Z Dergi Mobil Uygulamasını
ÜCRETSİZ HEMEN İNDİRİN!

Mobil Websitesine Devam Et >>

Osmanlı Dönemi Nâdir Bardaklar
Ercan Topçu

Yazı Boyutu: a a a
Okuma Modu

Osmanlı Dönemi Nâdir Bardaklar
Ercan Topçu

http://www.zdergisi.istanbul/makale/osmanli-donemi-nadir-bardaklar-139

Eski devirlerden beri gündelik yaşamda kullanılan su kapları içinde, bardaklar en büyük kısmı oluşturur. Basit ve yalın formlarıyla bardaklar, en çok pişmiş toprak ve seramikten ya da mâdenî malzemeden yapılmaktaydı. Pişmiş toprak ve seramikten yapılmış nârin yapılı bardakların güzel örnekleri, günümüze kadar ulaşabilmiştir. Kütahya işi seramik bardaklar çiçek bezemeleri ve olağanüstü renk zenginlikleriyle benzerleri arasından kolayca fark edilir. Sırlı ve genelde çok renkli boya bezemeli îmal edilmiş bardaklar, şehrin kibar muhitlerinde zevkle kullanılmıştır.

XIX. yüzyıldan îtibâren, özellikle Avrupa’dan ithal edilen bardaklar çok revaçtaydı. Batılı sanat anlayışında üretilmiş süslü bardaklar ve Osmanlı toplumunda “billûr” denilen cam ve kristal bardaklar bu dönemde hızla yaygınlaşmıştır.

Su Bardaklarında Yöresel İsimler
Bukbuka (Adana), Cendere ve Cırdak (Giresun), Sabak (Silifke), Çotuk (Kırşehir), Çömce (Çankırı-Çerkeş, Bolu), Şapşak ve Şapşalak (Kastamonu), Şapşap (Balçova- İzmir), Dafa (Bozüyük- Bilecik), Dobuç (Trabzon), Gilden (Fethiye), Savacık (Edirne).

Üzeri Yazılı Osmanlı Dönemi Bardakları
Bakır ustaları, mâdenî bardakların dip kısımlarında Osmanlıca veya Ermenice usta damgalarını kalem işçilikle yazmışlardır. Antep ve Erzincan işi olan bakır bardaklarda, özellikle Ermeni ustaların damgaları ve “nuhas” alâmeti dikkati çekmektedir.Tuğralı gümüş bardaklarda hangi pâdişah döneminde yapıldıysa onun tuğrası, Osmanlıca yazılmış “Âfiyet olsun efendim.” cümlesi, “Souvenier” ibâresi ve Latin harfleriyle işlenmiş inisiyaller görülebilmektedir.

Önemli zevâtın kişisel kullanımı için yapılmış bardaklarda sâhibiyle yapan ustanın ismi ve yapım târihi yazılıdır. Turistik amaçlı yapılmış Kütahya işi seramik bardaklarda “Yâdigâr-ı Kütahya” yazıları dikkati çeker. Eski aşevlerindeki bardakların üzerlerinde Osmanlıca, “Buyrun efendiler, âfiyet olsun.”; zemzem ikramlarında kullanılan Mekke işi bardaklarda Osmanlıca “Şifâ niyetine.” cümlelerinin ve kelimeitevhîdin yazıldığı da vâkidir.

Tekke Su Bardakları
Tekkelerde dervişlerin ve ziyâretçilerin içme suyu ihtiyâcına cevap vermek için hazır tutulan güğüm veya su küplerine elin ulaşabileceği bir mesâfede zincirle veya iple bağlı olan; kuka, boynuz, ahşap gibi malzemelerden yapılmış su kapları vardı.

Seyahat Bardakları
Bakır, pirinç ve gümüş örneklerine rastladığımız tuğra işlemeli, oldukça pratik, ergonomik, taşınması kolay bardaklardır. Koleksiyonda bulunan seyahat bardakları incelendiğinde; Ermeni ustasının damgasını taşıyan Erzincan işi bakır bardaklara; üzerlerinde sâhibinin ismi ve Osmanlıca beyitler yazılı olan Bosna ve Süleymâniye işi pirinç bardaklara; İstanbul işi, “Aznavur” gümüş işçilikli bardaklara ve ustasının damgasını taşıyan, ziyâret hâtırası olarak satışa sunulmuş Van işi, tuğralı, gümüş bardaklara tesâdüf edilebilir. Özellikle Aznavur işçilikli gümüş seyahat bardağı, türünün son derece nâdir bir örneğidir.

Mekke (Hacı) Bardakları
Hacıların kullandıkları veya hac hediyesi olarak dönüşte yakınlarına getirdikleri, genelde pirinç veya bakırdan yapılmış, Hint işi, üzerinde Osmanlıca “Âfiyet olsun, şifâ niyetine.” gibi cümlelerin, Arapça esmâ-i hüsnâ ve birtakım duâların yazıldığı bardaklardır.

Zâtî Bardaklar
Osmanlı hânedânına veya saray eşrâfına mensup olanlara ve tüccar tâifesinden kimi şahıslara özel yapılmış bardaklardır. Tahmin edileceği üzere bardakların üzerinde bardağı kullanacak zâtın ve yapan ustanın ismi, bardağın îmal edildiği târihi görmek mümkündür.

Sebil Bardakları
Ücretsiz su ikrâmı için yapılmış sebillerde görevli sucular, mevsim koşullarına göre kışın ılık, yazın karlı, salgın hastalık durumlarında ise kaynatılmış su dolu bardakları hazırlayıp halka dağıtmışlardır. Bu sebil bardakları, her kullanımdan sonra yıkanıp tekrar doldurulurdu. Sebillerin, insanların en çok gelip geçtikleri cadde ve sokakların köşe başlarında, meydanlarda inşâ edilmelerine büyük özen gösterilmiştir.  —Ercan Topçu