Ovnicek konuyla ilgili şunu diyor, “Sezgisel olarak yükü taşıyan unsurun toynak duvarı olması her zaman mantıklı gelmiştir. Dolayısıyla bu kanı, bizim eski usûl nallama yöntemlerinde takılıp kalmamıza neden olmuştur.”
Yaklaşımın dayanağı
Bowker aynı zamanda “ayak yerle temas edince topuktaki elastik lif pedi (parmak yastığı) sarsıntının çoğunu emdiği için kan dolaşımı zorlanır” görüşünün doğru olmadığını keşfetti. Toynak, yerle temâsı esnâsında genişliyor ve kanı kemiğin altından toplayıp toynağın arka kısmına çeken bir vakum oluşturuyordu: “Kan, toynak zarındaki kılcal damarlarda dolaştıkça, zemîne uygulanan etkiyle enerji dağılır. Ayağın arka kısmının –ilik dâhil olmak üzere- yerle ilk temastaki güç ve ağırlığı daha fazla taşıması için toynakları kırpmalıyız.”
Sorun, tabiî ki geleneksel nallama işleminin toynağın genişlemesine ve kasılmasına engel olmasıyla, aynı zamanda iliği ve topuğu yerden kesmesiyle ilgiliydi. Bowker, toynağa nal çakmak ile yalın taban arasındaki farkı, çalışırken yüksek topuklu ayakkabı giymekle spor ayakkabısı giymek arasındaki farka benzetiyor: “At nalı darbelerin emilmesini sağlayan yüzeyi aşırı bir şekilde küçültmektedir. Böylelikle yalın tabanlı olan bir at zıplaması sonucu diyelim ki m2 başına 1000 pound ağırlığa mâruz kalıyorsa, geleneksel bir nalda bu sayı m2 başına 2000 pounda denk gelmektedir (ed. 1 pound = 453.5 gr).”
Hareket hâlinde yalın taban
Doğal Atbakımı Pratiklerini Geliştirme Derneği (AANHCP)’nde eğitmen ve klinisyen olan Ramey, aynı zamanda dünyânın en deneyimli yalın taban pratisyenlerinden biri. İlk olarak 1998’de yalın tabanın potansiyel avantajlarını keşfetti. Nallarını söktüğü 20 atlık bir sürüyü gözlemledi ve şaşırtıcı sonuçlar elde etti: “Bunların çoğu, 30’unu devirmiş kısırlaştırılmış yaşlı atlardan oluşuyordu. Kayalık bir yerde günlük ortalama 20 milden fazla yürüyüş yapan bu atlarda asıl ilgimi çeken şey, beygirlerin dayanıklılıkların artması, eklemlerde çatırtı ve gıcırdamanın azalmasıydı. Ayrıca sakatlananlar listesine aldıklarımın sayısında da azalma görülüyordu.”
Ramey, Bowker’ın bulgularına işâret ederek şöyle diyor: “Yalın taban öyle etkili bir kan pompalayıcı ki atın kalbi fazla çalışmak zorunda kalmıyor. Dayanıklılık sürüşü yapanlar bunu bildikleri için çoğu nal yerine bot kullanıyor. Atları daha çabuk toparlıyor.”
Ramey, bunu, çelik bir tekerlekle lastik bir tekerlek arasındaki farka benzetiyor: “Atların, yaşlandıkça eklem veya sırt sorunları yaşamaları normal karşılanıyor, ancak bu ağrıların çoğu nalların toynakta yarattığı baskıdan kaynaklanmaktadır.”
Doğal taban, doğal at
Çeviri: HARUN FURKAN DURSUN