Her iki gruba ana hatları ile göz gezdirmek yerinde olacaktır.
MÜZİĞİN TANIMI VE ONTOLOJİSİ

MÜZİĞİN DOĞUŞU VE EVRİLMESİ
MÜZİĞİN ETİMOLOJİSİ VE TANIMI
İşte music (muse+ic), kelime kökü bakımından Antik Yunan mitolojisine dayanan bu ilham perilerini anlatan ‘müzlere özgü’/‘müzlerle ilgili’ demektir ki müzlere özgü (muse+ic/music/müzik/musiki), bizlere tinsel düşünce ve haz veren, insan eliyle oluşturulmuş sesler anlamına gelir. Ancak müziğin en önemli işlevi, sesler aracılığıyla düşünce ve haz vermesi değil, tarihi, düşünceyi, dini, felsefeyi; kelimenin tam anlamıyla ‘kolektif kültür’ü anımsatmasıdır; bu nedenle müzler, hafıza tanrıçası Mnemosyne’den doğmuşlardır ve İngilizcede anımsatıcı anlamına gelen mnemonic sözcüğü, adını müzlerin annesi olan Mnemosyne Tanrıçasından alır. Bu bağlamda museum (müze) sözcüğü de, kültürel bir hatırlatıcı olması yönüyle ‘müz’ köküne dayanır ki bu sözcük (museum/müze), işitselliği değil görselliği vurguladığı hâlde, yine tıpkı işitselliği vurgulayan müzik gibi ‘müz’lerle bağlantılıdır.
NOTLAR
- Banu Mustan Dönmez, Etnomüzikolojinin Temel Kavramları, İstanbul: Bağlam Yayınları, 2019, s. 129.
- Banu Mustan Dönmez, Müziğin Kökeni Üzerine, Ankara: Gece Kitaplığı, 2015, s. 32.
- Ayhan Zeren, Müzik Fiziği, İstanbul: Pan Yayıncılık, 1995, s. 141. Ses olarak algılanan fiziksel olayın gürlüğü, tınısı, ses yüksekliği gibi tanımlar konusunda ses ve müzik fiziğine ilişkin detaylar için bkz. Ayhan Zeren, Müziğin Fiziksel Temelleri (Konya: Selçuk Üniversitesi Yayınları, 1988).
- Mustan Dönmez, Etnomüzikolojinin Temel Kavramları, s. 130-131.
- Philiph Vilas Bohlman, Dünya Müziği, İstanbul: Dost Kitabevi, 2015.