Z Dergi Mobil Uygulamasını
ÜCRETSİZ HEMEN İNDİRİN!

Mobil Websitesine Devam Et >>

Jokey Yarış Kıyâfeti ve Kamçısı
None

Yazı Boyutu: a a a
Okuma Modu

Jokey Yarış Kıyâfeti ve Kamçısı
None

https://www.zdergisi.istanbul/makale/jokey-yaris-kiyafeti-ve-kamcisi-223

Yarış atlarının sağlığı
 

Levanteler tarafından 1850’li yıllarda İzmir’de başlatılan Smyrna Race Club yarışları İngiltere’deki kurallarla koşuldu. Jokeyler, yurt dışında olduğu gibi, ekürilerin (at sâhiplerinin) belirlediği formaları giyiyorlardı. 1927 yılında başlayan Yarış Islâh Encümeni dönemi yarışlarında ise Fransa’daki yarış kuralları esas alındı. Bu kurallara göre jokeyler “Bir veya birkaç renkten ve ipekli kumaştan yapılmış, önü tek düğmeli, yakası kapalı, uzun kollu bir ceket kazak ile beyaz külot ve boğazı sarı konçlu çizme ve kasket” giyeceklerdi. Kasket, ceket kazak ile aynı yâhut farklı renkte olabilirdi, ama “önü uzunca siperlikli ve ipekli kumaş”tan yapılmış olmalıydı. Kazağın altında ise “düz ve beyaz boyun bağı veya eşarp” taşınacaktı. Bu kıyâfeti taşımayan ve her türlü temizlik ve şıklığına dikkat etmeyen jokeylerin koşulara katılması mümkün değildi. 19.04.2011 târihli Resmî Gazete’de yayımlanan At Yarışları Yönetmeliği’nin 109. maddesine göre jokeyler “kumaştan yapılmış, yakası kapalı, uzun kollu forma, beyaz kumaştan yapılmış külot pantolon, koncu değişik renkli olan siyah yarış çizmesi, düz beyaz kumaştan fular, koruyucu kask ve can yeleği” giymek zorundadır. Aynı eküriden oldukları önceden bildirilen ve aynı koşuya katılan atların binicileri aynı tip forma giyerler. Numarası büyük olan atın binicisi eküri şapkasının dışında farklı renkte bir şapka takar. Kask ve can yeleğinin yarış dışında, atların idmanı sırasında da giyilmesi zorunludur.

Jokeylerin ayrılmaz bir parçası olarak görülen kamçının kullanımı da yönetmelikle belirlenmiştir. Buna göre kamçı güvenli ve doğru şekilde, yalnızca atı cesâretlendirmek amacıyla kullanılmalıdır. Kamçı önce ata gösterilir ve atın tepki vermesi beklenir. At tepki vermediği takdirde kamçı kullanılır. Kamçı omuz hizâsı yüksekliğinde fazla güç sarf edilmeden atı yaralamayacak şekilde, sâdece sağrının kaba kısımlarına dokundurulur. Atın tepkisi beklenmeden art arda kullanılamaz. Kamçıya cevap vermeyen, dereceye girme şansı olmayan, koşuyu kazanmış ve bitiriş çizgisini geçmiş atlara kesinlikle kamçı vurulmaz. Ayrıca kamçıyla diğer atlar rahatsız edilemez. Jokey koşu esnâsında son düzlükte en fazla 7, koşunun tamâmında ise 10 kez kamçı kullanabilir. Kamçıdan olumsuz etkilendiği düşünülen atlar gerekirse yarış komiserler kurulu tarafından muâyene ettirilir. Jokeyin kullandığı kamçı düz olmalı ve uzunluğu 70 cm’yi geçmemelidir. Apranti ise 50 cm’yi geçmeyen “şakşaklı düz tay kamçısı” kullanır. Yarışa katılacak atlara uyarıcı ve şok etkisi yapacak cihazların kullanılması da kesin olarak yasaklanmıştır.

Yarış atlarının sağlığı

İki yaşındaki atların iskelet sistemi henüz gelişimini tamamlamamıştır ve yarış dünyâsının ağır çalışma koşullarına ve stresine dayanıklı değildir. Yaralanma riskleri vardır. Fakat pek çok at sâhibi atı iki yaşına gelince eğitime başlatır.

Eğitim sürecinde atlar günün büyük bir kısmını birbirlerinden ayrı bir şekilde ahırlarda kapalı olarak geçirirler. Atları ahırda bağlı tutmak, yüksek performans gerektiren eğitim ve beslenme şekli için en uygun yöntemdir. Hem böylece eğitim yerine yakın bir yerde konaklayarak her gün yolculuk edilmemiş olur. Fakat sosyal hayattan mahrum kalan ve kötü etkilenen atlar, çitleri ya da diğer sâbit objeleri ısırmak, homurdanmak ya da kendini sakatlamak gibi davranışlar geliştirir.

Eğitim sürecinde otlamak yerine yoğun olarak tahılla beslenen atlarda ülser görülür. Bir araştırmada, yarış atlarının %89’unun eğitimin başlangıcından 8 hafta sonra derin ve kanayan ülserlerinin olduğu tespit edilmiştir. Eğitim ve yarış sürecinde her yaştan at, tendon ve bağ doku yırtığı, eklem çıkığı ve kemik kırığı gibi sakatlanmalar yaşar. Bunların teşhîsi her zaman kolay değildir ve bir sonraki antrenman veya yarışta hasarın geri dönüşsüz hâle gelmesi söz konusudur. Bazı veteriner ve antrenörler ağrısı yüzünden yarışamayacak hasarlı atları ağrı dindiricilerle yarıştırmaya devam etmekte, bu durum iyileşme ihtimâlini ortadan kaldırmaktadır.

Yarış sürecinde aşırı zorlanan atların soluk borularında ve akciğerlerinde kanamalar olur. Melbourne Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışma, yarış atlarının %50’sinin soluk borusunda ve %90’ının akciğerlerinde kanama olduğunu tespit etmiştir. Her 22 yarıştan birinde bir atın yarışı bitiremeyecek derecede hasar gördüğü ve Kuzey Amerika’da her gün üç saf kanın yarış sakatlıkları yüzünden öldüğü hesaplanmıştır. Araştırmalar, kaybetmiş ya da emekliye ayrılmış atların yarıştırıldığı engelli koşuların normal yarışlardan %20 daha fazla ölüm riski taşıdığını ortaya koymaktadır. Engelli koşunun süresi diğer yarıştan daha uzun tutulmakta, jokeyler daha ağır olmaktadır. Yorgun atların düşme, kendilerini ve jokeyleri sakatlama riski daha fazladır.

Yarış atlarının gelişimini hızlandırmak, solunum kapasitesini yükseltmek, hızını ve performansını arttırmak, acılarını dindirmek, heyecânını yatıştırmak için kullanılan bâzı ilâçların yasaklı olması dopingin önüne tam olarak geçememektedir. Bir at bacağını ya da omzunu kırdığı zaman, kemiğinin parçalara ayrılma ihtimâli çok yüksektir. Cerrâhî uygun bir çözüm olmadığında hayatlarına son verilir. Sakatlanan bir yarış atını tekrar sağlığına kavuşturmak zaman ve para ister. Yaralı atların zâtürre gibi enfeksiyonlara açık hâle gelmesi de ekonomik açıdan zarardır. Yarış atlarının yaklaşık %40’ı hastalık ya da düşük performans sebebiyle endüstri dışı kalmaktadır.

Tekrar yarışma ve kazanç sağlama ihtimâli düşük atlara masraf yapmak istemeyen at sâhipleri onları haralara veya çayırlara geri götürmek yerine satar veya kesime gönderir. Bir kısmı at eti yenen ülkelere gitmekte, bir kısmı da köpek maması veya tutkal yapımında kullanılmaktadır. Uzun süren taşıma günleri bu atların bir kısmını gıdâsızlığa veya travmalara mahkûm eder.