At

KÜLTÜR | SANAT | ŞEHİR

Tematik Dergi

2018/3 At

İÇİNDEKİLER

Sunuş

Murat Aydın

Zdergisi, Zeytinburnu’na kimlik kazandıran değerlerden yola çıkan ve bu değerlerin kültürümüzde ve insanlık kültüründe tuttuğu yeri farklı yönleriyle işleyen bir kitap-dergi niteliği taşıyor.
At'a armağan

Murat D. Çekin

İnsan henüz yeryüzünün yabancısıyken at uzunca bir tecrübeye sahipti. İnsanın onbinlerce yıl sonra yavaş yavaş toprağa kök salması, hareketinin azalması, bir yandan da hayatına ortak edeceği dost canlılar araması onu atla yakınlaştırdı.
At Anatomisi

Introtema

At (Equus caballus), memeliler sınıfının, Perissodactyla (tek toynaklılar) takımının, Hippomorpha alt takımının, Equidae (atgiller) familyasının, Equus cinsine âit bir türdür.
Atlarda Akıtma, Seki ve Donlar

M. Tekin Koçkar

Atların baş ve bacak-larında görünen beyaz lekelere “nişâne” denir. Bu beyaz lekeler kısmî kıl ağarmaları olarak vücutta bulunurlar. Nişâneler iki çeşittir. Başta görülenlerine “akıtma”, bacakta görülenlerine “seki” adı verilir.
Atın Hareketi

Reha Gültepe

Atlar, son derece atletik yapıda hayvanlar olup âdeta koşmak için yaratılmışlardır. Beden ağırlığının yaklaşık %70’ini ön ayaklar taşır. İskelet kaslarının toplam ağırlığı da bütün beden ağırlığının yarısından fazladır.
At Lisânı

Rebecca Endicott

Atlar insanların konuştuğu gibi konuşamazlar. Ama iletişimde mükemmeldirler. Vücut dilleri ve kendilerine has sesleriyle, “sinirim tepemde”, “acıktım” hatta “seni çok seviyorum” diyebilir, düşüncelerini açığa vurabilirler.
Akıllı Hans

Murat D. Çekin

XIX. yüzyıl sonlarında evrim teorisi dolayısıyla hayvan zekâsı konusuna ilgi artmıştı. 1891’de Berlinli emekli matematik öğretmeni Wilhelm von Osten, atının kâbiliyetlerini meraklı gruplara ücretsiz olarak sergilemeye başladı. Orlov Trotter ırkından
At ve İnsan Yoldaşlığının Başlaması

Mesut Gök

Eskiçağ’da atın târihini yazmak, aslında medeniyetin kısa târihini yazmak gibidir. İlk bozkır kavimlerine, bu toplulukların en erken göçlerine, en eski çağların büyük savaşlarına ve daha birçok hâdiseye ışık tutmak mânâsına gelir.
Türk Eyerinin Târihi

Halil Tekiner - Fahrettin Keleştimur

Eyer ilk defa MÖ VIII. yüzyıl civârında, Avrasya steplerinin çoğunlukla at sırtında yaşayan göçebeleri tarafından geliştirilmiştir (Hasluck, 1972). 1951 yılında Rus arkeolog Sergei Rudenko’nun Sibirya Pazırık’taki
Gem ve Üzengi

Faruk Sümer

em kelimesinin aslı Farsça “ligâm”dır, “licâm” şeklinde Arapçaya geçmiştir. Şimdiki durumda gemin XVI. yüzyılda dilimize yerleşmiş olduğunu biliyoruz. Gemin Türkiye Türkçesindeki karşılığı “oyan”dır. Oyanın XIV. yüzyıldaki metinlerden başlayarak yaygın şekilde kullanılmış olduğu görülür.
At Koşum Takımları

Halûk Perk

Koşum, hayvanın araba, kağnı gibi taşıtlara ya da saban, pulluk gibi âletlere koşulmasını sağlayan kayış takımıdır. İlk koşum takımlarına MÖ IV. yüzyılda Mezopotamya’da rastlanmaktadır.
İhsan Bülücük “Saraç Atın Terzisidir”

Hilal Seyhan

Saraçlık mesleğinin dünya sahnesine çıkışı atın evcilleştirilmesiyle olmuştur. “Saraç” dilimize Arapçadan geçmiş bir kelime olup “eyerci” anlamına gelmektedir ve çeki veya binek hayvanlarının koşum takımlarının,
Katırtırnağından Nala

Burhan Oğuz

Atların hangi dönemlerde nallanmaya başladıklarına dâir kesin bir hükme rastlamadık. Nalın târihçesinin MÖ II. yüzyıldan öncesine gittiği sanılmayıp ancak kullanılışının Ortaçağ’da
Ferhat Akbenli “Bir Nal Bir At Kurtarır”

Ayşe Cenan Karatopraklı

Süheyl Ünver Hoca, öncelikle Vezneciler’e gelmiş ve Bakırköy Veliefendi’ye gidecek bir vâsıtayı soruşturmaya başlamıştır. Genç ve bilgili bir otobüs şöförünün kendisine 88 veya günümüzde hâlâ Bakırköy hattına çalışan 94 numaralı otobüslerden birine binmesi tavsiyesine uyarak Lâleli’ye inmiştir.
At Damgaları

Tuncer Gülensoy

Türkler, “damga” adını verdikleri boy ve soylarını belirten işâretleri at, sığır, koç-koyun ve keçi gibi eti, sütü ve derisi için besledikleri evcil hayvanların belirli yerlerine vurmuşlardır.
Nalsız Atçılık

Introtema

Doğal toynak yaklaşımının temelleri yaklaşık 30 yıl önce iki nalbant tarafından atıldı. 1980’lerin ortasında Jaime Jackson ve Gene Ovnicek bağımsız bir şekilde yabanî atlar üzerinde bir sâha çalışması gerçekleştirdiler. Yabanî atların toynakları ve alışkanlıklarından yola çıkarak acaba evcil atların toynak bakımına dâir yeni bulgular elde edebilirler miydi?
Şaman Kozmogonisinde At

Bilge Seyidoğlu

Ana yurtları Orta-Asya olan Türklerin eski inançlarına göre kâinâtı yaratan her şeyin hâkimi ilâhî güç Tengere Kayra Han’dır. Bundan başka diğer kutsal güçler de vardır. Denizler hâkimi Yayık Han, gökler hâkimi Bay Ülgen gibi…
At Mitleri

Emel Esin

At cini tasvîri Bezeklik’teki bir Uygur duvar resminde, 12 devirli hayvan takvîminin insan biçimli sembolleri arasında görülür. Türk-Çin yıldız figürlerinin geniş kollu kıyâfetini giymiş, elinde Uygur harfleriyle Türkçe adı yazılı tomarı tutan her
Türk Sembolizminde At

J. Özlem Oktay Çerezci

Çinliler, Türklerden söz ederken, “Hayatları atlarına bağlıdır.” derler.1 Çok erken devirlerde atı evcilleştiren Türkler atın etinden, sütünden ve gücünden (savaş, avlanma, göç), hatta tedâvi için yine etinden2 yararlanmışlardır. Çin kaynaklarında Hunların
Truva Atı

Gül Sarıdikmen

Antik Yunan mitolojisinde İda/Kaz dağında çoban Paris’in hakem olduğu bir güzellik yarışmasından bahsedilir. Adaylar, Zeus’un kıskançlığıyla meşhur karısı gök tanrıçası Hera, savaş tanrıçası ve şehirlerin koruyucusu Athena ve aşk/güzellik tanrıçası Afrodit’tir.
Traklar ve Atları

Halûk Perk

Trakların, adını verdikleri Trakya bölgesine MÖ 1200’lerde ve belki de biraz daha erken dönemde yerleştikleri tahmin edilmektedir. Traklar, bugünkü Trakya, Bulgaristan ve kuzey Yunanistan’da yaşamış Hint-Avrupa kökenli bir halktır. Yazı kullanmamış topluluklar arasında olup dilleri de Hint-Avrupa dillerinin satem grubuna dâhil, ölü bir dildir. Bergulae (Lüleburgaz), Bizye (Vize), Thinias (İğneada) önemli Trak yerleşimleridir.
Alexandreia Troas Kentinin Terâzi Ağırlıkları

Halûk Perk

ALEXANDREIA TROAS; Troas bölgesinin batısında, Ege denizi kıyısında, Tenedos’un (Bozcaada) hemen karşısında bulunan ve Dalyan köyünden îtibâren Körüktaşı (Fıranlı) köyüne kadar kalıntılarına rastlanan bu kent, MÖ 400 yıllarında “Sigia” adlı küçük bir yerleşim yeri olarak bilinmekteydi.
Hititlerde At: Seyis Kikkuli’nin Kitabı

Güngör Karauğuz

Henüz at koşum takımlarının îcat edilmediği üst paleolitik çağda, çıplak vahşî atların ilk izlerinin Avrupa’da, özellikle Chauvet, Lascaux (Fransa) ve Altamira (İspanya) mağaralarında görülmüş olması hâlâ şaşırtıcılığını korumaktadır.
Bir Bedende İki Ruh, İki Doğa Sentorlar

Tanju Toka

Mitos (mythos), yaygın bilinen anlamıyla, tanrıların, doğa üstü varlıkların ve kahramanların hikâyelerini anlatan, bu yolla bir yaratılışı veya kökeni bildiren öykülerin genel adıdır. Anlaşıldığı kadarıyla ilk kez Antik Yunan dünyâsında kullanılan bu terim, etimolojik olarak Yunancada söz,
Mahşerin Dört Atlısı

Teoman Ağar

Hıristiyanlıkta hayvanların sembol olarak kullanımı hem Yeni Ahit (İncil olarak da bilinir) içinde hem de çeşitli tasvirlerde karşımıza çıkmaktadır. Örneğin bir kuzudan bahsedildiğinde bunun Mesih İsa olduğu kolayca anlaşılabilir. Ancak kimi anlatılarda bahsedilen şeyin sembolik karşılığını anlamak çok da kolay olmayabilir.
Atlara Mâlum Olur

M. Salomon Haussdorf

Her zaman binilen atın birdenbire huysuzlanıp âdeta kudurmuş gibi davranması ve sâhibini yanına yaklaştırmaması olayı, kötü bir alâmet olarak yorumlanmıştır. Bu gibi olayların geleceğe âit belirtiler olarak görülmesi çok eski zamanlara dayanmaktadır.
Piyâdeye Karşı Süvâri - Barbarlar Roma’yı Nasıl Yendi?

Sabit Duman

Piyâdeyi gözden düşüren en önemli gelişme MS 378 yılında Edirne (Adrianopolis) savaşıyla vukû buldu. Bu yenilgi Roma imparatorluğunun sonunu hazırlamıştır.
İslâm Öncesi Türklerde Atlı Hayat

Ahmet Taşağıl

Avrasya bozkırlarındaki Türk kökenli halklar dünyâda at ile en iyi bütünleşen insan topluluğudur. Atı ilk defa kimin evcilleştirip binek hayvanı olarak kullandığı uzun süre tartışılsa da bunun Türklerin ataları tarafından Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında gerçekleştirildiği artık ispatlanmıştır.
Türkler, Savaş ve At

Erkan Göksu

Tarih boyunca bütün milletler kendilerini diğer topluluklardan farklı kılan özelliklere sâhip çıktıkları nispette varlık gösterebilmişlerdir. Irkî ve antropolojik özellikler, hayat tarzları, dînî inanış ve yaşayışlar, eğlence ve törenler, kullanılan kap kacak, silâh ve araçlar milletlere rûhunu veren ve onları diğerlerinden ayıran karakteristik dokunun birer unsurudurlar.
Atların Yazılmamış Târihi Savaşlarda Ölen ve Yaralanan Atlar

Altan Armutak

Atların evcilleştirilmesi, bu hayvanların târihinde herhalde en trajik kırılma noktasıdır. İnsanlar vahşî sürüler içinden genellikle tayları seçip yakalayarak kendilerine alıştırmış, daha sonra onları eğitip üreterek büyük at sürüleri oluşturmuşlardır.
Pazırık Kurganlarında At

Semra Kır Şimşek

Türk bozkır coğrafyasının üç bin yıllık yegâne kalıcı izlerini oluşturan kurgan kültürünün kaynaklarını bugün zengin bir şekilde Volga ve Ural nehirlerinin arasındaki geniş sâhada yayılmış durumda bulabilmekteyiz.
Eski Türklerde Ölüm Kültü ve Sembolizminde Atın Yeri

Yaşar Çoruhlu

Atın ölüm kültü içinde yer alması, insanın hayâtına dâhil olması ile ilgilidir. Bunun ne zaman ve nerede olduğu ise bilim insanları arasında tartışılmaktadır. Kimine göre bu, Türkiye toprakları içinde Anadolu’da kimine göre ise İç Asya’da gerçekleşmiştir.
Doğu Anadolu’da At Şekilli Mezar Taşları

Recep Yaşa

Tarihi kaynaklar bize gösterir ki bozkır Türk’ü için at daimâ şerefi temsil eder. Kahramanlığın ve üstünlüğün bir remzidir. Atsızlık ise zayıflığın ve mağlûpluğun bir ifâdesi olmuştur. Geçmişte bir alpın mezarı üzerine konmuş ve taştan yontulmuş bir at figürü bu düşüncenin en güzel sembolü olsa gerek.
Burak
İslâmî kaynaklarda “isrâ” ve “mîraç” diye adlandırılan gece yolculuğu hadislere göre Burak denilen binekle gerçekleşmiştir. Kaynaklar bu bineğin katırla eşek arası bir yapıya sâhip bulunduğunu, beyaz renkli ve çok süratli olduğunu bildirmektedir. Burak, Arapçada “parıldamak, şimşek çakmak” anlamına gelen “berk” kelimesinden türemiştir. Binek, renginin saf ve parlak oluşu veya çok hızlı hareket edişi sebebiyle bu adı almıştır.
Tuva Gırtlak Müziğinde At
Rusya sınırları içinde, güneyde Moğolistan’a komşu özerk Tuva Cumhûriyeti’nde 300 bine yakın Tuvalı Türk yaşamaktadır. Tuvalar uzun süre Çin ve Sovyet Rusya işgâli altında yaşamalarına rağmen binlerce yıllık geleneklerini, kültürlerini koruyabilmişlerdir. Şamanizm bu geleneğin önemli bir bileşenidir. Bir Tuvalı Türk, otantik kıyâfeti sâyesinde kolayca tanınır.
Manas Destânında Bir At Yarışı

Emine Gürsoy Naskali

Manas destânının “Kanıkeydin Taytoru Cabışı” bölümü belki de dünya edebiyâtının en dramatik sahnelerinden biridir. Kahraman Manas, düşmanı Konkurbayev tarafından öldürüldükten sonra Manas’ın atalaşları, yâni aynı babadan olan kardeşleri isyan ederler
Kımız

Şirzat Doğru

Kımız, Orta Asya’da yaşayan Türk boylarının hepsinde içilen ve geçmişi târihimizle başlayan, Türk’ün millî ve ortak içkisidir. Kımızı içki olarak Ziya Gökalp şöyle târif etmiştir: “Atamın içkisi köpüklü kımız, içme dedi arpa suyu bir Kırgız.”
Çin’de At, Ordu, Aristokrasi ve Ticâret

Merve Yiğit

Çoğumuz için at, neredeyse savaşla özdeşleşmiştir. At üzerinde son sürat ilerleyen askerler, okçular; toz duman içinde dehşet veren sahneler… Hepimiz bu görüntülere âşinâyızdır. Fakat atın Çin’de bir “savaş aracı” olarak kullanılması, aslında onun
Selçuklularda At Eğitimi

Muharrem Kesik

Her Türk savaşçısı ata binmeyi ve at sırtında ok atmayı daha çocukluk çağındayken öğrenir. Çocuklara ilk at binme eğitimi, koyunların sırtına bindirilerek verilir. Arap edebiyâtının en büyük yazarlarından ve Mu’tezile kelâmcılarından biri olan el-Câhiz (öl. 869) Türk süvârisi için, “Başkalarını tâkip etsin veya başkaları tarafından tâkip edilsin, Türk, atının sırtında gâfil avlanmaz.” der.
Fürûsiyyeler

Mesut Şen

Kültür mîrâsımızın önemli eserlerinden bir kısmını evcil hayvanlar üzerine yazılmış kitaplar oluşturmaktadır. Türklerin elinden çıkan ilk bilimsel eserler Uygurlar döneminde yazılmıştır. Ancak bu dönemde evcil hayvanlara yönelik eserlerin yazılıp yazılmadığını henüz bilmiyoruz. Şu hâlde evcil hayvanlar üzerine yazılmış bize âit eserlerin hepsi İslâmiyet’ten sonrasına âittir.
Bir Japon Geleneği Gunbalara Şükran

F. Betül Aydın

Japonya genelinde, halk hâfızasının sağlam bir parçasını oluşturan bir inanış, atı denizin ve dünyânın derinliklerinden çıkmış bir varlık olarak nitelendirir. Bu efsânevî varlık tıpkı damarlara pompalanan kan gibi, eşkin bir yürüyüşle Japonya’dan yeryüzüne yayılmıştır. Onun çıkışı, dünyânın karanlık başlangıcıyla ilişkilendilir. Bu arketipsel at, yâni karanlığın gizemli çocuğu, ateşin yıkıcı
Moğol Atlarının Geri Dönüşü Takhiler

Lydia Pyne

Yaban atları Orta Asya’nın bozkırlarında 160 bin yıldan uzun bir zamandan beri dört nala koşuyor. Yollarının Rus ve Avrupalı kâşiflerle kesişmesinin üzerinden daha bir asır bile geçmemişti ki Moğolcada “takhi” adı verilen atların soyu neredeyse tükenme noktasına geldi.
Kızılderili Atları Mustangler

Selvanur Şölen

Günümüzden 40 bin ilâ 25 bin yıl önce, daha Sibirya’yı Alaska’dan ayıran Bering boğazı oluşmamışken Orta Asya’dan kuzeye doğru hareketlen insan toplulukları Alaska ve Kanada buzullarını aşarak Kuzey Amerika’ya kadar geldiler.
Arap Saf Kan Atı

Introtema

Günümüzde oryantal kökenli Arap atları, Arap yarımadasında bulunan ve günümüzden yaklaşık 4500 yıl öncesinin mağara resimlerindeki at figürleriyle aynıdır. Benzer fizikî yapıdaki at figürlerine bütün Anadolu, Kafkaslar ve Mezopotamya’daki mağaralarda rastlanır.
İngiliz Saf Kan Atı

Bonnie L. Hendricks

At cinsleri arasında İngiliz saf kan atı kadar saf kan niteliğiyle yeryüzünün en ücrâ köşelerine kadar yayılmış ve varlığı heyecan uyandıran pek az at vardır. At yarışları, ata ilk kez binilmeye başlandığından beri var olan bir spor dalıdır; İngiliz saf kan atının XVIII. yüzyılın başlarında İngiltere’de geliştirildiği târihten îtibâren de bir bilim dalı hâline gelmiştir.
İngiliz Saf Kan Atının Özellikleri
İngiliz saf kan atı (thoroughbred) ile ilgili daha çok şey öğrenmek ister misiniz? İşte İngiliz saf kan atıyla ilgili enteresan bilgiler: Hem dişi hem de erkek taylar yarış için elverişlidir.
Türklerin Atları Hakkında Bir Kitap

Lütfi Bergen

Ertuğrul Güleç’in Türk At Irkları adlı kitabı, soyu tükenmiş “Türk atı” hakkında bir kaynak eser niteliğindedir. Kitabın kaynakçasının da söz konusu sahâyla ilgili geniş bir literatüre yer vermesi nedeniyle bibliyografya değeri taşıdığı ifâde edilebilir. Ancak söz konusu kaynakça tasnif edilmemiş, ilmî kritere uygun olarak künyelendirilmemiştir.
Anadolu’da At Tipleri

Kudret Emiroğlu | Ahmet Yüksel

Tarih boyunca birçok göç alıp göç vermiş Anadolu’da, ortak karakter taşımakla birlikte kesin morfolojik ırk özelliklerine sâhip at tiplerini bulmak zor, tam belirgin, sıralanmış tiplerden dahi söz etmek çoğu zaman imkânsızdır. Yâni tipler az çok, şu ya da bu şekilde birbirine karışmış olup belirli morfolojik özellikler arz etmezler.
Anadolu’nun Eşeği ve Katırı

Ahmet Yüksel

Arkeolojik çalışmaların yetersizliğinden ötürü verilerin ölük ışığı altında görebildiğimiz oranda şunu söyleyebiliyoruz: Dünyânın en eski eşekleri Afrikalıdır ve Asya’da yarı eşekler yaşamıştır. Dünyânın başka bir yerinde, bir şanslı arkeologun kazmasına farklı bir eşek kemiği rast gelmediği müddetçe “ilk”e ait bilgimiz budur.
Yılkı Atları

Lütfi Bergen

Yılkıya çıkarılan atın açlık ve susuzluktan, kar ve soğuktan veya kurt saldırısından gelecek baharı görememe ihtimâli büyüktür. Abbas Sayar, Yılkı Atı adlı romanında Orta Anadolu’da sâhipleri tarafından terk edilmiş atların hikâyesini anlatır. Dorukısrak da böyle bir attır.
Baytarnâmeler

Muhittin Eliaçık

İslâm dünyâsında Abbâsîler döneminden îtibâren Türklerden oluşan süvâri birliklerinin kurulmasıyla birlikte at ve atçılığa dâir eserler iki grupta kaleme alınmış, at hastalık ve tedâvilerine dâir konular “baytarnâme”; binicilik, okçuluk, silâhşorluk konularına dâir eserler “fürûsiyye”, “haylnâme”, “feresnâme” gibi adlar altında yazılmıştır.
Yaygın At Hastalıkları
Atlar, gerek anatomik gerek duygusal bakımdan çok özel hayvanlardır. Boy ve ağırlıklarına göre, büyük hayvanlar sınıfına dâhildirler. Buna rağmen sıçrama, koşma gibi aktiviteleri çok rahat ve hızlı şekilde yapabilirler. Kâbiliyetleri onların olağanüstü hayvanlar olduklarını düşündürtür. Fakat virüs yoluyla bulaşan hastalıklar atları oldukça zor duruma düşürebilir. Bakımsızlık ve kötü koşullardan kaynaklanan eklemsel ve mental rahatsızlıklar da önemlidir.
Veteriner Hekimliğin Târihçesi

Reha Gültepe

İnsanlık târihinde en eski mesleklerden biri olarak kabul edilen veteriner hekimlik, hayvanların yetiştirilip ıslâh edilmesinden ve üretiminden, hayvan hastalıklarının sağaltımından, hayvan ve hayvansal ürünlerin sağlıklı bir şekilde insan tüketimine sunulmasından sorumludur.

Akın Finci’nin Hâtırasına

Reha Gültepe

Öğrencisi olmaktan gurur duyduğum saygıdeğer hocam Prof. Dr. Akın Finci, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezûnu olup (1957) benim de mezun olduğum İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin kurucu öğretim üyelerinden biridir.Hem Ankara’da hem de İstanbul’da cerrâhî ana bilim dalında yıllarca görev yapmış ve yüzlerce öğrenci yetiştirmiştir.
At Hastâneleri
Son yıllarda ülkemizin Türk atçılığına verdiği önem büyük yatırımlarla kendini gösteriyor. 2015 yılında Kocaeli’nde yapılan toplu açılışla 11 at hastânesi birden hizmete girdi. Bunlardan 8’i hipodromlarda, 3’ü ise haralarda faâliyetini sürdürmektedir.
Osmanlı’da Yük Hayvanları Hukûku

Hüseyin Nejdet Ertuğ

Makinelerin buhar ve petrol gibi enerji üretim kaynakları ile kullanılmasının hayâtın her safhasına yayılmasından önceki uzun asırlar boyunca beden gücü, iş üretiminde birinci sırada yer alırdı. Bu nedenle, tabiî bakımdan insandan daha güçlü olan ehlîleştirilmiş hayvanların insan yaşamındaki rolleri büyüktü.
At Binme Yasaklarından Atlı Tramvaya

Alican Küçükcan

Arabayı “bir hayvan koşma kültürü” olarak betimleyebiliriz. Atın ehlîleştirilmesi, bir zaman sonra atla birlikte arabanın da kullanılmasını sağlamıştır. Bu gelişme dünya üzerindeki toplumların birbirlerini tanımalarını ve kültür

Menzil Beygirleri

Cemal Çetin

Avrasya bozkırlarındaki Türk kökenli halklar dünyâda at ile en iyi bütünleşen insan topluluğudur. Atı ilk defa kimin evcilleştirip binek hayvanı olarak kullandığı uzun süre tartışılsa da bunun Türklerin ataları tarafından Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında gerçekleştirildiği artık ispatlanmıştır.
Bursa’dan Üsküdar’a Yürüyen Atlar

Sinan Yılmaz

Peyami Safa’nın kaleme aldığı tek târihî roman özelliği taşıyan Attila, II. Theodosius’un emriyle İstanbul’dan yola çıkan heyetin yolculuğu ile başlar. Attila ile görüşmek için Hun coğrafyasına giden bu heyetteki isimlerden biri de târihçi Priskos’tur. Priskos, yüksek bir tepe üzerinden Attila’nın ahşap sarayını ve bu sarayın etrâfında toplanan ordugâhı seyreder ve Hunlara dâir evvelce öğrendiği şeyleri hatırlar. Hatırladıkları arasında şunlar da vardır:
At Gemileri

Seyfullah Aslan

Atlar, yüzyıllar boyunca insanlığın hizmetine koşulu olarak hayâtî ihtiyâçlara cevap vermiştir. Farklı coğrâfî koşullara uyum sağlamakta zorlanmayan atların çoğu kez iklim engellerini aştıkları görülse de, bâzı zorunlu hâllerde insanlar alternatif seçeneklere yönelmek durumunda kalmıştır.
XVI. Ve XVII. Yüzyıllarda Osmanlı’da Kayıp Ve Çalıntı Atlar

Emine Dingeç

IX. yüzyıla kadar at çok hızlı bir binek ve taşıma aracıdır.1 Diğer taraftan at gündelik hayatta insanların vazgeçilmez yoldaşıydı. Bütün bu özellikleri dolayısıyla maddî değeri yüksekti. Maddî değerinin yüksekliği de çalıntı malda atı tercih nedeni yapıyordu.
At Pazarında Bir Seyyah

Francis Marion-Crawford

Arap atı Doğu’nun bütün destan ve geleneklerinde önemli bir rol oynar. İstanbul’daki at paza-rını ilk ziyâretimde hayâlimde Lady Anne Blunt1 ve eşinin kalbini çoşturacak saf kanlar vardı; ama hayâtımın en büyük hayal kırıklıklarından birine uğradım.
Paris’te At Üstünde Bir Osmanlı

İlhami Danış

Halk, ülke, devlet anlamına gelen, Türkçe el (il) isim kökünden türeyen “elçi” (ilçi) kelimesi “bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse” veya “bir uzlaşma sağlamak, bir iş bitirmek için birinin yanına gönderilen kimse” olarak tanımlanır.
Güney Arabistan’da Atların Siyâsetteki Yeri

Daniel Mahoney

İslam’ın ilk dönemlerinden bu yana, Güney Arabistan’da atlara ve binicilere hep fazlasıyla değer verilmiştir. X. yüzyılda bir coğrafya kitabı olan Sıfatu Cezîreti’l-Arab’da el Hemdânî, sabırlı ve güzel olarak tanımladığı “Ansiyya”, “Jawfiyya” ve “Hujayjiyya” atlarından övgüyle bahseder, atların gücüne ve savaştaki dayanıklılıklarına değinir.
Yiğit Yiğide At Bağışlar

Şükrü Elçin

Türk hükümdarlar dostluklarını tâzelemek veya kudret ve nüfuzlarını göstermek için kıymetli atlar hediye etmiştir. At, maddî ve askerî kudreti dışında edebiyâtın, sanatın âdet ve an’anelerin teşekkülünde de yer tutmuştur.
Pâdişahlara Hediye Edilen Atlar ve Raht Takımları

A. Çağrı Başkurt

Türklerin Orta Asya’dan Ön Asya’ya doğru ilerleyişleriyle birlikte her defasında yeniden şekillenen teşkîlât yapısı, Orta Asya’dan intikal eden pek çok kavramın zaman içinde unutulmaya yüz tutmasına sebebiyet vermişse de at ve ata dâir kavramlar bu durumdan çok az etkilenmiştir.
Topkapı Sarayı’nda Has Ahırlar

Zehra Dumlupınar

XVII. yüzyılın meşhur dîvan şâirlerinden Nef‘î’nin Kasîde-i Rahşiyye’sinde anlattığı, IV. Murad’ın, ankâ gibi göklerde dolaşan, ateş gibi parlayan ve bir put gibi güzel sevgiliye benzeyen atları Topkapı Sarayı’nın has ahırlarında barınıyordu. Sarayın ikinci avlusunda sol tarafta,
Yıldız Sarayı Ahırları ve Ferhan

Olgay Söyler

Atlara olan tutkusuyla bilinen II. Abdülhamid, Sultan Abdülmecid’in ikinci şehzâdesiydi. Abdülmecid’in genç yaşta vefâtı üzerine tahta amcası Abdülaziz geçince ağabeyi birinci veliaht konumuna yükseldi. Bu durum Abdülhamid’i sarayın dışında bir hayâta yöneltti.
Beylerbeyi Sarayı Ahır Köşkü

Fotoğraflar: TC Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı.

Türk at kültürünün en şık örneklerinden biri olan Ahır Köşkü, yapımı 21 Nisan 1865 târihinde tamamlanan Beylerbeyi Sarayı’nın dördüncü setinde boğaza nâzır inşâ edilmiştir. At üzerinde heykeli olan tek Osmanlı pâdişâhı Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan binânın mîmârı Sarkis Balyan’dır.
Konya Nalbant Okulu’nda Gâzi Mustafa Kemal’in Katıldığı Bir Diploma Töreni

Kamil Yüce Oral

Geçmişte, nalbantlık fevkâlade ciddî bir zanaatkârlıktı. Atın dışında, katıra ve eşeğe de, hatta bâzen kağnı çeken öküze bile nal çakılırdı. Nalın çakıldığı tırnağın yapısı, atın ayak dengesi, tırnakta oluşmuş hastalıkların giderilmesi, hatta veterinerlerin bulunamadığı ortamlarda bâzı at hastalıklarının tedâvisi nalbantlardan beklenirdi.
Cumhurbaşkanlığı Atlı Tören Kıtası

Murat Öztabak

Avrasya bozkırlarındaki Türk kökenli halklar dünyâda at ile en iyi bütünleşen insan topluluğudur. Atı ilk defa kimin evcilleştirip binek hayvanı olarak kullandığı uzun süre tartışılsa da bunun Türklerin ataları tarafından Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında gerçekleştirildiği artık ispatlanmıştır.
Atlı Polisler
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü bünyesinde kurulan Atlı Birlik Grup Amirliği’ne bağlı atlı polisler, 2018 yılı sonu îtibâriyle göreve başladı. İlk olarak Sultanahmet’te târihî “At meydanı”nda ve Taksim meydanında devriye gezen atlı polislerin ilerleyen zamanda şehrin diğer merkezî yerlerinde de görev alması
Atlı Cirit Ve Rahvan Binicilik

İbrahim Yıldıran

Kuzey Avrasya’nın geniş bozkırlarında doğan ve atı sosyal, ekonomik, siyâsî, askerî ve dinsel KUZEY Avrasya’nın geniş bozkırlarında doğan ve atı sosyal, ekonomik, siyâsî, askerî ve dinsel hayâtın vazgeçilmez unsuru yapan Türk göçebe kültürü, merkezinde at olan
Cündîlik ve Kökbörü
Cündîler at üstünde mahâret isteyen hamleleri kolayca yapabilen silâhşorlardı. Dolu dizgin koşan atla giderlerken başın üzerindeki bir nesneyi okla vurur, atlarının dizginlerini, eyerlerini koşu esnâsında değiştirir, hatta koşar hâlde atlarını birbirleriyle değişebilirlerdi.
Değnek
Avrasya bozkırlarındaki Türk kökenli halklar dünyâda at ile en iyi bütünleşen insan topluluğudur. Atı ilk defa kimin evcilleştirip binek hayvanı olarak kullandığı uzun süre tartışılsa da bunun Türklerin ataları tarafından Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında gerçekleştirildiği artık ispatlanmıştır.
Atlı Oyun ve Sporlar

M. Tekin Koçkar

Çevgan, Azerbaycan, İran, Irak ve Orta Asya’nın güney bölgelerinde çok sevilen ve son formunu MS binli yıllarda almış bir atlı takım oyunudur. Bâzı târihî kaynaklarda XII. yüzyılın ortalarında Bağdat’ta çevgân oyunlarının tertiplendiğinden söz edilir.
Etnospor Festivali
Etnospor, geleneksel spor dallarına verilen genel bir addır. Önderliğini Türkiye ve Kırgızistan’ın yaptığı Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel spor dallarının dünya genelinde tanıtılmasını, profesyonelleşmesini ve olimpiyatlar kapsamında temsil edilmesini amaçlayan çalışma ve organizasyonlara imzâ atmaktadır.
Ahal-teke ve At Bayramı

Introtema

Karakum çölünün ağır koşulları bütün canlıları olduğu gibi atları da dayanıklı olmaya zorlar. Ahal-tekeler bir şey yiyip içmeden 500 km yol alabilirler.
Alevler İçinde Bir Festival Las Luminarias
İspanya’nın başkenti Madrid’e 100 km uzaklıktaki San Bartolomé de Pinares köyü her yıl ocak ayında dünyânın en coşkulu festivallerinden birine ev sâhipliği yapıyor: Las Luminarias. Festival Hıristiyanlarca hayvanların koruyucu azîzi olduğuna inanılan Aziz Anthony anısına düzenleniyor.
Beyaz Atların Balesi İspanyol Binicilik Okulu

Ali Çiçek

Viyana’daki İspanyol Binicilik Okulu (Spanische Hofreitschule), dünyânın en eski ve hâlâ faâliyet hâlindeki tek kraliyet binicilik okuludur. Her yıl yerli yabancı 300 bini aşkın turist, burada düzenlenen atlı gösterileri izleyebilmek için okulu ziyâret etmektedir.
Atlara Fısıldayanlar

Amelia Soth

Atlarla aranızın iyi olmasını istiyorsanız bir ritüel önerebilirim. John Reibetanz’ın Binici Sam Appleby şiirinde târif ettiği bir ritüel bu: Shecky’nin söylediği gibi, yumuşak otlu bağayı Kurusun diye çakal eriği ağacına astım. Bir ay boyunca karınca yuvasında sakladım.
Ev Zeminlerinde Saklı At Kafatasları

Allison Meier

İrlanda’da restore edilen evlerin zemîninde at kafatasına rastlamak olağan bir durum. Bu ürpertici tesâdüf ilk olarak bir kurban ritüeli ihtimâlini akla getirse de aslında durum öyle değil. Kafatasının orada bulunmasının farklı bir nedeni var: akustik. Geleneksel mîmârî uzmanı Barry O’Reilly,
Türkiye’de Haralar
İmparatorluğun parlak dönemlerinde ordunun vurucu gücünü oluşturan sipâhînin atçılığımızı olumlu yönde etkilediği kesindir. Tımarlı sipâhî uygulaması halkın ülke atçılığına dinamik biçimde katılımını sağlamıştır. Atçılığın ileri düzeyde ve kusursuz bir yapıda olması için Osmanlı’da atçılıkla uğraşan kurumlar sıkı bir denetime tâbi tutulmuştur.
At Yarışlarının Kısa Târihi

Reşat Köstem

Yaklaşık 50 milyon yıl öncesinin atı nasıl bir evrim geçirmiş ve ne zaman yarışabilecek yapıya kavuşmuştur? At-insan etkileşimi hangi aşamalardan geçerek günümüzdeki biçimini almıştır? Bu sorulara bulunan yanıtlar at yarışlarıyla kuşkusuz birebir bağlantılıdır.
Türkiye’de Hipodromlar
Avrasya bozkırlarındaki Türk kökenli halklar dünyâda at ile en iyi bütünleşen insan topluluğudur. Atı ilk defa kimin evcilleştirip binek hayvanı olarak kullandığı uzun süre tartışılsa da bunun Türklerin ataları tarafından Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında gerçekleştirildiği artık ispatlanmıştır.
At Yarışları ve Müşterek Bahis

Reşat Köstem

At yarışı, belirlenmiş kurallarla düzenlenen iki ya da daha fazla sayıda binicili atın katıldığı bir sportif olgudur. Atın evcilleştirildiği çağlardan beri, hangi atın daha hızlı olduğunu belirlemek amacıyla yapılır ve en hızlı olan kazanır. At yarışları,
At Yarışı Endüstrisi ve Organize Satışlar

Ömer Halim Aydın

At yarışı insanoğlunun en eski eğlencelerinden biridir. Tüm canlılar arasında rekâbetten en fazla haz duyan bu iki tür, bin yıllar boyu birlikte yekvücut yarışmanın keyfini yaşamış, izleyenlere de birebir yaşatmıştır. At yarışı antik çağlardan beri birçok ulusun millî sporu olmuştur.
Jokey Yarış Kıyâfeti ve Kamçısı

Introtema

Levanteler tarafından 1850’li yıllarda İzmir’de başlatılan Smyrna Race Club yarışları İngiltere’deki kurallarla koşuldu. Jokeyler, yurt dışında olduğu gibi, ekürilerin (at sâhiplerinin) belirlediği formaları giyiyorlardı. 1927 yılında başlayan Yarış Islâh Encümeni dönemi yarışlarında ise Fransa’daki yarış kuralları esas alındı.
Süleyman Akdı “At benim velînîmetimdir”

Akif Kuruçay

Atla ilk tanışmanız nasıl oldu? Biz zâten atların içinden geldik. Babam da jokeydi. ileden atçıyız. Ankara doğumluyum. Oradan Osmaniye’ye gitmişiz. Osmaniye’de ilkokul okurken at binmeye başladım. Onüç yaşında da Türkiye’de ilk defa yarışa çıktım.Apranti diyorlar o zaman bana.
Yarış Atlarının Sağlığı

Introtema

İki yaşındaki atların iskelet sistemi henüz gelişimini tamamlamamıştır ve yarış dünyâsının ağır çalışma koşullarına ve stresine dayanıklı değildir. Yaralanma riskleri vardır. Fakat pek çok at sâhibi atı iki yaşına gelince eğitime başlatır.
Ünlü Jokeylerin At ile İletişimi
SÜLEYMAN AKDI “Biz bindiğimiz atların dedesine, nenesine, annesine de binmişizdir. Bütün sülâlenin neden hoşlandığını neden hoşlanmadığını biliriz. Atı hissetmeli. İnsanlar gibi atlar da çeşit çeşittir. Bâzısı yumuşaktır, sevilmekten çok hoşlanır. Bâzısı serttir, sert
Ahmet Giz “Sevgisi, zahmetinin katbekat üstünde.”

Akif Kuruçay

Atçılıkta antrenörlük nedir? Yarış atı antrenörü ne iş yapar? Antrenör bir atın bakım, beslenme, idman programlarını ayarlayan, onu yarış hayâtına hazırlayan kişidir. Aynı bir sporcunun antrenörlüğünü yapmak gibi.
Hasan Aslanparçası “Yarış atı gerçek bir sporcudur”

Akif Kuruçay

Kendinizi biraz tanıtırmısınız ? Bu işi ne zamandan beri yapıyorsunuz ? Bu işte yaklaşık onbeş sene oldu. Diyarbakırlıyım. Orada çiftçilikle uğraşırdık. 1989’da İstanbul’a geldim, beş ay aprantilik yaptım.
Atilla Akbıyık “Herkesin, hayâtında en az bir kere ata binmesi gerekir”

Uğur Dumlupınar

At tutkunuzun ve bu alandaki sayısız başarılarınızın çocukluğunuza dayanan bir alt yapısı varmı, öncelikle bunu merak ediyorum. Evet, var. Baba tarafım Denizli Çivrilli.
Atçılık ve Antrenörlüğü Eğitimi
Atçılık son yıllarda ülkemizde gelişmektedir. Dünyânın birçok yerinde olduğu gibi, Türkiye’de de at yarışları sektörü atçılığın içinde geniş yer kaplamaktadır. Bu durum, öncelikli olarak yarış atlarının yetiştirilmeleri ve eğitilmeleri husûsunda açığa çıkan kalifiye personel ihtiyâcını gündeme getirmiş, atçılık eğitim ve
Türkiye Binicilik Federasyonu ve Binicilik Kulüpleri
Binicilik sporu ülkemizde engel atlama, at terbiyesi (dresaj), atlı dayanıklılık, pony ve üç günlük yarışma olmak üzere 5 ana disiplin çerçevesinde yapılmaktadır. Bu disiplinlerde; yıldızlar, gençler, genç yetişkinler, kadınlar ve ustalar kategorilerinde müsâbakalar
Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi

Z

Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu tarafa Türk atçılığına gösterilen önem, jokey yetiştirme girişimleriyle de kendisini göstermiştir. 1925 yılında İstanbul at yarışlarını tertip eden eden heyetin içinde yer alan Dr. Çiki’nin gayretleriyle Bursa Karacabey’de başlatılan çalışmalar bir yıl içinde meyvesini vermiş,
Atla Terapi Merkezi

Introtema

Türkiye Jokey Kulübü’nün en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olarak hayâta geçirdiği Atla Terapi merkezleri, birçok hipodromda, İstanbul’da da Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi bünyesinde ücretsiz hizmet vermektedir.
Hippoterapi

Yavuz Kütük

Yunanca “hippos’’ kelimesi at anlamına gelir. Bu kavramın terapi ile birleşiminden oluşan “hippoterapi” ise fiziksel, zihinsel veya duygusal bozukluğu olan hasta gruplarında atın ritmik, tekrarlayıcı, çok boyutlu hareketlerinden ve vücut ısısından faydalanılarak yapılan tedâvi anlamına gelmektedir. Burada at biniciye hareketi ileten teröpatik bir araçtır.
Güzel atlar diyârı Kapadokya
Günümüzde Kapadokya denince Nevşehir ili civârındaki Göreme ve Ürgüp yöreleri ve peribacaları ile sınırlı turistik bir bölge akla gelir. Oysa Eskiçağ’da Anadolu’nun önemli bir bölgesi olan Kapadokya, yarım adanın ortasında, bugün Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Malatya illerinin tamâmını; Ankara’nın doğusu, Yozgat ve Sivas’ın güneyi ve Adana’nın kuzeyini kapsıyordu.
Çıldır Gölünde At Turizmi

Fotoğraflar: MURAT GÜR

Ardahan ve Kars illeri sınırları içinde yer alan ve 123 km2’lik bir alana yayılan Çıldır gölü bölgenin en büyük tatlı su kaynağıdır. Göl yılın her mevsimi, bilhassa kış aylarında muhteşem doğasıyla misâfirlerini ağırlar.
Musa Ünal “At Arabası Artık Bir Dekor”

Hilal Seyhan

Çin kaynaklarına göre atlı araba MÖ 2 binli yıllarda Türkler tarafından kullanılıyordu. Binlerce yıldır insanoğlu at arabaları sâyesinde kıtalar arası büyük göçler gerçekleştirdi. Arabalar medeniyetlerin kurulmasında, kültürün taşınmasında bir vâsıta oldu.
Târih Boyunca İstanbul Faytonları

Mustafa Noyan

Motorlu taşıtlar yaygınlaşıncaya dek, bütün dünyâda olduğu gibi, ülkemizde ve şehrimiz İstanbul’da ulaşım hayvanlarla sağlandı. Asırlar boyunca ulaşım araçlarının yükünü çoğunlukla atlar çekti.
“Bugün aşağıya faytonla inelim!”

Akın Kurtoğlu

Aman, hiç tramvayla falan vakit kaybetmeyelim, hem yolda üstümüz başımız da kirlenecek kalabalıkta. Malta’dan bir faytona binelim de aşağıya iniverelim.
Adalar, Faytonlar ve Atlar

Halim Bulutoğlu

Rüzgar adaya 3 aylıkken geldi ilk kez. Çamların altındaki bahçemizde, huzur içinde birkaç gün geçirdi. Kendisiyle, çevresiyle ve dünyâyla barışık bir çocuk olacağı belliydi. Meraklı gözlerle inceledi çevreyi. Kedileri, martıları.
Atlı Oyuncaklar
Oyuncaklar târih boyunca hem çocuklar hem yetişkinler tarafından kullanılmış olup eğlence ve öğrenme amacıyla tasarlanmış oyun araçlarıdır. En eski oyuncaklar ağaç, taş, çamur gibi malzemelerden yapılmıştır. Arkeolojik bulgular târihteki ilk o
Atlı Karınca Çocukluğun Şen Günleri

Umut Nişancı

Akşam ezânından sonra eve geç dönen çocukların akşam yemeğinden önce tatlı sert bir anne zılgıtı yemesi çocukluğun şânındandır. Her şeyi oyunlardan öğrendik biz. Evcilik oynarken yuvanın ne demek olduğunu, sırt üstü yüzdüğümüz oyunbaz sularda gökyüzüne bakmayı.
Satranç ve At Gökyay Vakfı Satranç Müzesi

Ayşe Cenan Karatopraklı

Dünyânın en büyük satranç koleksiyonunun sâhibi ve Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nin kurucususunuz. Bu serüvene nasıl başladınız?
İstanbul’dan Venedik’e Hipodrom’un Atları

Önder Kaya

Venedik denince akla lagün, gondollar ve San Marko meydanı gelir. Kartpostallarda güvercinlerin göğe yükselişleri ile özdeşleşen meydandaki belirgin eserler arasında ise dört at heykeli bütün ihtişâmı ile göze çarpar. Bu heykeller, 1204’deki IV. Haçlı istîlâsının hemen sonrasında Venedik’e taşınmışlardır.
Atlı Köşk’ten Sakıp Sabancı Müzesi’ne
Atlı Köşk adıyla bilinen Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) Atlı Köşk, Boğaziçi’nin en eski yerleşimlerinden Emirgan’da Sakıp Sabancı caddesi üzerinde yer alır. Müze, hat ve resim koleksiyonlarının sergilendiği köşk bölümü ile geçici sergilere ev sâhipliği yapan galerilerden oluşmaktadır.
Cem Özkan’ın Metal Atları Merkür ve Venüs
İlhamı doğadan malzemesi hurdadan olan bir heykel sanatçısı Cem Özkan…Duygularını ve hayal gücünü hurdacılardan temin ettiği malzemelere yansıtıyor ve kaynak makinesiyle ortaya hayranlık uyandıran heykeller çıkarıyor.
Osmanlı Minyatürlerinde At Tasvirleri

Ali Nihat Kundak

İslam sanatında minyatüre tasvir, minyatür yapan sanatçılara da musavvir veya nakkaş denilmiştir. Nakkaşların birlikte çalıştıkları atölyeye de nakkaşhâne adı verilmiştir. Nakkaşın görevi, minyatür aracılığıyla metinde anlatılanları açıklayıcı veya destekleyici bir şekilde görselleştirmektir. Minyatür süsleme özelliğinin yanı sıra kuvvetli bir anlatım gücüne ve kendisine has bir estetik yapıya sâhiptir.
Üstad Siyah Kalem’in Atları

Mustafa Altun

Çizimleriyle günümüz sanatçılarını dahi etkileyen Mehmed Siyah Kalem’in gerçek kimliği meçhuldür. Siyah Kalem’in miyatürleri Fatih Albümü olarak adlandırılan ve hâlen Topkapı Sarayı Müzesi Hazîne Kitaplığı’nda muhâfaza edilen dört albüm içinde topluca bulunmaktadır.
Abdülmecid Efendi’nin At Resimleri
Ressamlığıyla anınan son halîfe Abdülmecid, Sultan Abdülaziz’in ortanca oğlu olarak 1868 yılında doğar. Sanatçı kimliği, kardeşleriyle birlikte Yıldız Sarayı’ndaki Şehzâdegân Mektebi’nde geçirdiği dönemde şekillenir. Babasının resme ilgi duyması ve kendi heykelini yaptırması plastik sanatlara yönelmesinde etkili olur.
Süleyman Saim Tekcan ve At’nağme

Gül Sarıdikmen

Türk sanatçılar arasında, at resimleriyle özdeşleşen isimlerin başında Süleyman Saim Tekcan gelir ve uluslararası özgün baskı alanında sanatçı ve eğitimci olarak haklı bir üne sâhiptir.
At Fotoğrafçılığı

Kadir Çivici

Fotoğraf büyülü bir kelime. Îcâdından günümüze, onca teknolojik gelişme yaşanmasına karşın popülerliğini hiç kaybetmedi. Hatta sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla insanların fotoğrafçılığa olan ilgisi daha da arttı. Günümüzde doğadan endüstriye fotoğraf ilgisi çok geniş bir mecrâyı kapsamakta. Bu nedenle fotoğrafçılıkla ciddî olarak ilgilenenlerin kendilerine sevdikleri bir alan belirleyip o alanda yoğunlaşmalarının daha doğru olduğunu düşünüyorum.
At Fotoğraflarından Sinemanın Doğuşu

Murat Gür

XIX. yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde, tırıs giden ve dört nala koşan bir atın bütün ayaklarının yerden kesildiği anın görüntülenebilmesi henüz mümkün değildir.Kaliforniya vâlisi (daha sonra Stanford Üniversitesinin kurucusu) Leland Stanford’a âit demir yolu şirketi Union Pasific Railroad’un
Lady Godiva’nın Geçişi
Tarihten günümüze zulme boyun eğmemiş, haksızlık karşısında direnişiyle anıtlaşmış birçok kadın vardır. Bu kadınlardan bâzıları destansı hikâyeleriyle bir millî kahramân, bir azîze kabul edilmiştir. İşte onlardan biri… XI. yüzyıl İngiltere’sinde epik direnişiyle halkın sevgilisi olan ve çağlar boyunca ressamlara, şâirlere, sanatçılara ilham veren Lady Godiva.
“Rüyâda At Murattır!”

Erdem Sarıkaya

İslâmî rüyâ tâbiri külliyâtına bakıldığında atın, olumlu olduğu kadar olumsuz anlamlar verilerek de yorumlanan bir rüyâ öğesi olduğu görülür. Söz konusu tâbirler, rüyâsında at gören kişilerin düşmanlarına gâlip gelecekleri;
Ömer Hayyâm’ın Kutlu Atları

Erkan Göksu

Rubâîleriyle meşhur Ömer Hayyâm’ın, döneminin en önemli matematik, astronomi ve felsefe âlimlerinden biri olduğu ve Selçuklular dönemi kültür ve medeniyet dünyâsında neşvünemâ bulduğu ne yazık ki pek bilinmez.
Nef‘î’nin Hayal Atları

Leyla Alptekin Sarıoğlu

Medeniyet târihi içinde mühim bir yerde konumlanan at, sosyal hayâtın hemen her türlü öğesini bünyesinde barındıran klasik Türk edebiyâtında da önemi doğrultusunda yer bulmuş, bu edebiyâta mensup şâirlerce çeşitli özellikleri ile çokça anılmıştır. At motifi, özellikle kasîdelerin methiye bölümlerinde devlet adamlarının atlarıyla ilgili
Rocinante

Özlem Kumrular

Don Quijote’siz bir Rocinante, Rocinante’siz bir Don Quijote düşünülemez. deta birlikte bir Kentauros, yarı at-yarı insan bir mitolojik varlık gibidirler. Dünyânın en çok okunan, en çok dile çevrilen kurgu eseri Don Quijote’nin her mâcerâsında yanında olan yoldaşı,

Kırbaçlanan At ya da Acınası Üst-insan

Osman Çakmakçı

Nietzsche, kırbaçlanan atın çektiği acının aynısını çekiyor, yoksa bu üst perdeden bir merhamet duyma değil, merhamet duymak için merhamet duyulandan serinkanlı bir mesâfede bulunmak gerekir. Oysa Nietzsche, kırbaçlanan atla özdeşleşmiştir ki kırbaçlanan at
At’a Senfoni

Atakan Yavuz

“Hiçbir kederim, derdim, insandan ve cemiyetten küskünlüğüm olmamıştır ki, atıma binip şehir dışına çıktığım zaman tesellisine kavuşmuş olmayayım.”
“Dorukısrak’’ Derler Bir Yılkı Atı

Efnan Dervişoğlu

Feyzi Halıcı, yazar dostu Abbas Sayar’ın vefâtı üzerine yazdığı bir dörtlükte şöyle der: Candan gökburcuna bir yıldız kayar Yetenekli, güçlü, yirmidört ayar. “Yılkı Atı”na yükledi ışkını, Sonsuzluğu muştular Abbas Sayar.1
Türk Edebiyâtında İki At Hikâyesi Derviş Ve Kalender

Abdullah Uçman

Ahmet Hamdi Tanpınar, öteden beri onun bir nevi poetikası kabul edilen Antalyalı Genç Kıza Mektup’ta, şiir anlayışını, şiirinin yapısal özelliklerini, “şiir hâli” diye târif ettiği duyguyu ve bir şâir olarak beslendiği belli başlı kaynakları uzun uzadıya açıklar ve mektubun sonlarına doğru, “
Asfalt Yolda Bir Abdal At

Ömer Erdem

Osmanlı minyatürlerindeki atlara dikkatle bakıldığında yeryüzünden çok gökyüzüne doğrudur hareketleri. Yeryüzünde bir “zillullah” olarak bulunan pâdişahlara yakışır bir hamledir elbette bu. Henüz makinelerin çağ kaslarına bürünmediği zamanlarda insan aklı kaslarını en güvenilir canlı olan at ile güçlendirmiştir.
Kopar Zincirlerini Gülsarı!

Osman Özsoy

Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında doğa ile mücâdele içinde geçen zor bir hayat vardır. Rusların step dediği, Türk boylarının göçebe bir hayat yaşadığı bozkırlarda târih boyunca yaşananlar, efsâneden farksızdır. Bozkırın târihini yazan René Grousset’e göre burada insanlar hiçbir zaman bu kadar fazla toprağa bağlı olmamışlardır. Son derece ağır fizikî şartların üstesinden geldikleri
Beyaz Perdenin Yıldız Atları

Introtema

1956 yılında Le Ballon Rouge (Kırmızı Balon) ile Cannes’da Büyük Ödül ve En İyi Senaryo dalında Oscar ödülü kazanan Fransız yönetmen Albert Lamorisse’in 1953’te çektiği kısa metrajlı Crin Blanc: Le Cheval Sauvage (White Mane), Fransız yazar René Guillot’nun aynı adı taşıyan çocuk kitabına dayanır.
Bir Süperman Hikâyesi

Göknur Karaduman

Christopher Reeve, sinema ve tiyatroda birçok rolde oynadı. Ama hepimizin dünyâsında Superman olarak tanındı, Superman ile özdeşleşti. Bunda Superman serisinin iyi yönetmenler tarafından başarılı senaryo, modern teknik ve efektlerle çekilmiş olmasının etkisi vardı mutlaka; ama Christopher Reeve’in Superman
At ile İlgili Deyimler ve Atasözleri

Zdergisi

At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak. At gibi. At koşturmak. At oynatmak. At izi it izine karışmak. At koşturacak kadar. At nalı kadar. Atbaşı (berâber) gitmek. Atı alan Üsküdar’ı geçti. Atını sağlam kazığa bağlamak. Atla arpayı dövüştürmek. Attan inip eşeğe binmek. Ata et, ite ot vermek.
Kars Yöresinde Ata Dâir Deyimler

Mahir Aslan

Deyimde geçen “cıdır”, cirit kelimesinin yöresel kullanımıdır. Bu deyim iki farklı durumda kullanılır. İlk olarak bir mekânın büyüklüğü vurgulanmak istendiğinde, örneğin, “Adam öyle büyük bir ahır yaptırmış ki at bin cıdır oyna!” ya da “Salon öyle büyük ki at bin cıdır oyna!” denir.
At Literatürü

Çeviri: Tedavi, Anestezi, Viral Aşılar, Klinik Beslenme