
Nâkûr, sûr gibi ağızla üflenerek çalınan boruya denir, nakr vurmak ve didiklemek manalarına geldiği gibi boru çalmak manasına da gelir. Çünkü boru çalındığı zaman içinden hava tazyik ile didiklenmiş olacağı gibi dışından da o ses çarptığı kulakları didikleyeceği cihetle boruya ‘minkar’ anlamıyla ilgili olarak ‘nâkûr’ denilmiştir. ‘Boru çalınmak’ örfte ve âdette kervanın ya da askerin seferi için hareket kumandası demek olduğu gibi ‘borusu ötmek’ de emir ve kumandasının dinlenmesinden kinaye olduğu nedeniyle, boru çalmak, ahiret yolculuğu için emr-i ilahinin zuhurudur.



KAYNAKÇA
¶ Adil Bebek. “Sûr”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, c. 37. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 2009, s. 533-534.
¶ Lütfullah Cebeci. “İsrâfil”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, c. 23. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 2001, s. 180-181.
¶ Murat Serdar. “Semâvî Dinlerde Dört Büyük Melek: Cebrâil, Mikâil, İsrâfil, Azrâil”. Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 8/2 (2008): 227-245.
¶ Hamdi Yazır. Hak Dini Kur’ân Dili, Ankara: Diyanet İşleri Reisliği, 1935-1936.