Berlin Duvarı nedeniyle, Berlin’de farklı derecelerde soylulaştırma görüyoruz. Batı Berlin’in bâzı kısımlarında soylulaştırma yıllar önce başladı, Doğu Berlin’in kimi mahallelerindeyse bu süreç hâlâ oldukça hareketli. 30 yıla yakın bir süredir soylulaştırma süreçlerini inceliyorsunuz. Böyle bir kent dinamiğinin genel prensiplerini nasıl târif edersiniz?
“Toplumsal istikrar” yaratabilmek adına dezavantajlı mahallelerde yeni kentsel stratejiler olarak küçük ölçekli müdâhalelerin gittikçe artan bir uygulama olduğunu fark ediyoruz. Bu uygulamaların yöntemlerinden birisi sanatçılara, tasarımcılara ve diğer yaratıcı meslek sâhiplerine geçici ama uygun ticârî alan (Gewerberaum) teklif ederek hedef bölgeye yerleşmelerini desteklemek. Bu tür stratejiler sizce soylulaştırma bağlamına nasıl giriyor?
Nord-Neukölln’de gittikçe artan sayıda öğrencinin buraya taşınmasına, emlak sözleşmelerindeki iyileşmelere ve artan kirâ fiyatlarına şâhit olduk. Hiçbir şey yapılmadıysa bile, soylulaştırmanın getirdiği bu tür dinamiklerle ilgili tartışmalar, (soylulaştırıcıların ve öncülerin yaşam tarzlarına de hiç uymayan) bu mahallelerin kötü imajlara sâhip oldukları argümanıyla görmezden gelindi. Soylulaştırmak için sosyal yapısı “çok kötü” olan bir mahalle örneği aklınıza geliyor mu?
Akademik tartışmalardan soylulaştırma sürecinin “doğru” açıklamasıyla ilgili anlaşmazlığın olduğunu biliyoruz. Çalışmaların birçoğu soylulaştırmayı değişen yaşam tarzının oryantasyonu, değişen demografik yapılar ve iş koşullarıyla (talep yanlı açıklama) açıklamaya çalıştılar. Sizse, iktisâdî bir açıklama (arz yanlı açıklama) üzerinde ağırlıkla durdunuz ve hâlâ duruyorsunuz. Bugün talep yanlı ve arz yanlı açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Soylulaştırma daha çok bir yuppie sorunu mu yoksa bölgesel mülkiyet sorunu mu?
Mahalle mücâdelelerinde, soylulaştırmanın iktisâdî perspektifinin getirdiği olası sonuçlar nelerdir? Soylulaştırma karşıtı girişimlerin merkezî çatışmaları nelerdir ve ne tür bir koalisyon mümkün ve gereklidir?
- Yuppie: 80’lerde ortaya çıkan bir terimdir. Young Urban Professionals’ın [Şehirli Genç Profesyoneller] kısaltmasıdır. Daha çok üniversiteden mezun olup belki yüksek lisansını da yapıp iyi maaşlı bir işte –genellikle plazalarda- çalışmaya başlayıp harcamaları ve bu harcamaları gösterme konusunda mütevâzı olmayan, sosyal statülerini korumak ve mümkünse daha da yükseltmek isteyen, hırslı, gösterişli kişiler için kullanılır. (ç.n.)
- 1940’lı yıllarda ortaya çıktıktan sonra bir dönem popülerliğini korumuş, 2000’li yıllarda ise yeniden yavaş yavaş ilgi odağı olmaya başlayan bir akım. Beat Kuşağı’nın önemli isimlerinden Jack Keruoac, hipsterın 1940’lardaki kullanımıyla, caz, özellikle de modern caz severlere verilen isim olduğunu söylüyor. Hipsterlar, giyim tarzı, argo kullanımı, rahat tavırları, uyuşturucu kullanımı ve kasten sefil yaşamak gibi caz müzisyenlerinin yaşam şeklini her şeyiyle benimseyen kişilerdir. Keruoac, ilk hipsterların dönemin şehirli siyahlarının yaşam tarzını benimseyen genç beyazlar olduğunu, daha sonraları gelen hipsterların ise işin aslını bilmeden kendilerinden öncekileri taklit ettiklerini yazar. (ç.n.)
Neil Smith