Bitki Ressamlığı

We Blend Industry Expertise With a Cross-Sector Perspective

Why us

Uncovering the Best Solutions in a Changing World

We merge deep industry expertise with a broad cross-sector perspective, allowing us to uncover and deliver the most effective solutions to complex challenges. In an ever-evolving world, the best answers are rarely the most obvious—they require fresh thinking, adaptability, and a willingness to look beyond the familiar.

Transforming Business Processes
Finovate Offerings for Industries

At Finovate, we go beyond one-size-fits-all solutions by offering customized BPM services designed to meet the unique needs of diverse industries. Our Digital Business Process Management services, combined with expert consulting, seamless technology integration, and proven customer experience strategies, drive significant productivity and cost-efficiency gains. We don’t just optimize processes—we transform them to elevate your industry.

Reviews

Our Experience Spans Every Industry and Challenge

Consumer
Energy, Resources & Industrials
Financial Services
Government & Public Services
Life Sciences & Health Care
Technology & Telecommunications
Services

We Champion the Bold to Achieve the Extraordinary

$28.90M
Assets under management
$6bn
Saved for clients annually
90%
Repeat clients or referrals
120+
Professionals
Why us?

You’ll Know What

You’re Getting Builds Wealth Steps to Take Next
We are Transparent Like that. No Gimmicks.

KÜLTÜR | SANAT | ŞEHİR

Tematik Dergi

2017/1 Bitki Ressamlığı

İÇİNDEKİLER

Su-nûş

Murat Aydın

Tarihi, kültürel dokusu, insanı, mimarîsi, sanatı ve an be an akaduran sosyal hayatıyla her şehir, kendisine bir kişilik, kimlik ve kendi göğünde yankılanan eşsiz bir ses inşa eder. Bir şehri tanımak mı istiyorsunuz? Öyleyse her şeyden önce onun o yalnızca kendine has sesini duymayı, kokusunu almayı, az önce saydığımız bütün unsurlarıyla onu kavramayı öğrenmelisiniz.
Ne Söylemiş Oluyoruz?

Muhammed Nur Anbarlı

“Bitki ressamlığı”, “bilimsel bitki illüstrasyonu” olarak da anılan çok özel bir alan. Sanat ile bilimin üstüste çakıştığı bu alan bitkilerin yapısının, şeklinin, renginin doğru gözlemlenmesine ve bilimsel kriterlere uygun olarak resmedilmesine dayanıyor. Açıyı algılama, ölçekli çizim yapma, ışık ve gölgeyi ayarlama gibi birçok tekniği kullanıyor.
Türkiye Florası Yeniden ve Türkçe Olarak Yazılırken

Mehmet Bilgin

Ülkemiz çok zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Bu yönüyle bir kıta zenginliğine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Avrupa’da Rönesans ve Aydınlanma dönemini yaşayan bilginler kitaplardan aktarıla gelen bilgilere bağlı kalmak yerine, kendi gözlem ve deneyleri ile bilim üretmeye ve yeni bilim dalları oluşmaya başladılar. Modern botanik ilmi bu süreçte ortaya çıkan bilim dallarındandır.
Bilimsel Bitki Ressamlığı Tarihi ve Önemi

Gülnur Ekşi

Bilimsel bitki resimleri neden yapılır? Bu sorunun cevabı, bitki resimlerinin gelişimsel tarihini anlamakta gizlidir. Bitkileri resimlemenin kökeni insanlık tarihine dayanır. İnsanın doğayı tanıma ve tanımlayabilme ihtiyacından doğmuştur.

Çin Bitki Ressamlığı

Feyza Betül Aydın

Batı’nın insan merkezci yaklaşımı, doğayı yalnızca insanların ihtiyacını karşılayacak ürünleri sağlamakla yükümlü bir hizmetçi olarak görüp ağaçlara, dağlara, akarsulara, çiçeklere, hayvanlara yalnızca insan yaşamı için bir dekorasyon vazifesi yüklüyor. Bu bakış açısının aksine Çin’de ise,

Avustralya Bitki Ressamlığı

Gülay Özköprülü Pelin

Kasımpatlarının mayıs ayında açtığı, ağustosböceklerinin aralık ayında öttüğü, ondörtbindörtyüzellisekiz endemik bitki türü ile dünyada mega-biyolojik çeşitlilik gösteren onyedi ülkeden biri Avustralya… Güney yarımkürede Hint Okyanusu ile Büyük Okyanus arasında yer alan Avustralya, dünyanın en geniş adası, yüz ölçümü ile altıncı büyük ülkesi ve en küçük kıtasıdır.
Japon Bitki Ressamlığı

Mayumi Hashı

Japon bitkisel tedavisi Çin’den öğrenilmiştir ve Nara döneminden (VII. yüzyıl) beri üzerinde çalışılmaktadır. Konuyla ilgili çok sayıda kitap yayımlanmışsa da aşağıda zikredeceğim dört nokta benim için en ilginçleri ve en ilgi çekicileridir. Japonya’daki ilk mevcut bitki ressamlığı örnekleri 1267’deki Baino-Soshi’dir.
İran Bitki Ressamlığı

Golshan Zare

Dünyadaki en köklü uygarlıklardan biri olarak İran çok sayıda etnik grup, din ve dile ev sahipliği yapmıştır. Zengin bir kültür ve sanat tarihine sahiptir. İran’da sanatın tarihi Luristan’da Mirmelas bölgesindeki kayaiçi resimlerle taş devrine kadar uzanmaktadır. İran biri Ahamenişler ve Sasaniler devri diğeri İslâm devri olmak üzere tarihte iki altın çağ yaşamıştır. Her iki dönem de he
Topraktan Gelen İlham Avrupa Bitki Ressamlığı

Serhat Kula

Tarihin ilk dönemlerinden beri âdemoğlunun karnını doyurmak, onu barındırmak ve ısıtmak gibi yaşamını sürdüreceği bir mekân hizmeti veren ve hatta ebedî hayatını beklediği istinatgâhı olan toprak, tüm bu görevlerinin yanında …
Anadolu'da Bilimsel Bitki Resmi Tarihi ve Yeniden Doğuşu

Gülnur Ekşi

Anadolu tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, köklü bir kültürün topraklarıdır. Ülkemizin jeopolitik konumu Türk klasik sanatlarının Doğu ile Batı sentezinin eşsiz bir örneği oluşunun kaynağıdır. Bilimsel bitki resminin Anadolu’da doğuşu ve gelişimi ve yeniden doğuşunu anlamak farklı zaman dilimlerini doğru anlamak ile mümkün olacaktır. Anadolu topraklarında Selçuklular ile birlikte İslâm benimsenmiştir.
Türk Bitki Ressamlarının İmza Attığı Projeler

Gülnur Ekşi, Işık Güner, Hülya Korkmaz

Bitki ressamlığının Türkiye’de ilerlemesiyle birlikte, bu alandaki çalışmalar özellikle projeler çevresinde toplandı. Bitki ressamlığının Türkiye’deki serüvenini, bitkilerin görsel gücünü kullanarak yıllardır onları geniş kitlelere farklı yorumlarla aktarmaya çalışmış isimler olarak dosya editörlerimiz Gülnur Ekşi, Işık Güner ve Hülya Korkmaz anlatıyor.
Resimli Türkiye Florası Projesi'nde Ressam Olmak

Kezban Sayar, Sema Niğdeli, Gürol Aytepe, Sabiha Pala

Bilimsel bitki ressamlığının Türkiye’deki serüveninde yer almayı tercih etmiş, bu alanda ikinci nesil diyebileceğimiz isimlerden Gürol Aytepe, Kezban Sayar, Sabiha Pala, Sema Niğdeli ve Doğa Ressamları Grubu bilimsel bitki ressamlığıyla karşılaşmalarını ve eğitim süreçlerini anlatıyor.
Bitki Çizimlerinin Hazırlanma Aşamaları

Fatma Şen

Biyoloji bölümlerinde öğrencilere tanıtmak amacıyla canlıların basit çizimleri yaptırılır. Ben en çok böyle dersleri severdim. Flora çalışmaları için açılacak kursa katılabileceğimi öğrenince daha çok şaşırdım mı yoksa sevindim mi bilemiyorum. Bu kadar kolay olacağını düşünmüyordum. Haklıymışım.
Bitki Ressamlığı

Hülya Korkmaz

Bilimsel bitki ressamlığı eğitimi, çok kolay öğrenilen basit bir uğraşın aksine, tamamen sabır, titizlik ve özveri gerektiren bilim ve sanatın buluştuğu noktadır. Bitkileri sevmeyi, dokunmayı, hissetmeyi ve en önemlisi de bitkilere sadece bakmayı değil, baktığını görmeyi öğrenmekle başlar. Baktığını görmek derken; bir yaprağa bakıldığında onun sadece yeşil, sarı
Botanik Çalışmalarında Bilimsel Bitki Resimleri

Gülnur Ekşi

Bilimsel bitki resmi, bitkilerin doğal hâllerini disiplinli bir gözlemle gözler önüne seren, botanik çalışmalarda morfolojik verinin sistematik bakış açısıyla görselleştirilmesini sağlayan bir bilim – sanat dalıdır. Bu alanda faaliyet gösteren bilim-sanat insanlarına ise bilimsel bitki ressamı denir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere bilimsel bitki resimleri, salt sanat eserlerinden farklı olarak sınırlayıcı kuralları olan, uzmanlık gerektiren, meşakkatli bir sürecin ürünleridir.
Christabel King

Gülnur Ekşi

Christabel Frances King, Türkiye’de dünya standartlarında bilimsel bitki resimleri hazırlayan bitki ressamlarını yetiştiren kişidir. 2002-2005 yılları arasında Türkiye’ye eğitim amaçlı kısa ziyaretlerde bulunmuş, kısıtlı bir zamanda muazzam öğretme yeteneğiyle sayısız ressamın yetişmesine vesile olmuştur. Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Prof. Dr. Adil Güner ile KEW’de ve NGBB’de çalışmalar yapan doğa âşığı Margaret
Marianne North

Geraldine Mackinnon

Bitki ressamı olarak çalışmaya başladığım zamanlar üzerinde çalıştığım ilk doğabilimci Marianne North’tu. Şans eseri biyografisinin ve eserlerinin olduğu bir internet sitesi bulmuş, Şili’de yaşadığına ve 1884’te bütün o güzel bitkilerin ve çiçeklerin resimlerini yaptığına inanamamıştım. Birçok resmine, araştırmaya başlayana kadar rastlamamıştım.
Blues, Caz, Folk ve Yapraklar, Rory McEwen

Feyza Betül Aydın

Rory McEwen, tam anlamıyla sanatçı olarak doğmuş bir İskoç. Müzik, resim, şiir, sinema ve plastik sanatlar. Her biriyle meşgul olmuş ve hangisiyle meşgul olduysa onu aşkla yapmış, tazelemiş mader-zâd bir ehl-i hüner. Küçük bir çocukken evde başlayan eğitiminde tanıştığı bitki ressamlığı, hem folk, caz, blues kısacası müzik aşkıyla yanıp tutuştuğu gençliğinde, hem de İngiltere televizyonunun 60’larda en çok izlenilen tıpkı resim sanatı gibi kendisinden sonra gelecekler için ufuk açıcı ve ilham verici
Bitki Ressamlığı Literatürü

Asırlar öncesinden bugüne miras kalan resmetme arzusu, zamanların içinden geçerek farklı formlara bürünüyor. Gelenekli sanatların ve bilimsel bitki ressamlığının birbirine karışan izinde görünenler şunlar: Anadolu’da rastladığınız bir motife bakarken, o şekillerin ardında başka bir dünyanın tekrar tekrar kurulduğunu hissediyoruz. Bakan bir gözün, okuduklarından ve dinlediklerinden tahayyülünde kalanlarla ortak bir sanata dönüşmesi, sayısı meçhul sanatçının ve sanatkârın emeğini gözlerimizin önüne seriyor. Bitki resimlerinin, çiçek 

Dioscorides ve De Materia Medica

Mehmet Bilgin

Pedanius adıyla bilinen Edianos Dioscordes, M.S. 40 yılında, Antikçağ’da Kilikya olarak adlandırılan Çukurova bölgesinde, Anazarbos’ta (bugün Anavarza) doğdu.1 Çocukluk ve gençlik yılları hakkında fazla bir bilgi yoksa da, Roma ordusunda askerî hekim olarak hizmet ettiği ve görevli olarak Anadolu, Yunanistan, İtalya ve Fransa gibi geniş bölgelerde dolaşma imkânı bulduğu bilinmektedir. O dönemde dünyanın en zengin
Rus Şifalı Bitkiler Atlası

Mehmet Bilgin

Bitkiler insanlığın ilk dönemlerinden bu yana tedavi amaçlı kullanılmıştır. Bu konuda edinilen tecrübeler genellikle sözlü olarak ve tecrübe sahibi kişiler tarafından yakınlarındakilere aktarılırdı. Bir sonraki aşamada şamanlar veya rahipler tarafından sözlü ve sistemli olarak ileriye taşınan bu bilgilerin, daha sonra da çeşitli şekillerde kaydedildiği bilinmektedir. Dioscorides’in ünlü De Materia Medica adlı eseri ise, tıbbî bitkilerin tedavi amaçlı kullanımı konusunda bilim dünyasının elinde bulunan kitaplaşmış ilk örnektir.
Renkli Türkiye Bitkileri Atlası ve Nebahat Yakar

Tuğrul Körüklü

Botanik tarihi açısından Anadolu topraklarında yaşanan süreçler ilginç dalgalanmalar gösterir. Bunlar içinde botanik biliminde dünya için öncü çalışmalar olduğu gibi uzun süreli durağan zamanlar, Lâle Devri gibi felaketlerle kesintiye uğrayan parlak dönemler sayılabilir. Bununla birlikte zaman zaman bu topraklarda dünya çapında botanikçiler de yetişmiştir. Nebahat Yakar,
Türkiye'nin Flora Zenginliği

Mecit Vural | Gülnur Ekşi

Dünyada biyolojik zenginlik ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe azalır. Bitkiler bakımından da en zengin ülkeler tropikal kuşakta yer almaktadır. Özellikle tropikal yağmur ormanları en zengin yerlerdir. Bitki türleri açısından en zengin kıta Güney Amerika, en zengin ülke ise Brezilya’dır.
Botanik Bahçeleri ve Önemi

Tuna Ekim

Mesleğe başladığım 1962 yılında yalnız adı ve planı olan bir botanik bahçesinde (Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik Bahçesi) çalışmaya başlamakla birlikte; hakiki bir botanik bahçesi ile tanışmam 1974 yılında doktora sonrası çalışma için gittiğim Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesi’nde olmuştur. Aynı zamanda tam adı Türkiye ve Doğu Ege Adaları Florası olan, kısaca hepimizin “Türkiye Florası” diye bildiğimiz dev eser burada yazılıyordu ve ben de hem kitabın editörü hem de Edinburgh Üniversitesi botanik hocası olan P.H. Davis’in yanında çalışmak üzere burada bulunuyordum. İskoçya’da çalışırken zaman zaman ve
Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Murat Dinçer Çekin

Aslında bütün bitkilerin tıbbi değeri vardır, çünkü insan kanında demir taşıyan kırmızı kan molekülleri, bitkilerde magnezyum taşıyan yeşil klorofil moleküllerinin saldığı oksijene muhtaçtır. Ancak “tıbbi bitki” denince tedavi değeri bilinenler kastedilmektedir. Yeryüzünde yirmibini, Anadolu’da bini aşkın bitkinin tıbbi özelliği dolayısıyla kullanılageldiği söylenebilir. Hâlen tıbbi özelliği bilinmeyen pek çok bitkinin ve keşfedilecek yeni bitkilerin gelecekte tıbbi amaçla kullanılacağını öngörebiliriz.
Osmanlı'nın Çiçekleri

Nurhan Atasoy

Güzellikleri genellikle “İrem bağı gibi” diye tasvir edilen Osmanlı Hasbahçeleri’nin, yani Pâdişah’a ait olan bahçelerin başında sarayların bahçeleri gelmektedir. Osmanlı Pâdişahı’nın bahçeleri ne İslâm ve ne de Avrupa bahçelerine benzer. Osmanlı bahçeleri son derece özgür bir şekilde gelişim imkânına sahip olan mekânlardır. Kale içinde, bol suyu olan Bursa şehrindeki saray bahçesi, nehirler arasındaki özel bir alanda yaratılmış olan Edirne Yeni Saray bahçesi, üç taraftan denizle çevrili bir tepeden aşağı doğru yayılan Topkapı Sarayı b
Şükûfenâmeler Osmanlı Döneminde Çiçekçilik

Seyit Ali Kahraman

Tüm şükûfe kitaplarında anlatılan hikâyeye göre; Kanunî Sultan Süleyman’ın ünlü şeyhülislâmı Ebussuûd Efendi’ye Bolu’dan bir lâle soğanı hediye olarak getirilmiş, Ebussuûd Efendi de bu gönderilen lâle soğanını yetiştirmiş, böylece İstanbul’da lâle merakı ve yetiştiriciliği başlamıştır. İstanbul’un büyük mutasavvıflarından Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdâî Efendi’nin de lâle yetiştiriciliğine önem verdiği ve bu konuda insanları teşvik ettiği bu şükûfe kitaplarında anlatılan diğer bir hikâyedir.

Rokoko'nun Türkçesi

Nazlı Durmuşoğlu Utku

Osmanlı medeniyetinde tezyînî sanatlar; yükselme devri olan XVI. yüzyılda doruk noktasına ulaşmışken ardından gelen duraklama döneminde yavaş yavaş ihtişamını kaybetmeye başlamıştır. XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde Fransa’ya gönderilen Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin Fransız kültürü ile tanışıp henüz yeni yeni rokoko akımı ile şekillenmeye başlayan bu kültürün etkisinde kalışıyla birlikte Osmanlı sanatında Batı esintileri görülmeye başlamıştır. Bu ilk dönemlerde Türk sanatkârlar örneklerini gördükleri
Topkapı Sarayı Yemiş Odası Üçyüz Yıldır Solmayan Çiçekler

Mamure Öz

Topkapı Sarayı harem dâiresinde, Sultan III. Ahmed için yapılan ve yemiş odası olarak bilinen 4×4 m² ölçülerindeki bu oda, tabandan tavana kadar muhteşem bir şekilde planlanmış bir tasarım şaheseridir. XVIII. yüzyılda, mimarîde ve kitap sanatlarında Batı sanatının izleri birçok örnekle karşımıza çıkarken, yemiş odasını tasarlayan sanatçı veya sanatçılar, XVI. yüzyılda Kara Memi ile başlayan natü
Müzehhib Kara Memi'nin Çiçekleri ile Yeni Tasarımlar

Gülbün Mesera

Osmanlı Devleti için XVI. yüzyıl, özellikle Kanunî Sultan Süleyman döneminde yükselen siyasal kudreti ve genişleyen sınırları kadar kültür ve sanat anlamında da çok önemli bir çağ olmuştur. Sultan Süleyman, 1520-1566 yılları arasında neredeyse yarım yüzyıla ulaşan saltanatı boyunca, başarılı ve etkin siyasî icraatıyla olduğu kadar, güzel sanatları ve sanatkârlar zümresini himayesi ve teşvikiyle ünlenmiş bir büyük hükümdardı. Onun döneminde faaliyet
Kara Memi Tezyînatı ve Çiçek Üslûbu

M. Semih İrteş

Osmanlı toplumunun bahçe ve çiçek kültürünün, XVI. yüzyıl ortalarına ait yazılı belgelerden o dönemde en yüksek seviyeye ulaştığı bilinmektedir. Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nde yazdığı gibi Kanunî Sultan Süleyman’ın İstanbul ve çevresinde otuz hasbahçe yaptırmış olması bu bahçelerde meyve ve kesilmiş çiçeklerin satıldığı, yüzlerce çiçekçi dükkânlarının var oluşu, Muhteşem Sultan’ın çiçek ve bahçe sevgisi ile kültürünü gösterir.
Karahisârî Kur'ân'ı Tezhip Motifler

Abdullah Oğuzhanoğlu

Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nin Hırka-i Saadet kitapları arasında 5 numaralı kaydı ile yer alan, Osmanlı’nın en büyük boyutlu yazma eserleri arasında ön sırada olduğu bilinen Kur’ân-ı Kerim, Kanunî Sultan Süleyman tarafından Hattat Ahmet Şemsettin Karahisârî’ye sipariş edilmiş lakin kendisi tamamlayamadan vefat edince evlatlığı ve azadlı kölesi Hasan Çelebi tarafından tamamlanmıştır. Buna rağmen Hasan Çelebi, Kur’ân-ı Kerim’in büyük bir bölümünü hocası Karahisârî yazdığı için, ona hürmeten ketebe kısmını boş bırakmıştır.
Müzehhib Kara Memi

Zehra Çekin

Topkapı Sarayı’ndaki XVI. yüzyıl sanatkâr defterlerinde adı “Kara Memi” olarak geçen zat, Kanunî Sultan Süleyman’ın Muhibbî mahlasıyla yazdığı büyük Divan’ını süsleyen saray nakkaşbaşı Kara Mehmed Çelebi’dir. Doğum yılı ve yeri, tahsili, nasıl sanatkâr olduğu, saraya nasıl intisab ettiği, nerede medfun bulunduğu bilinmemektedir.
Levni ve İmzası

Mehmet Bilgin

Minyatür1 denildiğinde, genellikle elyazması eserlere konu anlatımında yardımcı olan, görsel olarak açıklayıcı mahiyetteki resimler kastedilmektedir. Osmanlı’da nakış ya da tasvir olarak ifade edilen bu resimler,2 geleneksel olarak perspektiften arınmış, anatomik oranlara uyulmamış, ışık ve gölge oyunları ile resme derinlik kazandırılmamış bir üslûpta yapılır.
Sanat Tarihimizin Bilinmeyen Bir Ressamı Ali En-Nakşibendî Er-Râkım

Azade Akar

Türk geleneksel sanatlarının en dikkat çekici özelliklerinden biri, âbidelerden küçük el sanatlarına kadar, bütün sanat eserlerini ve bilhassa elyazması kitaplarını süsleyen, binlerce çeşide ulaşan bezemeleridir. Nitekim XV ve XVI. yüzyıllardaki motif ve tasarımların estetik açıdan doruğa ulaştıkları bir gerçektir. XVII ve XVIII. yüzyıllarda ise, zamana hâkim olan büyük sanatsal değişikliklere rağmen, yine de geçmiş dönemlerin millî
Osmanlı Kitap Sanatlarında Natüralist Üslupta Çiçekler

Ali Fuat Baysal

Siyasi ve ekonomik açıdan XVII. yüzyılın ikinci yarısından sonra zayıflayan Osmanlı imparatorluğunda sanat da gerilemeye başlar. XVI. yüzyılın güçlü nakış sanatı içerisinde ezilen XVII. yüzyıl nakkaşı, XVI. yüzyılın basit tekrarından ileri gidememiştir. Bu dönem, Osmanlı sanatının, özellikle kitap süslemelerinin en durgun olduğu dönemdir.
Lâlelerin Efendisi: Şeyhülislam Veliyyüddin Efendi

Prof. Dr. Tahsin Özcan

Çiçek yetiştiriciliği Osmanlı yöneticilerinin, özellikle ilim adamlarının ve tasavvuf ehlinin son derece önem verdiği bir uğraş olarak karşımıza çıkar. İstanbul’un fethinden sonra yaptırılan Topkapı Sarayı’ndaki ilk görevlilerden biri de bahçelerin bakım ve güvenliğinden sorumlu olan bostancıbaşıdır. Zamanla, çiçekçilik halkın her kesiminin ilgi duyduğu önemli bir meşgale haline gelmiş, başta İstanbul olmak üzere Osmanlı şehirlerinde çiçek yetiştiriciliği ve ticareti ayrı bir işkolu olarak büyük bir sektöre dönüşmüştür. Evliya Çelebi, İstanbul’da 80 çiçekçi dükkanında 300 çiçekçinin bulunduğunu haber verir.

Şeyhülislâm Veliyüddin Efendi

Zeki Kuşoğlu

Araştırma yazılarıma çoğu kere, kendimden bazı sözleri de katarım. Bu yazım için düşündüğüm cümle ise “Meşrepsiz (Ben ona güzeli aramak diyorum) meslek, meyvesiz ağaç, çiçeksiz bahçe gibidir” benzetmemdir
İstanbul Lalesi ve Diğer Kültürlere Etkileri

Ferda Olbak

Vaktiyle, Orta Asya steplerinde sert ve haşin geçen kış mevsiminin ardından, karların yumuşamasıyla her yanda boy veren lâle; iç bitmeyecekmiş gibi uzun süren karamsarlıktan, ümide yolculuğun habercisi oluverir. Bundan dolayı, Türkler için hayat ve bereket ifâde eden bir simge hâlini almış ve baharın müjdecisi olmuştur.
Fes Etiketlerinde Çiçek Motifleri

Burçak Evren

Para, pul ve resmin dışında kalan, değerli ve değersiz tüm kâğıt aksamın koleksiyonlarını içeren ephemera olgusunun en değerli ve gözde parçaları arasında fes etiketleri de önemli bir yer tutar. Dönemin baskı tekniğini ve de estetiğini zorlayan fes etiketleri, tümüyle dışarıdan ithal edilen fes paket ve kutularının üzerinde yer alarak, hem ticarî pazarda yer edinmede ayrıcalığın, hem de pazarlama yöntemleriyle, dönemin –ya da dönemlerin- beğeni ve hassasiyetlerini yansıtması açısından da önem taşırlar.
Sanata Adanan Bir Ömür, Cahide Keskiner

Zehra Çekin

Cahide Keskiner’den 1994 yılında tezhip ve minyatür dersleri almaya başladım. Moda, Keskiner Atölyesi’ndeki dersler sırasında hocamla hayatına ve sanata dair sohbet ederdik. Cahide Hoca kendisinden bahsetmeyi sevmediğinden hayatını sorularla açmak gerekiyordu. Özellikle yeni nesillerin onu tanıması ve yaşadığı dönemin özelliklerini bilmesi için, yıllar içinde tuttuğum notları aktarmayı bir vefa borcu olarak görüyorum.
Türk Ebru Sanatı ve Çiçek

Ahmet Sacid Açıkgözoğlu

Dünyada herkesin sevdiği, herkesi mutlu eden, sevindiren ender güzelliklerdendir çiçek. Zâhiren temel bir ihtiyacımıza mebnî olmamakla beraber, ruhumuza, moralimize iyi gelen çiçek, yaratılmış bütün güzellikler gibi Hakk cemâline işaret eden bir nimettir. Gözümüze değip gönlümüzü çelen, ruhumuza hitabı yanında dâima gerçek sanatkârı ve onun bedîiyatını hatırlatan bir kandildir çiçek. Rengârenk zuhûru, uhrevî kokusu ve beraberinde mütenâsib estetik yaratılışını fark eden âşıkların, mâşukunu benzettiği güzellik… Bülbülleri şakıtan, can bahşeden sevgili…
Ebru Sanatında Natüralist Çiçek Ressamlığ

Firdevs Çalkanoğlu

Türk İslâm sanatlarının hepsinde olduğu gibi ebru sanatında da en önemli süsleme unsuru çiçektir. Türk sanatının vazgeçilmez unsurlarından biri olan çiçeğin Osmanlı kültüründe ve Türk insanının gönlünde özel bir yeri vardır. Türk İslâm sanatlarının figürlü bezemeyi sınırlı ölçüler içinde kullandığı hepimizce malum. Sanatlarımızın her birinde çiçek stilizasyonu farklı şekilde ele alınır. Çiçek stilizasyonu, tezhipte, minyatürde ve çinide farklı farklıdır.
Zamansız Mekân Saray-ı Hümayûn’un Çinilerinde Açan Çiçekler

Nur Yörük

Topkapı Sarayı, Saray-ı Hümayûn yaşamsal ve idarî özellikleri yanı sıra önemli bir dönemin klasik tabir ettiğimiz sanatını bize sunan bir müzedir. Geçmişin en güzel izlerini takip ettiğimiz bu mekân, yeni tasarımlar için bize ilham kaynağı oluyor. Her bir nakış adeta vazifesini tamamlamış gibi ahşapta, çinide, duvarda yerini nizamla almakta, üslûplarıyla da kendi devrinin sözcülüğünü yapmaktadır.
Ferman ve Beratlarda Tabii Çiçekler

Kerime Yıldız

Osmanlı Devleti’nde yapılması gereken bir iş, ifâ edilmesi gereken bir vazife için verilen yazılı emirlere ferman denir. Berat ise bir vazife tevcihi için verilen belgelerdir. Beratlarda, fermanlardan farklı olarak dua cümlesi ve nişan kısmı bulunur.
Bayat Kilimlerinin Çiçekten Dili

Murat Öztabak

Orta Asya, İran, Anadolu ve Kafkaslarda hayvancılıkla uğraşan konar-göçerler, uzun seyahatlerinde; kötü hava koşullarından korunmak maksadıyla keçi yününü kullandılar. Sonraları, konar-göçer hayatın vazgeçilmezlerinin başında gelen çadırların toprak zeminlerinden dolayı oluşan rutubeti engelleyebilmek için, keçi tüyünden ördükleri ve “kilim” adını verdikleri bu dokumalarla çadır zeminlerini kapladılar. “Kilim”, dokuma yaygıların bir türüne verilen isim olarak tanımlanmakla birlikte bilinen en eski dokuma
Oyaların Söylediği

Gülin Şenyuva

Zaman içinde gittikçe hızlanan hayat, pek çok şeyi olduğu gibi iletişimi de sıradanlaştırdı. Bir yanda küçük sarı suratlardan hangisinin duygularını daha iyi anlatacağına karar verip parmağının ucuyla üstüne dokunarak hissiyatını resmeden çağımız insanı, bir yanda üzüntüsünü, sevincini, derdini, gizli sevdasını ince ince, renk renk oyalara işleyen geçmiş zaman insanı… Şimdi ne ifade ettiklerini bilmeseler de sadece güzellikleriyle bile geçmişte olduğu
Çeşme Başında Çiçekler

Mehmet Yılmaz

Farsça’da “göz” anlamındaki çeşm’den geldiği çeşme kelimesine dair umumiyetle kabul edilen bir bilgidir. Su çıkan kaynak, pınar ve gözlere çeşm denilmesi, bu suların akıtıldığı küçük yapılara çeşme adının verilmesine sebep olmuştur. Nitekim bahçe ve bostan kuyuları yer altı sularından beslendiği takdirde bunlara su sağlayan deliklere de bugün göz denilir. Ancak çeşme yerine bazen Arapça’da yine “göz” anlamına gelen ayn kelimesi ile Arapça sikaye kelimesi de kullanılmıştır.
Osmanlı Mezar Taşlarında Süsleme Unsurları

Süleyman Berk

Mezar taşı kitâbelerinde üç önemli özellik, sanat göze çarpmaktadır. İnce taş işçiliği, yazı sanatı ve mezar taşlarında bulunan dinî ve edebî ifadeler… Yapı olarak mezar taşları birbirlerine benzer özellikler göstermektedir. Ana farklılık erkek ve hanım mezar taşı kitâbelerinde görülür. Erkek mezar taşlarında ölünün statüsüne göre bir başlık bulunmasına karşın, kadın mezar taşlarında çiçek motifleri başlık olarak yer alır.
Kayapa Köyü Camii Çiçek ve Ağaç Resimleri

Mehmet Bilgin

Kayapa Köyü günümüzde, Bursa’nın Büyükorhan ilçesine bağlı bir mahalledir. Bursa’ya doksaniki km., Büyükorhan ilçesine yedi km. mesafede olan Kayapa’daki evlerin çoğu terkedilmiş bir görünümde ve burada yaşlılardan oluşan çok az insan yaşıyor. Genç ve çalışabilen nüfusun, ekonomik ve sosyal nedenlerle büyük şehirlere göçmüş olduğu Kayapa gibi köyler, bölgede hayalet köy olarak nitelendiriliyor.
Kalkandelen Alaca Camii’nin Eşsiz Duvarları

Kemal Kaya

Alaca Camii (Makedonca: Шарена Џамија / Şarena Camiya; Arnavutça: Xhamia e Pashës), Makedonya Cumhuriyeti’nin başkent Üsküp ve Manastır’dan sonra üçüncü büyük şehri olan Kalkandelen şehrini boydan boya bölen ana cadde üzerinde yer alan ve neredeyse bütün Balkanlar’da eşi benzeri olmayan bir cami. Cami aynı zamanda “Boyalı Cami” olarak da biliniyor.
Atik Valide Camii Sır Olmuş Nakkaşların Sırlı Nakışları

Zehra Çekin

Tahta geçmeden yirmi yıl önce II. Selim, oğlu Murad’ı doğuran çok sevdiği karısı Nurbânû Vâlide Sultan için Üsküdar’da bir külliye yaptırmaya karar verir: “Ferzend-i ercümend oğlum Murad tâle bekauhu vâlidesi seyyidetül mühaddarat ilâ ahirihi damet ismetühâ canibinden Üsküdar’da bina olunacak…”
Hayat Ağacı Kaderi Belirleyen Sınav

Süleyman Faruk Göncüoğlu

Söylenceye göre “Hayat Ağacı” ilk insan Âdem (a.s) kadar eskidir. Bu dünya ile öteki âlem arasında bağlantıyı kuran bir semboldür. İnsanın kaderini belirleyen bir sınavdır. Onun bu imtihana kapı aralayan tavrı, yeryüzünün hemen her coğrafyasına yayılmış insanoğlu için kutsal addedilmiştir. Hayat Ağacı, Tanrı fikriyle özdeş hâle gelmiş ve bereketin, şifanın, yaşamın, ölümün, hüznün ve mutluluğun gösterildiği bir işaret olmuştur.
Modern Mimaride Bitki Çizimleri

Emre Berber

Zeytinburnu’nun tam orta noktasında, belediyeye ait bütün hizmet birimlerinin yer aldığı, modern belediyeciliği simgeleyen, çağdaş mimarînin geleneksel motifler ile birleştirildiği bir yapı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı binası. Binada doğal taş, cam ve çelik birarada kullanılmış. Saçaklarının genişliği ve payanda ikonu ile geleneksel ve modern mimarînin örneklerini barındırıyor. Alanın zemin yapısından kaynaklanan geometrik form ve girişi simgeleyen orta aks, aynı zamanda oluşturduğu iç mekân algısı ile görsel zenginliği üst noktaya taşıyor. Yapıya ulaşımı sağlayan büyük platform da meydan olarak kurgulanmış
Halûk Perk Koleksiyonu'ndan Çiçek Resimleri

Halûk Perk

Gül Açan Şiirler

Mehmet Bilgin Arşivi

Hakikat arayışı aynı zamanda güzellik arayışıdır. Çünkü hakikat, güzellik olarak da tanımlanagelmiştir. Güzellik ve hakikat, görmek ve bilmek isteyenler için, kendisini somut ve soyut olarak gösterme konusunda cömert davranmıştır. Gül; güzellik ve zerafetini gösterirken, aynı zamanda insanlık tarihi boyunca hakikat için ilham olan sembollerin handiyse başında gelir. Ana toprak gülle gülümser göğe, yere, görebilene ve tüm analık ettiklerine. Renkten renge girerek renklere can kattığı gibi kokusuyla da coşkusunu katar

Kültür Vadisi Projesi Ödül Yolunda

Merve Sağlık

Tarih boyunca Istanbul’un sınırları surlar ile çizilmiştir. Roma döneminde başlayan etrafı surlarla çevrili şehir geleneği uzun yüzyıllar Osmanlı döneminde de devam etmiştir. Roma’da surların dışında azizlerin yaşadığı küçük ayazmaların olduğu manastır ve onun etrafında çok küçük ölçekte yerleşimlerin oluştuğunu da görmekteyiz. Surların etrafı bu küçük yerleşimlerin varlığına tanıklık ederken, zaman içerisinde gelişen yerleşmeler bu çok küçük ölçekli köylerin etrafında teşekkül edecektir.
Türk Mûsîkisi Tarihinde Yenikapı Mevlevîhânesi

Rûhî Ayangil

Günümüzde, E-5 Karayolu üzerinden Topkapı surları istikametinde Istanbul’a girerken sur dışında, sağ cenahtaki arazi üzerinde, dikkatli bakıldığında, mütevâzı ölçekte mescid, türbe, kabristan ve eski eser hükmünde bazı tarihî binalar, oluşumlar göze çarpar. Bu alan ve bu yapılanmalar, gerek tasavvuf vâdisinde, gerekse kültür-sanat tarihimizde eşi emsâli zor bulunur mânevî güzelliklerin tecellîgâhı, mücessem halleri olarak insanları uzaktan selâmlar. Burası âdetâ sur kapısından Istanbul’a, tarihî yarımadaya girmeden önce, bir mânevî arınma alanı olarak rûhları, gönülleri, dimağları sağaltan, ferahlatan bir te’sîre mâliktir. Tramvay ve metrobüs hattındaki Topkapı
Yeni Şehirler Kurmak Ufkî Şehir

Şevket Ercan Kızılay

Bugün itibariyle içerisinde yer aldığımız neoliberal kent düzeninde kentlerin büyük bir saldırı altında olduğunu tespit etmek gerekiyor. Insanlık tarihi içeraisinden süzülerek günümüze ulaşan ve büyük bir medeniyet birikimini ifade eden kent (Mumford, 2007) çözülmekte. Kentler parçalanıyor ve birbirinden kopuk adacıklara bölünüyor. Plansız ve kontrolsüz bir şekilde kent sürekli olarak büyüme eğiliminde. Böyle bir düzen kentlerin sürdürülebilirliğini riske atıyor. Kenti oluşturan özelliklerden biri olan kamu

“Geometrik Desenler İsmi Meçhul Ustaların Eseri.”

Serap Ekizler Sönmez

Serap Ekizler Sönmez, hakkında çok az şey yazılmış olan geometrik desenler üzerine çalışıyor. Kimya alanındaki çalışmalarını bırakarak, aralarında bağlar kurduğu sanat alanlarına geçtikten sonra yaptığı çizimler ve çalışmalarla literatürdeki eksiklikleri kapatmaya gayret ediyor. Yazdığı kitapların yanı sıra dersler veriyor ve atölyeler düzenliyor. İslâm mimarîsindeki yüksek estetiğin kaynakları hakkında Sönmez’le yaptığımız söyleşi, Eskiz Defterimden Osmanlı Mimarisi kitabının yerleştiği zemini ve detayları daha net görme imkânı sağlıyor.
Murat AYDIN: “Zeytinburnu, Fotoğrafik Olarak Çok Zengin Bir Mekân”

Röportaj

Murat Aydın, 39 ilçeli İstanbul’un en iddialı belediye başkanları arasında. Çalışkanlığı ile İstanbul’un olumsuz yüklerini sırtlanmış bir ilçede gidişatı tersine çeviren, sürpriz işler çıkartan bir performans gösteriyor. Bir belediye bürokratı ve siyasetçisi olarak fotoğraf sanatına olan ilgisi, çalışmalarında bir sanatçı duyarlılığının ortaya çıkmasını sağlıyor. Zeytinburnu belki de bunun için kültür sanat alanlarında İstanbul’un en sağlam
Abdülbaki Paşa Darülkurrası Nağmedâr

Murat Öztabak

ürklerin İstanbul’u fethiyle birlikte, süregelen yıllarda, irfan ırmağının en önemli temsilcileri bu kadim şehre misafir olmuş ve yaşadıkları muhitlerin çehresini değiştirmişlerdir. Tarihî yarımadayı batıdan çevreleyen surların hemen dışında, Yeni Mevlevîhâne Kapısı önünde de Anadolu irfanının en büyük simgelerinden Halvetî tarikatı şeyhi “Merkez Efendi” lâkaplı, Şeyh Musa Musliheddin Efendi’nin kabr-i şerîfi ve külliyesi bulunmaktadır. Merkez Efendi Külliyesi
Lâlenin Avustralya Serüveni

Hilkat Özgün

Her yıl eylül ayında Avustralya’nın Melbourne şehrinde düzenlenen Lâle Festivali, renk cümbüşüyle görenleri büyülüyor. Avustralya’da yaşayan Türk soydaşlarımız lâlesine kavuşmanın büyük gururunu yaşıyor.
Bir Turgut Cansever Mirası Merkezefendi Şehir Kütüphanesi

Murat Öztabak

Doğu Roma’nın Avrupa’ya açılan kapısı, Istanbul’un en kadim semtlerinden biri, Mese yolunun üzerinde, aziz Istanbul’un koruyucusu surların hemen ötesinde bir semt Zeytinburnu. Istanbul’un manevî büyüklerinden, Merkez Efendi Hazretleri’nin irşadına ev sahipliği yapmış bir mekân burası. Osmanlı şehr-i Istanbul’unda zanaatkârlığın, Cumhuriyet’in ilk yılları ile birlikte de sanayinin en önemli beldesi hüviyetinde olan bu kadim semt, kendisine
...ve Zeytine And Olsun

Feyza Rumeysa Altındal

Suların ötesinden haber getirmek için havalanıp uçtuğu Nuh’un gemisine gagasında bir zeytin dalı taşıyarak geri dönen güvercinin getirdiği tek haber, tufanın bitip suların çekildiği değildi. Gagasında taşıdığı bir diğer haber, geminin dışında kalan her şeyin helâk olduğu tufandan, capcanlı kurtulan bir şeyin olduğuydu: zeytin ağacı. Muhtemelen zeytin ağacının Mısır’dan Yunan’a, Asya’dan Anadolu’ya kadar bütün kültürlerde, efsane ve mitolojilerde
Arkeoloji Müzesi'nde Açan Çiçekler

Candan Nemlioğlu

Dört yazma eserde lâle, nergis, gül, karanfil, siklamen, şakayık ve sümbül gibi özel ilgi duyulan çiçeklerin tasvirleri de yapılmıştır. XVIII. yüzyılda Osmanlı saray ileri gelenleri –şeyhülislâmlar, sadrazamlar, vezîriâzamlar vd. ile halk bu çiçeklere ayrı bir ilgi göstermiş, hatta kendi isimlerini verdikleri özel çiçekler yetiştirmişlerdir. Bu özel ve özenli ilginin neticesi de o devrin çiçeklerinin bugün hâlâ sayfalar üzerinde solmadan bütün güzellikleri ve tazelikleriyle durmalarıdır.
Ajanda

M. Fatih Kutan

2017’nin en önemli sergilerinden biri Pera Müzesi’nde mayıs ayında son buldu. “Bir Bosna Alegorisi” sergisinde yer alan Mersad Berber eserleri, Balkanlar’ı dikkatle takip edenler için eşsiz bir görsel anlatıydı.