Z Dergi Mobil Uygulamasını
ÜCRETSİZ HEMEN İNDİRİN!

Mobil Websitesine Devam Et >>

Ev Zeminlerinde Saklı At Kafatasları
Allison Meier

Çeviri: Didem Dinçsoy BOZDAŞ

Yazı Boyutu: a a a
Okuma Modu

Ev Zeminlerinde Saklı At Kafatasları
Allison Meier

https://www.zdergisi.istanbul/makale/ev-zeminlerinde-sakli-at-kafataslari-215

İrlanda’da restore edilen evlerin zemîninde at kafatasına rastlamak olağan bir durum. Bu ürpertici tesâdüf ilk olarak bir kurban ritüeli ihtimâlini akla getirse de aslında durum öyle değil. Kafatasının orada bulunmasının farklı bir nedeni var: akustik. Geleneksel mîmârî uzmanı Barry O’Reilly, Proceedings of the Royal Irish Academy: Archaeology, Culture, History, Literature adlı eserinde bu duruma bir açıklık getiriyor: “Kafatasının büyük hacmi ‘céilidhe’ adı verilen müzikli ve danslı sosyal etkinlikler sırasında dans eden ayakların sesine rezonans ekleyen ideal bir gövde işlevi görüyordu.” 1945 yılında İrlanda Folklor Komisyonu’nda arşiv görevlisi olarak çalışan Seán Ó Súilleabháin ise Journal of the Royal Society of Antiquaries of Ireland’da temellerdeki bulgulara dâir bir makâle yayımladı. Súilleabháin’e göre İrlanda’nın birçok yerinde, evlerin döşeme tahtalarının altında at kafataslarının saklandığı tespit edilmişti. Bu kafataslarının bâzılarıysa mâdenî paralarla doldurulmuştu.

İrlanda’da bâzı eski evlerin zemîninde çoğunun içi bakır paralarla doldurulmuş at kafatasları gömülüdür.

Clare eyâletinde yaşayan Seán Mac Mathghamhna’nın, görüştüğü yaşlı insanlardan naklettiğine göre, at kafatasları konuşma ve yürüyüş veya dans esnâsında çıkan ayak seslerine tatlı bir derinlik (macalla) kazandırmak için, yâni mekânda akustuği sağlamak amacıyla kullanılıyordu. Oyuk yerleri bakır paralarla doldurulmuş olarak zemîne yerleştiriliyordu; bu sâyede evde yapılan dans figürlerinin sesi daha iyi duyulabiliyordu. Kerry eyâletinde, “daha net bir akis sağlaması” için bir köprünün altına at kafatası koyulduğu tespit edildi. Wexford eyâletinden gelen bir bilgiye göre ise kafatasları kilise sunaklarının altına yerleştiriliyordu; amaç vâizin sözlerinin tüm kilisede duyulmasını sağlamaktı. Bâzı kiliselerde bir arada gömülmüş kafatasıların sayısının yirmiye kadar çıkıyordu.

At kafatasını saklama/gömme ritüelinin aslında daha çok bâtıl inançlarla ilişkili olduğunu yazanlar da yok değil. Bu görüştekilere göre, insanlar büyük ihtimalle at kafataslarının uğur getirdiğine inandıkları için onları saklama gereğini hissediyorlardı. İrlanda Ulusal Müzesi’nde İrlanda antikaları uzmanı emekli Eamonn P. Kelly’nin Archaeology Ireland’da yazdığına göre, insanlar atların “hayâlet ve diğer kötü ruhları görme yetisine sâhip” olduğuna inanıyordu. Evde ocağın hemen yanındaki bir taşın altına gömülmüş bir kafatasının nedeni bu olabilir. Bu uygulama bütün dünyâdaki temel atma törenleri ve kökleri kadim dönemlere uzanan eşyâ gizleme geleneğiyle paralellik gösterir. Bu bâzen cadıları çekmek ve yakalamak için bacaya ayakkabı saklamak bâzen (genellikle Birleşik Krallık ve Avustralya’da görüldüğü üzere) duvarlara kedi mumyaları koymak ve hatta ruhlara karşı daha güçlü olmaları için yanlarına bir de ölü av bırakmak biçiminde açığa çıkabilir. İrlanda dışında, at kafatasının akustik kullanımına Birleşik Krallık ve İskandinavya’da da rastlandığına dâir kanıtlar mevcut. Muhtemelen önceden buralarda yaşayıp Birleşik Devletler’e göç edenler bu ilginç âdetlerini de yanlarında götürdüler.

Târihçi M. Chris Manning, Historical Archaeology’de Massachusetts South Deerfield’daki bir evde bulunan bir kafatasından bahsediyor. Bu kafatasının göz çukurunda, eve 1858 yılında taşınmış Albay David Mason Bryant’ın âilesinin isimlerinin yazılı olduğu bir kâğıt parçası bulunmuş. Manning şöyle diyor: “Büyük ihtimalle kafatası, sanki bir zaman kapsülü veya temel taşı yerleştirmek gibi, bir hâtıra ritüelinin parçası olarak duvara eklenmiş.” Öte yandan, Bryant âilesi örneği bize at kafatası saklama geleneğinin biraz form değiştirerek de olsa XIX. yüzyıl Amerika’sında yaşatıldığını gösteriyor.