
Britanya Adaları; İngiltere, İrlanda, Man Adası, Hebrids, Shetlands, Orkneys, Manş Adaları ve yaklaşık altı bin daha küçük adadan oluşur. Siyasi olarak bu adalar şu anda Birleşik Krallık (İngiltere, İskoçya, Galler, Kuzey İrlanda) ve İrlanda Cumhuriyeti arasında taksim edilmiştir.
Tarihin penceresinden bakıldığında Britanya Adaları, Roma ve Viking dönemlerinden beri güney ve doğudan istila ve göç dalgalarına maruz kalmış; bu istilalar, bölgeye daha önceden yerleşmiş olanları kuzeye ve batıya doğru göçe mecbur etmişti. Günümüzde kuzeyin ve batının en uç noktalarında eski diller (Kelt) hâlâ konuşulmakta ve eski şarkı, dans ve folklor biçimleri korunmaktadır. Normanlar 1066’da Fransa’dan gelip ülkeyi işgal ettiğinde İngiltere, Galler, İskoçya ve İrlanda’da farklı siyasi gruplaşmalar ortaya çıktı. Farklılıklardan oluşan bu düzen, Birleşik Krallık ve İrlanda Cumhuriyetinde hâlen devam etmektedir.
Britanya Adaları o zamandan beri etrafını kuşatan denizlerin dört bir yanından gelen kültürel ve müzikal etkilere açık olmuştur. Romalıların ve Vikinglerin müzikleri hakkında bildiklerimiz, diğerlerine nispeten az… Normanların istilası ve bölgeye kalıcı olarak yerleşmeleri ile birlikte Britanya Adaları, Fransızca konuşan dünyanın bir parçası hâline gelmişti. Dili, sanatı ve mutfak kültürü gibi kilise ve Saray müziği de adaların yeni misafirleriydi. İstilayı takip eden yüzyıllarda İngiliz ve Fransız kültürleri birbiriyle yakınlaştı. İngiliz halk şarkılarının bilinen ilk ve nadir bir örneği, 1261-1264 yılları arasında notaya alınan bir polifonik rota (round)1 olan Sumer is icumin in’dir.2 15. yüzyılın başlarına ait olan ve Old Hall Manuscript adıyla bilinen elyazması eser, İngiliz polifonik kilise müziği geleneği hakkında belirgin bilgiler içeren ilk eserdir. İngiliz müzik kültürünün Fransızlardan ayrı bir kültür olarak ortaya konması, ilk olarak Tudor Hanedanlığı döneminde mümkün olabildi. Ulusal bir Latince polifonik kilise müziği ekolü, 16. yüzyılda John Sheppard, Thomas Tallis, William Byrd ve Thomas Weelkes gibi isimlerle birlikte oluşmaya başladı. Kral VIII. Henry3 tarafından gerçekleştirilen din reformu, kilisenin gücünü zayıflatmakla kalmamış, aynı zamanda ibadet dilinin İngilizce olması şartını da getirmişti. Bu, Britanya Adalarının birçok bölgesinde, özellikle Cornwall, İrlanda ve İskoçya’da tepkiyle karşılandı. Ana katedraller ve bazı üniversitelerde (Oxford ve Cambridge gibi) İngilizce cümlelerden oluşan sözlere sahip yeni kilise müziği söylenmeye başladı. Besteciler, sanatlarını yeni duruma göre şekillendirdi. Bu arada, sofistike, edebî bir İngilizce şarkı geleneği (örneğin, John Dowland’in lavta ile söylediği şarkılar) Sarayın duvarlarında yankılanıyordu. Bu durum, 1649’da Kral I. Charles’ın idam edilmesi ve Calvinist ilkelere dayalı bir Cumhuriyetin kurulmasıyla sona eren İngiliz İç Savaşına kadar devam etti. Müzik, kilisede ve hemen her yerde yasaklandı. Bu dönemde inşa edilen kiliselere, tıpkı bugün İngiliz-İskoç sınırındaki Berwick-upon-Tweed’de olduğu gibi –eğer yoksa- sadece çan kuleleri için izin verildi.




NOTLAR
1 Çevirenin notu: Bir turda en az üç sesin aynı melodiyi söylediği, ancak bu üç sesin şarkıya farklı zamanlarda girmesiyle oluşan çok sesli bir müzik formu.
2 Çevirenin notu: Ortaçağ İngilizcesi, Wessex lehçesi ile yazılmış bir halk şarkısıdır. Türkçeye “Yaz geldi, yaza kavuştuk” diye tercüme edilebilir.
3 Çevirenin notu: Anglikan Kilisesinin kurucusu kabul edilen ve ülkeyi 1509-1547 yılları arasında yönetmiş olan İngiliz Kralı. İngiltere’de büyük bir dönüşüm yapmış olan Kraliçe I. Elizabeth’in babasıdır.