Z Dergi Mobil Uygulamasını
ÜCRETSİZ HEMEN İNDİRİN!

Mobil Websitesine Devam Et >>

Atlarda Akıtma Seki ve Donlar
M. Tekin Koçkar

Yazı Boyutu: a a a
Okuma Modu

Atlarda Akıtma Seki ve Donlar
M. Tekin Koçkar

https://www.zdergisi.istanbul/makale/atlarda-akitma-seki-ve-donlar-256

Atların baş ve bacak-larında görünen beyaz lekelere “nişâne” denir. Bu beyaz lekeler kısmî kıl ağarmaları olarak vücutta bulunurlar. Nişâneler iki çeşittir. Başta görülenlerine “akıtma”, bacakta görülenlerine “seki” adı verilir.

Akıtmalar

Bu nişâneler çoğunlukla alın bölgesinde görülür. Diğer nişâne bölgeleri burun ucu ve dudak bölgesidir. Bu iki bölgede bâzen tek tek bâzen birlikte bâzen de biri diğerine bitişik, yan yana olarak görülebilirler.

Alın Bölgesindeki Akıtmalar

 
 

Alın bölgesinde bulunan az sayıdaki küçük ya da büyük ölçekli beyaz kıllardan oluşur. Beyazlık yuvarlak biçimde olursa “alında kartopu”, kenarları girintili çıkıntılı olursa “alında yıldız”, yıldız biçimli akıtmanın ortasında siyahlık bulunursa “halka biçimli yıldız”, beyaz leke ay biçiminde ise “alında ay”, yürek biçimindeyse “alında yürek”, ağartı dar ve uzunca bir çizgi hâlindeyse “alında akıtma”, bu çizgi ucu sivri kama biçimini andırıyorsa “alında kama”, ağartının içinde siyah küçük lekeler bulunuyorsa “alında beyaz benekli”, ağartının içinde kırmızı kıllar bulunuyorsa “alnı çilli beyaz” denir.

Burun Bölgesindeki Akıtmalar

Alından başlayarak burun bölgesinin yarısına kadar uzanan nişâne “yarım akıtma”, bütün burun bölgesince uzanırsa “tam akıtma” olarak adlandırılır. Bu nişâne türü dar, orta veya geniş bir çizgi hâlinde olabilir. Akıtma ortasından birkaç cm aralıkla iki parça hâlinde ise “kesik akıtma”, akıtmanın alt ucu üst dudaktan alt dudağa geçmişse “ağzı kilitli akıtma”, akıtma üzerindeki kıllar beyaz ve renkli olarak karışık hâlde ise “karışık akıtma”, siyah benekli hâlde ise “benekli akıtma”, kırmızı kıllardan oluşan lekeler bulunursa “çilli akıtma” denir. Nişâne geniş bir biçimde yanlara doğru yayılmışsa “yüzü güzel” olarak adlandırılır.

Burun ucu, burun delikleri ve dudaklara doğru görülen ağarmalara “abraş” denir. Abraş burun ucunda küçük ise “burun ucu abraş nişâne”, eğer bütün burun ucunu kaplamışsa “burun ucu abraş”, ağarma burun ucu dışında üst dudaktan alt dudağa doğru geçmişse “ağzı kilitli” denir (Yarkın, 1953). 

Şekiller

Seki adını alan ve bacaklarda görülen ağartılar, tırnağa bitişik biçimde başlar, diz üzerine kadar devam edebilir. Bu ağartılar yükseklik durumlarına göre adlandırılır.

 
 

“Arkada seki eseri” veya “ökçesi beyaz”  denilen seki, tırnağa bitişik olan kısmın yalnızca arkasında görülen küçük bir leke hâlinde bulunur. Bu tür atlarda çoğunlukla tırnağın arka kısmı da beyazımsıdır.

“Önde seki eseri”, ayağın tırnağa bitişik olan kısmının yalnızca ön tarafında görülen küçük bir lekedir. Bu atlarda çoğunlukla tırnağın ön kısmı beyazımsıdır.

“Yarı seki”, tırnağın üzerinden bukağılığın yarısına kadar uzanan bir ağartı şeklindedir.

“Tam seki”, tırnaktan başlayarak köstek oynağına kadar uzanan ağartıdır.

“Yüksek seki”, tırnaktan başlayan ağartının köstek oynağını birkaç cm geçmesiyle oluşur. 

“Çizme seki”, tırnaktan başlayan ağartının bileklere kadar uzanmasıyla oluşur.

“Yüksek seki”de ise tırnaktan başlayan ağarmalar bileklerin yukarı kısmına kadar uzanmıştır. Yükseklikleri dışında sekiler biçimsel olarak da adlandırılırlar. Sekilerde üst kenarlar girintili çıkıntılı, düzensiz olursa “düzensiz seki”, diş biçiminde düzenli olursa “dişli seki”, sekinin üstünde koyu renkli kıllardan oluşan lekeler bulunursa “benekli seki”, bu lekeler kırmızı renkte olursa “çilli seki”, seki üzerindeki beyaz kıllar renkli kıllarla karışık biçimde bulunuyorsa “karışık seki”, sekinin kenarları koyu ve beyaz kıllarla karışık biçimde çevrelenmiş ise “çevreli seki” denir (Yarkın, 1953).

Sekiler şekil ve yüksekliği ile birlikte de adlandırılabilir. Örneğin “düzensiz çizme seki”, “çevreli yarı seki”.

Donlar

Atın vücûdunda bulunan kılların rengine “don” adı verilir.

Donlar Nasıl Oluşur

At sâhipleri, özellikle de at yetiştiriciliği yapan kimseler için gen seleksiyonundan, genetiğin temel prensiplerinden anlamak; kromozom, gen, alel, genotip, fenotip, kalıtım, homozigot, heterozigot, baskın ve çekinik gen, aditif, loküs, epistatis, kalitatif ve kantitatif özellikler gibi terimlerin neleri ifâde ettiklerini bilmek önemlidir (ANR-1420, 2012).

Kromozom

Hücre çekirdeğinde bulunan genleri içeren çubuk şeklindeki yapı. Kromozomlar her hücrede, cinsiyet kromozomları (sperm ve yumurta) hâriç, çiftler hâlindedir. Atlarda 32 çift kromozom bulunur. Eşeklerde ise 31 çift kromozom vardır.

Gen

Kromozomun genetik kodu içeren küçük bir parçasıdır (DNA). Genler her kromozomda birer tâne olmak üzere çiftler hâlinde bulunur.

Alel

Belirli bir genin alternatif durumu. Bir kromozomda, sâbit bir pozisyonda bulunan bir gen, belirli bir geni ya da alellerinden birini içerir. Tekli olduğu gibi çoklu aleller de olması mümkündür. 

Genotip

Genetik özellik ya da bir bireyin genetik makyajı. A ve a alellinden çıkması mümkün genotipler, (AA), (Aa) ve (aa)’dır. Bu çiftlerin tamâmı aynı fenotipte olmayacaktır, çünkü çiftlerin farklı modları aktif olabilir. 

Fenotip

Kalıtımla oluşan dış görünüş. Bir hayvanın görülebilen ya da ölçülebilen karakteristikleri. Örneğin, rengi, doğum kilosu, hızı.

Kalitatif (Niteliksel) özellikler

Bir çift ya da bir kaç çift gen tarafından kontrol edilen özellikler. Niteliksel özellikler kolaylıkla belirgin kategorilere ayrılabilir ve çevresel etkenlerden fazla etkilenmezler. Bu yüzden bir hayvanın genotipini belirli bir kalitatif (niteleyici) özellik için tanımlamak kolaydır. Atlarda kalitatif özelliğe, kestâneye karşı siyah don örneği verilebilir. 

Kantitatif (Niceliksel) Özellikler

Süregelen bir dizi fenotipik çeşitlilik gösteren özellikler. Kantitatif özellikler genellikle bir çift genden daha fazlasıyla kontrol edilir ve yol durumu, eğitmen uzmanlığı ve beslenme gibi çevresel faktörlerden oldukça etkilenirler. Bu şartlar yüzünden, kantitatif (niceleyici) özellikler belirgin kategorilere ayrılamaz. Genellikle, sürülerin önemli ekonomik özellikleri kantitatiftir. Örneğin incik kemiği çevresi ve yarış hızı.

Kalıtım

Hayvanlar arasında kuşaktan kuşağa aktarılan genetik makyajın bir parçasının sebep olduğu bütün fenotipik farklılıkların (çeşitliliğin) bir bölümü.

 
 

Homozigot

Bir karakteri kontrol eden iki alel genin birbirinin aynı olan birey. Örneğin, al donlu at bu gen (ee) için homozigot çekinik iken, yağız (siyah) at geni (EE) için homozigot baskın olabilir.

Heterozigot

Belirli bir özellik için gen çiftinde, birbirinden farklı genler taşıyan birey. Örneğin, fenotipik olarak yağız bir atın siyah geni (Ee) heterozigot olabilir.

Baskın (Dominant) Gen

Bir çift kromozomdan sâdece biri tarafından taşındığında ortaya çıkan aleldir. Aleldeki her iki gen aynı olmasa bile organizmadaki fenotipi üreten gendir. Örneğin (e) çekinik olmasına rağmen al rengine karşı yağız renk (e) aleli baskındır. Baskın (e) alelinden bir kopyaya sâhip atlar, diğer genler tarafından renk değiştirilmediği sürece (ee) ya da (Ee) siyah olacaktır.

Çekinik (Resesif) Gen

Sâdece alelindeki genler birbirinin aynı olduğunda fenotip özelliğini üretebilen gendir. Sâdece baskın alel olmadığında ortaya çıkan aleldir. Örneğin siyaha karşı al renk için (e) aleli. Her iki kromozomunda da (e) aleli olan atlardaki gen çifti (ee), diğer genlerle değişikliğe uğramadığı sürece atın donu al olacaktır.

Aditif

Heterozigot fenotip gen iki homozigot fenotip arasında ortada kaldığında etkin olan gendir. Örneğin (aa) = ürün yok; (Aa) = ürün var; (AA) = ürünün 2 katı. Sürüdeki ekonomik açıdan önemli birçok özellik aditif gen çiftinden etkilenir.

Loküs

Kromozom üzerinde genin bulunduğu yer.

Epistasis

Bir loküsün, başka bir loküsün özelliğini maskelemesi ya da kontrol etmesi.

Birçok at rengi genellikle birkaç gen tarafından kontrol edilir ve fenotipik olarak kolayca tanımlanır. Atlarda unutulmaması gereken temel genetik anahtarı: bir at, tayının alacağı alelin sâdece bir genini sağlayabilir. Örneğin, atın temel rengi (EE) ya da (Ee) genotipiyle siyah olabilir ya da (ee) genotipiyle al olabilir. Homozigot yağız at (EE) yavruya sâdece bir (E) geni verebilir. Homozigot al at (ee) de yavruya bir (e) geni verebilir. Ancak heterozigot yağız at (Ee) bir (e) genini yavruya aktarabilir. Bu baskın gen hareketinin bir örneğidir. Yağız ya da al at elde etme şansını belirlemenin kolay yolu, ebeveynin her birinden gelebilecek genlerle bir Punnett tablosu yapmaktır (ANR-1420, 2012):

Çizelge 1. Kısrak ve aygırın homozigot yağız olması durumunda tayların donu.

Çizelge 1’de görüldüğü gibi, Mendel kânunlarına göre, homozigot yağız kısrak ve aygırdan gelen bütün taylar, anne ve babaları gibi homozigot yağız olarak dünyâya gelir. Kısrak homozigot yağız, aygır homozigot al ise siyah donu determine eden (E) geni, al donu yapan (e) genine baskın olduğu için, bütün taylar heterozigot yağız donda dünyâya gelir. Kısrağın homozigot al, aygırın homozigot yağız olması durumunda da bir değişiklik olmaz ve bütün taylar heterozigot yağız donda dünyâya gelir.

Çizelge 2. Kısrağın homozigot yağız, aygırın homozigot al olması durumunda tayların donu.

Çizelge 3. Kısrağın homozigot al, aygırın homozigot yağız olması durumunda tayların donu.

(Çizelge 2, 3). Bu üç farklı örnekte de görüldüğü gibi, taylar yağız olarak doğmaktadır. Birkaç karmaşık örnekleme yapmak gerekirse:

Çizelge 4. Kısrağın heterozigot yağız, aygırın homozigot al olması durumunda tayların donu.

Çizelge 5. Kısrağın ve aygırın heterozigot yağız olması durumunda tayların donu.

Ebeveynlerden birisinin, heterozigot baskın gene sâhip olması durumunda dünyâya gelen tayların %50’si heterozigot yağız, %50’si ise homozigot al don olur (Çizelge 4). Kısrağın ve aygırın her ikisinin de heterozigot yağız olması durumunda, en karmaşık durum ortaya çıkar (Çizelge 5). Bu çiftleştirme örneğinde, dünyâya gelen tayların %75’i yağız, %25’i al don olur. %75 yağız dona sâhip tayların %50’si heterozigot yağızdır. Yağız donu determine eden gen, al donu meydana getiren gen üzerine baskın olduğu için, %50 heterozigot genotipe sâhip taylar da dış görünüş (fenotipik) olarak yağız donda görünürler. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür (Yılmaz ve Ertuğrul, 2012).

En önemli sorun yağız temel renkli ebeveyn atın bu özellik için, homozigot mu, yoksa heterozigot mu olduğunun belirlenmesidir. Al donlu atların sâdece homozigot çekinik (ee) olduğu bilindiğine göre, bir yağız atla al atı test çiftleştirmesi yapmak yetiştiriciye siyah atın genotipi hakkında ipucu verecektir. Çiftleşmeler sonucunda al donlu tay oluşmazsa, yağız atın homozigot (EE) olduğuna dâir iknâ edici bir kanıt elde edilmiş demektir.

Eğer al donlu bir tay doğarsa, yağız atın heterozigot (Ee) olması gerektiği anlaşılır. Atın genomunu tespit etmek için bu eziyetli süreç, günümüzde artık kıl köklerinden alınan örneklere yapılan basit bir DNA testiyle çözülebilmektedir. Bâzı ırklarda yalnız yağız veya yalnız al atlar bulunur. Bu tür atlarda sâdece baskın alel seçilmektedir: Friesian, Cleveland Bay, Budyonnıy, ve Don atları gibi. Bâzılarında da sâdece çekinik aleller seçilir: Suffolk Punch ve Haflinger gibi.

Baskınlık

At ırkları arasında en az yağız don bulunur. Çünkü ana rengi sınırlayan ya da yanıltan başka genler vardır. Örneğin, birçok aleli olan (A, a+ ve a) doru (kızıl doru) geni (A), siyah rengi uçlarda (ayaklar, kulak uçları, yele ve kuyruk) ebeveyninden gelen doru geninin “dozuna” bağlı olarak sınırlar. Yağız bir at tamâmen siyah kalabilir (EEaa ya da Eeaa) ya da doru renkli ebeveynin en az birinden A geni alarak güçlü bir doru kayma, en az birinden a+ geni alarak zayıf bir doru kayma olabilir. Bunun nasıl olduğu ve doru genlerinin al ana rengiyle etkileşimde bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşmuş değildir.

Etki azaltan genlere bir başka örnek de genellikle stok tipi atlarda, ponylerde ve Norveç Fyord atlarında görülen boz (D) genidir. Bu genin homozigot baskın (DD) ya da heterozigot (Dd) kombinasyonu at siyahsa grullo (gövde kısmı duman renginde bacaklara doğru siyahlaşan don)’ya, at doruysa boza, at kestâneyse kızıl boza kaydırır. (D) geni, sırtta daha koyu çizgilere, bâzen de daha koyu omuzlara ve bacak şeritlerine yol açar.

Krem geni (ccr) de İzabel don atın rengini kaydırır. Bir dozun (Cccr) al renkle karışması Palomino (beyaz yele ve kuyruklu altın rengi at) ve güderi rengi ile sonuçlanır. Bir doz krem geni siyah ya da koyu kahve ata karışırsa fenotipik olarak at siyah ya da koyu kahveye benzer; ama bâzıları onu isli siyah olarak tanımlar. Her iki ebeveynden de birer ccr (iki doz, ccr ccr) katılması durumunda, kestâne rengini cremello (fildişi kıllar, pembe deri, mâvi göz)’ya ve doru rengi perlino (fildişi kıllar, pembe deri, mâvi göz ve daha koyu yele ve kuyruk)’ya kaydırır. Gümüş alaca geni (Z) de diğer renk genlerine etki eden (kaydıran) bir gendir: Yağız renkte koyu çikolata rengine, doruda gümüş yeleli doruya kaydırır, al renkte bir etkisi yoktur. Gümüş alaca geni olan atların benekli ya da alaca olması gerekmez ve bu gen çoğunlukla kayalık dağ atlarında ve Shetland ve İzlanda ponylerinde, nâdiren de Amerikan Quarter, Morgan ve Peruvian Pasolarda görülür.

Ana rengi değiştiren diğer genler, şampanya (Ch) ve inci (Prl) genleridir. Şampanya, her kıl rengini değiştirebilen (kaydıran) ya da ana renge etki eden baskın bir gendir. Şampanya siyah ana rengi kahveye, kahverengiyi altına kaydırır. Şampanya atların kehribar gözleri ve at yaşlandıkça daha koyu renkli pigmentli bölgelerden oluşan lavanta renkli derileri vardır. Şampanya etkisi Tennessee Walking atlarında, Missouri Fox Trotterlarda, Falabella gibi minyatür atlarda ve İspanyol Mustang atlarında yaygındır.

İnci geni nâdir etkili ve çekiniktir. Değişiklik yaratması için iki doz gen gerekir. Bir doz gen krem geniyle birleşmedikçe atın ana rengini değiştirmez. Bu durumda, kılların rengindeki kayma iki doz krem genindekine benzer (perlino, cremello). Ancak bu etkiyle at pseudo-cremello ya da pseudo-perlino olur. Renk benzer; ama farklı bir gen kombinasyonu oluşmuştur. İnci geni Andalusianlarda, Lusitanolarda, Amerikan Quarter atlarında ve Paintlerde bulunur. Amerikan Quarter ve Paint atlarında bu genden “Barlink faktörü” olarak da söz edilir.

Kıl rengi değişiminin bir başka formu da (G) olarak ifâde edilen “Kır” (Gri) genidir. Homozigot baskın (GG) ve heterozigot baskın (Gg) genlerin her ikisi de atın kıllarında yaşlandıkça artarak daha fazla beyazın oluşmasına yol açar. Kır atlar normal ya da neredeyse normal renkle doğar, yaşlandıkça beyazlarlar. Kır atların gözleri ve derileri koyu kalır. Çünkü kır geni baskın gen hareketidir ve ebeveynden en az birinin gri donlu olması gerekir. Kır, birçok ırktan atta görülür ve Lippizanlar, Andalusianlar gibi birçok cinste baskın renktir. Melanomas (deri tümörü) kır atlarda daha yaygındır. Dış görünüşü bozsa da tümörlerin çoğu iyi huyludur (ANR-1420, 2012). Gelişen gen bilimi sâyesinde bilim insanları tarafından birçok deneme yapılarak atların melezlenmelerinde çok sayıda don elde edilmiştir. Sponenberg, atlarda bu gen renklerini çok geniş bir biçimde açıklamaktadır (Sponenberg, 2009). Ancak bu incelemede yer alan at donları adlandırmalarının bir kısmı Türkçede yoktur. Bu da Türkiye’de yetiştirilen at ırklarında söz konusu donların bulunmayışından kaynaklanmaktadır. İbrahim Yarkın’a göre atlarda donlar “normal donlar”, “melaninli donlar” ve “kır donlar” olarak sınıflandırılmaktadır. Normal donun en belirleyici olanı al dondur. Diğer bir normal don ise İzabel olarak görülmektedir (Yarkın, 1953).

DON ÇEŞİTLERİ

Doru

Türkiye’deki at popülasyonu içinde kır donla birlikte en çok görülen dondur. Yağız ile al donun birleşimi olarak ifâde edilmektedir. Bu dondaki atlarda vücûdu örten kıllar al donda olduğu gibi kırmızı tonda olup kuyruk ve bacakların alt kısmındaki renkler koyu kahverengiden siyaha kadar değişkendir. Vücut kıllarının kabuk tabakasında toplanan kırmızı pigmentin yoğunluğuna göre çeşitli tonları bulunmaktadır. 

Açık doru Vücûdu örten kıllar donuk kırmızı renktedir.

Âdî doru En sık görülen doru dondur. Uzantılar dışında kalan vücut kılları tarçın ya da kırmızı-kahve renktedir. 

Kestâne doru Kahve ya da kestâne kabuğu renginin hâkim olduğu dondur.

Yanık kestâne doru Kestâne dorunun daha koyusu olup vücûdun birçok bölgesi siyaha yakın koyu renktedir. Konunun acemisi kişilerce loş ahırlarda veya kapalı havalarda yapılan incelemede “açık yağız” olarak adlandırılabilir. Güneş ışığında ve açık alanda yapılan incelemede, vücuttaki kahverengi-kırmızı kılların varlığı rahatlıkla görülebilir.

Al

Al donlu atlarda yele, kuyruk ve bacakların alt kısmı ile bütün vücûdu örten kıllar sarıya kaçan kırmızıdan koyu kırmızıya kadar değişik tonlarda bulunur. Bu donda melanin pigmenti bulunmaz. Bu nedenle al donlu atlarda yele, kuyruk ve bacaklarda koyu renk yoktur. Al donda vücûdun değişik kısımlarındaki örtücü kıllar açıklık ve koyuluk bakımından az çok değişiklik gösterebilir. Çoklukla da uzun koruyucu kıllar, örtücü kıllardan farklıdır. Al donlu atların tonları ise şunlardır:

Açık al Sarıya kaçan açık kırmızı dondur.

Altın al Açık al donun altın rengine kaçan sarımtırak parlak tonudur.

Âdî al Açık al dondan biraz daha koyudur. Çoğunlukla tarçın rengine benzemektedir.

Kiraz rengi al Al donun kiraz rengine benzeyen tonudur.

Akkanat al Vücut parlak kırmızı renkte, ama uzantılar beyaz veya mısır püskülü (lepiska) gibi sarı renktedir. 

Koyu al Al donun koyu kırmızıya kaçan tonudur.

Yanık al Kavruk kahveye benzemektedir.

Yağız

(E) geninin etkisi sebebiyle atın vücûdundaki bütün kıllarda koyu renk maddesi taşıyan melanin bulunur. Böylece atın donu yağız (siyah) görünür. Doru ve kula dona sâhip atlarda yele, kuyruk ve bacak gibi uzantılar vücut renginden farklı renktedir. Yağız donda ise uzantılar dâhil, bütün vücut siyah kıllarla kaplıdır. Yağız don at popülasyonlarında oldukça az görülür. 

Örneğin Arap atlarında yağız dona çok ender rastlanır, 100 attan ancak birkaçı yağız donlu olarak dünyâya gelir.

Yağız atların bâzı tonları şunlardır:

Kirli yağız Yele, kuyruk ve bacakların alt kısmındaki kıllar siyahtır. Vücûdu örten kıllar ise siyah renkten daha çok koyu mâvimsi bir rengi andırır. Güneş ışığında bu atların rengi koyu kül rengi gibi görünür.

Donuk yağız Kıllar koyu siyah olmasına rağmen mat bir görünüme sâhiptir.

Parlak (Kuzgunî) yağız Bu donda at çok nâdirdir ve parlak, koyu siyah kıllarla örtülmüştür (Yarkın, 1953; Yılmaz ve Ertuğrul, 2011).

Kır

Tayın doğumunda renkli olan kılların sonradan rengini kaybetmesiyle oluşan dondur. Kılların kabuk tabakalarında da pigment kalmadığından kıllar gümüşümsü beyaz bir renk alır. (G) geni, atın kıllarını henüz tay safhasında iken kırlaştırmaya başlar. Tay ilk tüyünü döktüğünde, yeniden uzayan kıllar ile kırlaşma başlamış olur. İlk kırlaşan bölge, göz çevresidir. Bir tayda G geninin var olup olmadığı, yâni o tayın ileriki yaşlarda kır bir ata dönüşüp dönüşmeyeceği, göz çevresindeki beyaz kılların varlığından anlaşılır. 

Göz bölgesinden sonra, atın vücûdunun alt bölgelerinden kırlaşma başlar. Bacakların alt kısımları, eğer seki varsa hemen onun üstü, karın bölgesi, kuyruk ucu gibi bölgelerde kırlaşma devam eder. Bu durum yaşlı insanlarda görülen kıl ağarmasına benzer. Ancak insanlardan farklı olarak kır atlarda yaşın ilerlemesiyle birlikte renksizleşme derecesi artar ve bütün hayâtı boyunca devam eder. Kır atlarda ırk ve cinslerine göre renksizleşme hızı değişkenlik gösterir. Bâzı ırklarda kırlaşma erken başlar ve dört beş yaşlarında tamamlanır. 

Bâzen at yaşlandığı zaman beyazlaşma oluşur. Kır atların görünümü beyaz olmakla birlikte derileri ve toynakları koyu renktedir. Kır don birçok at ırkında görülür. Arap, Orlov, İspanyol atlarında ise sıklıkla bulunur. Kır donlu atların çeşitleri şunlardır:

Demir kır Vücûdu örten beyaz kılların siyahımsı gri renkteki kıllarla karışık hâlde bulunması durumudur. Don, demir rengindedir.

Elma kır Vücuttaki kırlaşma bölgeleri elma büyüklüğündedir. 

Bakla kır Atın vücûdunda kırlaşma başladığı zaman, siyah renkli kıllar derideki ince kan damarlarının etrâfında bakla büyüklüğünde gruplaşmalar yapar.

Sinekli kır Atın donunda meydana gelen kırlaşma sürecinde, bakla kır aşamasından sonra renkli kılların meydana getirdiği benekler sinek ebâdında ufalır.

Karyağdı kır Beyaz kılların kümelenmesi atın üzerine kar yağmış görüntüsü oluşturur.

Beyaz kır Vücuttaki kılların çoğunluğunun beyaz olduğu don rengidir. Gri renk az da olsa sağrı, bacak ve baş bölgelerinde görülür.

Gül kır Vücuttaki seyrek doru ve al renklerin beyaz kıllarla örtülmesi sonucu oluşan ve pembeye çalan gül rengini andıran beyazımsı dondur.

Genellikle genç atlarda bulunur (Yarkın, 1953; Yılmaz ve Ertuğrul, 2012).

Ahreç

Doru dona sâhip atın kıllarının kırlaşmasına ahreç don denir. Kırmızı ve beyaz kıllar homojen biçimde bedeni örter. Atın bacaklarının uç kısımları, yelesi ve kuyruğu koyu renktedir. Çeşitleri şunlardır: 

Açık ahreç Beyaz kılları çoktur.

Âdî ahreç Beyaz ve kızıl kılları hemen hemen eşittir.

Koyu ahreç Kırmızı ve koyu renkli kıllar daha çoktur.

Kızıl ahreç Parlak kırmızı tonlu kılları çoktur.

İzabel

Vücûdu örten kıllar sarı rengin değişik tonlarında bulunur. Yele ve kuyruk kılları ise mısır püskülüne benzer ve vücut kıllarından daha açık renktedir. Bu don renginin meydana gelmesinin sebebi renk açma özelliği olan (C) genidir.

Bu genin baskın aleli olan (C) geninin renk açma özelliği yoktur. Yâni atın genotipinde (CC) genotipi bulunduğu takdirde, vücûdunda yerleşmiş renkte bir açılma olmaz. Fakat bu genin resesifi olan (Ccr) aleli, mevcut rengi bir ton açar. Al dona sâhip atın vücûdunu sarıya, uzantılardaki rengi ise daha fazla açarak neredeyse beyaza yakın mısır püskülü sarısına çevirir. (Ccr) geninin siyah renk üzerinde bir etkisi yoktur. Bu yüzden yağız, doru veya kula dondaki atların siyah bölgelerinin rengini açamaz.

İzabel dona sâhip atta eğer (Ccr) geninden iki tâne varsa, yâni homozigot çekinik (CcrCcr) ise atın rengi iki doz açık olur ve neredeyse beyaza yakın krem rengine döner. Bu dona sâhip atlar sıklıkla kır atlarla karıştırılır. Bu karışıklığı önlemenin en kolay yolu atın gözlerine bakmaktır. Homozigot (CcrCcr) genotipe sâhip Cremello dondaki bir atın gözleri buz mâvisi renktedir. Kır atın gözleri ise kahverengi olur (Yılmaz ve Ertuğrul, 2012).

Bâzı durumlarda İzabel don bir ton koyu olabilir. Bu durumda konunun acemisi kişiler tarafından sıklıkla “Akkanat al don” ile karıştırılır. Aslında birçok at uzmanı, al ile İzabel don arasındaki sınırı belirlemenin çok zor olduğunu ifâde etmektedir (Yarkın, 1953). İzabel donun tonları ise şunlardır:

Açık İzabel İzabel donun en açık renkte olanıdır. Albino renge çok yakındır. Vücûdundaki kıl örtüsü çok hafif sarımsı renktedir. Bâzı kaynaklarda “Ak İzabel” don olarak da değerlendirilmektedir

Normal İzabel İzabel rengin orta tonda olanıdır. Güneş ışığında saman renginden buğday rengine kadar değişik renklere bürünebilir. Bâzı kaynaklarda “altın” ya da “sarı İzabel” olarak da adlandırılmaktadır.

Kırmızı İzabel Koyu altın sarısıdır. Çoğunlukla mâdenî bir parlaklık gösterir. Yele ve kuyruk kılları beyazımsı veya kül rengindedir. Çok defa aynı rengin koyu tonunda benekli olurlar.

Koyu İzabel Açık kahveye yakın bir renk tonu vardır. Yele ve kuyruk kılları beyazımsı, açık renktedir.

İzabel donun bâzı tonları Türkçede “ak kanat” olarak geçer.

Kula

Bâzen renk açma özelliği olan (Ccr) geni, doru dona sâhip bir atta bulunabilir. Bu durumda (Ccr) geni uzantılardaki siyah rengi açamadığı hâlde, vücuttaki kırmızı-kahverengi tonları sarı renk tonuna kadar açarak atın kula dona sâhip olmasına neden olur. Bu tip dona “normal (âdî) kula” denir. Eğer (Ccr) geni homozigot (CcrCcr) olarak doru bir atta mevcutsa bu sefer rengin tonunu 2 misli açacağı için, atın donu “açık kula” tâbir edilen tona dönüşür. Genetik mekanizması tam olarak anlaşılamamakla birlikte, bâzı durumlarda kula atın vücut kıllarının dip kısımları sarı, uç kısımları siyaha yakın koyu renktedir. Bu dona “kurt kulası” adı verilir. Eğer kurt kulası bir atın vücut kılları kırkılırsa, uç kısımlardaki siyah parçalar uzaklaştırılmış olacağı için, at normal kula rengini alır (Yılmaz ve Ertuğrul, 2011, 2012).

Boz

(D) ve (d) basit baskın genlerle ifâde edilen en ilgi çekici seyreltilmiş yapılardan birisidir. Al dona sâhip atın uzantılar dâhil bütün vücûdunu beyaz kılların istîlâ etmesi ve atın kırmızı-beyaz karışımı görüntü almasıdır. Eğer beyaz kıllar kırmızı kıllardan fazla ise “açık boz”, eşit ise “âdî boz”, az ise “koyu boz” denir. Boz atların birçoğunda sırtta dorsal şerit bulunur. Bacaklar, başın bir kısmı, kulak içleri ve kuyruk kılları genellikle koyu renktedir. Bu don doğal ortamlarında vahşî hayatlarını sürdüren bâzı at ırklarında sıklıkla görülür. İyi bir kamuflaj rengidir. Fjord atlarında, Przewalski ve Tarpan atlarında daha çok görülür.

Şampanya

Renk açıcı baskın (Ch) geni tarafından elde edilir. Atın donu şampanya içkisine benzediği için bu isim verilmiştir. Şampanya donlu tayların derileri canlı pembe, gözleri buz mâvisidir. Göz rengi yaş ilerledikçe elâ rengine döner. Eğer şampanya geni yağız atta varsa atın donu “âdî şampanya”, doru atta varsa “amber şampanya”, al atta varsa “altın şampanya” adı verilir. Şampanya geni, krem geniyle birlikte aynı genotipte bulunursa atın donuna “fildişi don” denir. Genel olarak Tennessee Walking, Missouri Fox Trotter, Amerikan Quarter, Amerikan Miniature, Ahal-teke ve İspanyol Mustang atlarında görülür.

Aguti

Bu don adını Güney Amerika ormanlarında yaşayan “agouti” adlı fâregiller familyasında bir kemirgenden alır. Bu donda kırmızı (feomelanin) renklerin arasında baskın renk siyah (eumelanin) pigmentlerdir. İki temel gen, bu donun renklerini üretmek için etkileşime girer. “Kızıl faktörü” olarak bilinen lokus, melanin pigmentlerinin üretimini kontrol eder. Baskın alel (E), kahverengi/ siyah eumelaninlerin üretimini kodlar ve çekinik alel (e), sarı ilâ kırmızı feomelaninlerin üretimini kodlar. Ancak bâzen yele, kuyruk, bacak ve kulak içleri doru ve kula donları içerebilmektedir. Çekinik alel (A) olarak bütün vücûda yayılabilir. Böylelikle genotipi (EE A-) biçiminde kızıl kahverengi bir renk olan aguti don oluşur. 

Leopar

Bu dondaki atların kökeni, Amerika’ya ilk ayak basan İspanyol sömürgecilerin yanlarında getirdikleri atlara dayanır. Daha sonraları XVIII. yüzyılda ABD’nin Oregon eyâletinde yaşayan Kızılderili Nez Perce kabîlesi tarafından yetiştirilmeye başlanan bu benekli atlar yaygın bir görüşe göre, adlarını bölgede bulunan Palouse nehrinden almıştır. Leopar (Appaloosa) donlu atın vücûdunun tamâmı beyazdır ve üzerinde leopar desenleri şeklinde al, doru, yağız koyu benekler vardır. Bu beneklerin vücuttaki yerleşim özelliklerine göre çeşitli isimlerle adlandırılır: 

-Al donlu Leopar Appaloosa

-Al donlu Battaniye Appaloosa

-Al donlu Kartânesi Appaloosa

-Benekli Appaloosa

-Yağız donlu Battaniye Appaloosa

-Doru donlu kartânesi Appaloosa

Çizgili 

Bu don, at ırklarında çok az görülmektedir. Daha çok ABD, Brezilya ve Rusya’da yetiştirilen Thoroughbred, Amerikan Quarter gibi bâzı at ırklarında bulunur. Rusya’da “fâre derili” olarak anılır. Atın vücûdunda dikine ince, koyu ya da açık çizgiler vardır. Başlıca “beyaz çizgili” ve “keskin koyu çizgili” olarak ikiye ayrılır. İkincisinde dikine çizgiler, vücut rengine göre daha açık renklidir.

Kuşavcısı

Kuşavcısı (Birdcatcher) don, XIX. yüzyılda yaşamış ünlü bir İngiliz yarış atından gelmektedir. Bu don, Leopar donun tersi sayılabilir. Atın vücûdunda küçük küçük ve çok sayıda beyaz leke bulunur. 

Manchado 

Oldukça az görülen donlardandır. Diğer benekli ve alaca donlardan farklı olarak boynunda bütüncül, yelesinde kısmî bir beyazlık bulunmasıdır. Baş ve bacaklarda net kenarlı yuvarlak veya oval biçimde al, doru veya yağız renkler vardır. Amerikan Quarter atlarında, Arjantin’de yetiştirilen Criollo ve Polo pony gibi bâzı at ırklarında görülür. 

Gulastra Plume

Atın donu kuyruk hâriç, normal görünür. Don doru, kula ya da yağız olabilir. Vücutta hiçbir anormal renk bulunmaz; ama kuyruk açık renklidir. Bu bir “Rabicano” veya “Gümüş Yele” (Silver Dapple) don çeşidi değildir ve ayrı bir kategoride değerlendirilir. 

Splashed White

En az görülen alaca at çeşitlerindendir. Atın alt taraflarındaki beyazlık geniş bir alana yayılmıştır. At sanki beyaz boya dolu bir havuza batırılmış gibidir. Bu yüzden İngilizcede “Splashed White” olarak adlandırılır. Gözleri genellikle buz mâvisidir (Yılmaz ve Ertuğrul, 2012). Kuyruk veya kuyruk ucu beyazdır. 

Bu don genel olarak Amerikan Quarter, Paint, Morgan atları, Welsh pony, Finnish Draft atları, Miniature atlar, Shetland ponyleri ve Icelandic (İzlanda) atlarında görülmektedir.  

Alaca

Alaca don, atlar arasında çok ender görülür. Atın üzerinde iki ya da daha çok donun bölümler hâlinde bulunmasıyla oluşur. Bu donlardan biri mutlaka beyaz olur. Alacalığı meydana getiren de bu beyaz dondur. İkinci renk ise al, doru veya yağız gibi diğer donlardan oluşabilir. Bu renkteki donlar çok dikkat çekici olduklarından çok değerlidirler. 

Alaca donlar kendi içinde birçok gruba ayrılır. Bunlar Tobiano (TO), Overo (O), Sabino (SB-1) ve Leopard (Lp) gibi bâzı genlerdir. 

Tobiano En sık görülen alacalı çeşididir. “TO” olarak ifâde edilen, baskın karakterli bir genle oluşur. Bâzı çeşitlerine İngiltere’de “Coloured”, ABD’de “Pinto” veya “Paint” adı verilir. Görünüşünde beyaz üzerinde al, kestâne, yağız gibi koyu renklerin etkisi hissedilir. Bu alacalı tipinde beyaz ve renkli bölgeler birbirlerinden çoğunlukla düzgün hatlarla ayrılmışlardır. Atın genellikle baş ve sağrısı renkli, diğer bölgeleri beyazdır. Vücuttaki lekeler düzenli ve ayrık, oval ya da yuvarlak şekillidir ve bir zırh görüntüsü vererek boyun ve göğse kadar uzanır. Genellikle, dört bacağın da en azından dizlerden aşağısı beyazdır. Baş nişâneleri tek donlu atlardaki gibi kartopu, yıldız, ay, yarım ya da tam akıtma olabilir. Kuyruk kılları genellikle iki renklidir.  

Overo Bu alacalı tipi, Tobiano’nun tersi sayılabilir. Al, doru ve yağız gibi renkler üzerinde büyük beyaz lekeler görünümündedir. Beyaz genellikle atın sırtına, kürek kemiklerinin arasına ve kuyruğuna geçmez. En azından bir ya da sıklıkla dört bacak da koyu renklidir. Beyaz lekeler genellikle düzensizdir ve daha çok dağınık ya da sıçramış gibidir. Baş nişâneleri belirgindir, sıklıkla maskeli, lekeli ya da boneli yüzü vardır. Bir overo baskın olarak koyu renkli ya da beyaz olabilir. Kuyruk genellikle tek renktir.

Tovero Tobiano ve Overo alacalığının birleşimidir. Bacakların bâzısı beyaz bâzısı siyahtır. Genellikle göğüs kısmında koyu renkli büyükçe bir leke bulunur. Kulak çevresinde koyu renkli pigmentler vardır. Bâzen bunlar alın veya gözleri kapatacak kadar geniş olabilir. Ağız çevresinde koyu renkli pigmentler vardır ve kimi zaman yüzün yanlarına doğru genişler, benekler oluştururlar. Farklı boyutlarda olan göğüs lekeleri atın boynuna kadar genişleyebilir. Atın böğründe bulunan lekeler ise farklı ebattadır. Bunlara genellikle karın kısmına ve belin üstüne doğru ilerleyerek genişleyen lekeler eşlik eder. Kuyruğun başladığı yerde farklı boyutlarda benekler olabilir. Ayrıca gözlerin biri veya ikisi birden açık mâvi renktedir.  

 

KAYNAKÇA

¶ Afanasyev, S., V. Albom Paroda Loşadey, Gosudarsvennoye İzdatelsvo, SSCB, Leningrad, 1953.
¶ ANR-1420, Basic Horse Genetics, Alabama A & M and Auburn Universities, Alabama Cooperative Extension System, 2012; www.aces.edu.
¶ Emiroğlu, K., Yüksel, A., Yoldaşımız At, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayınları, İstanbul, 2003.
¶ Sponenberg, D. P., Equine Color Genetics, Wiley-Blackwell, Printed in Singapore, 2009.
¶ Yarkın, İ., Atçılık, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 1953.
¶ Yılmaz, O., Ertuğrul, M., “Atlarda Don (Vücut Rengi)”, GOÜ Ziraat Fakültesi Dergisi, 2011.
¶ Yılmaz, O., Ertuğrul, M., “Atlarda Nişane”, Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2/1, 2012.

FOTOĞRAF KAYNAKLARI

1. http://www.dacorakhalteke.com
2. http://www.dacorakhalteke.com
3. http://www.bordenquarterhorses.com
4. http://www.cowgirlfashion101.blogspot.com
5. http://www.equestrian.ru
6. http://www.fotocommunity.com
7. http://www.khongthe.com
8. http://www.freewebs.com
9. http://www.chevalannonce.com
10. http://www.khongthe.com
11. http://www.horsebreedslist.com
12. http://www.dacorakhalteke.com
13. http://www.dacorakhalteke.com
14. http://www.useventing.com
15. http://www.en.wikipedia.org
16. http://www.dacorakhalteke.com
17. http://www.achal-teke.kz
18. http://www.free-hdwallpapers.com
19. http://www.theequinest.com
20. http://www.theequinest.com
21. http://www.bing.com
22. http://www.equesterian.ru
23. https://reevesimagery.files.wordpress.com
        /2012/06/gladiator-paws-cpr1.jpg

24. Afanasyev, 1953
25: http://www.en.wikipedia.org
26. http://www.forum.cheval-fr.net
27. http://www.konidona.com
28. http://www.fefa-art.com
29. http://www.dacorakhalteke.com
30. http://www.dacorakhalteke.com
31. http://www.bing.com
32. http://www.horsebreedslist.com
33. http://homecomingbook.wordpress.com
34. http://www.pinterest.com
35. http://www.flickr.com
36. http://www.en.academic.ru
37. http://www.dacorakhalteke.com
38. htth://www.fc08.deviantart.net
39. htth://www.fc08.deviantart.net
40. http://www.flickr.com
41. http://www.universodosanimais.comunidades.net
42. http://www.avalonappaloosas.com
43. http://www.avalonappaloosas.com
44. http://www.vichorse.com
45. http://www.whitehorseproductions.com
46. http://www.justabrindlehorse.com
47. http://www.flickr.com
48. http://www.flickr.com
49. http://www.morgancolors.com
50. http://www.apha.com
51. http://www.fc04.deviantart.net
52. http://www.flickr.com
53. http://www.flickr.com
54. http://www.flickr.com
55. http://www.fc04.deviantart.net
56. http://www.fc04.deviantart.net
57. http://www.fc04.deviantart.net
58. http://www.fc04.deviantart.net