Her il ve bölgenin oyası kendine has özellikler içerir. Bazen renk, büyüklük, bazen de bir sıradışı motif o yörenin imzası olur. Botanik bahçesi oluşturur gibi çalışan, oyalarıyla bu bahçenin çiçeklerini, gönülden, düğümlere aktararak yapan tasarımcılarımız var. Çok marifetli bölgelerimizden Kütahya’nın zembil oyası, zor ve emek isteyen bir oya olduğundan kayınvalideye verilen yazmanın kenarındadır. Kayınvalide tarafından geline hediye edilen gelinparmağı oyalı yazma memnuniyet ifadesinin yanında “Gelinimin on parmağında on marifet ve hüner var” demektir.
Badem çiçeği oyalı yazma takan sözlü genç kız, bu oyayla evliliğinin onaylandığını ilan eder. Tarsus’un marifetli ellerinde, kütüle denen meşakkatli bir oya yapılır. Kütüle adındaki bu çiçek oyasını, gelin eltiye verir ki “Aramız çiçek gibi olsun.” demektir. Aynı mânâyı içeren Kütahya’nın çilek oyası da gelinin görümceye aramız mis kokulu şekerli olsun diye armağan ettiği bir oyadır. Erik çiçeği mutlu gelinin yazmasının oyasıdır. Gelin kendi annesini ilk görmeğe gittiğinde bu yazmayı takar ki annesinin içi rahat etsin, gittiği yeni yuvasında gönlünün hoş olduğunu, varlığının hoş karşılandığını bilsin diye. Kocası tarafından iyi davranılmayan huzursuz bir ortamdaki gelinin yazmasının oyası ise kıllı kurt oyasıdır. Bu oya bir nevi gelin kızın imdat çağrısı sayılabilir.