Müzehhib Kara Memi’nin sanatımıza armağan ettiği ve XVI. yüzyıl tezyînatının bir sembolü olan natüralist üslûbu yansıtan elyazması eserlerin en başında Kanunî Sultan Süleyman’ın dîvânları gelmektedir. Büyük devlet adamı, “şair padişah” Kanunî’nin “Muhibbî” mahlasıyla kaleme aldığı üçbine yakın şiiri, Muhibbî Dîvânı olarak bir araya toplanmıştır. Bu sanatkârın iki imzasını taşıyan 973 H. / 1565 tarihli Muhibbî Dîvânı (İstanbul Üniversite Küt. T. 5467), onu Türk sanat dünyasına tanıtan en önemli eserlerinin başında gelmektedir. Kara Memi’nin tespit olunan diğer iki imzası yine Muhibbî Dîvânları içindedir. Bu eserler, Nuruosmaniye Kütüphanesi No. 3873’de kayıtlı Dîvân ile, Dîvân-ı Sâlis/ Hâlid kaydıyla Hamburg’da Museum für Kunst und Gewerbe’de bulunan 961 H. / 1554 tarihli bir nüshadır.
Süslemeler arasında en sık rastlanan çiçek türlerinden biri lâledir. Yirmiden fazla çeşidini tespit edebildiğimiz bu zarif çiçek, tabiattaki şekliyle tasvir olunması yanında, stilize formları ile de geleneksel motiflerin içinde çok kullanılmıştır.
Dîvânlardaki gazel başlıkları ile koltuk içlerine simetrik veya serbest biçimde yerleştirilmiş süslemeler, klasik tezhip motifleri ile tabii üslûpta yapılmış çiçek örnekleri sergilemektedir. Bunlar arasında yalın, hurde, sarılma rûmîler, hatâîler ve çin bulutları ile derlenmiş kompozisyonlar, minyatür boyutlu şemse ve salbekler, çintemânîler, hançer yapraklar sayılamayacak derecede çok ve çeşitlidir. Tabiattaki örneklerine çok yakın çiçek tasvirleri arasında ise, altın veya yeşil yapraklı katmerli/yalınkat kırmızı, pembe güller ile goncaları, yabani güller, altın saplı mavi ve mor sümbüller, karanfil, lâle, menekşe, mine, hatmi, ayn-ı sefa, peygamber düğmesi, süsen, anemon (Manisa lâlesi), tomurcuklu kır çiçekleri, haşhaş veya nar çiçeği sayılabilir. Çiçekli bahar ağaçları, etraflarına bahar dalları ve asma yaprakları dolanmış serviler, yaprak ve ot kümeleri de rastlanan diğer bitki türlerindendir.