Z Dergi Mobil Uygulamasını
ÜCRETSİZ HEMEN İNDİRİN!

Mobil Websitesine Devam Et >>

Satranç ve At Gökyay Vakfı Satranç Müzesi
Ayşe Cenan Karatopraklı

Yazı Boyutu: a a a
Okuma Modu

Satranç ve At Gökyay Vakfı Satranç Müzesi
Ayşe Cenan Karatopraklı

https://www.zdergisi.istanbul/makale/satranc-ve-at-gokyay-vakfi-satranc-muzesi-200

Dünyânın en büyük satranç koleksiyonunun sâhibi ve Gökyay Vakfı Satranç Müzesi'nin kurucususunuz. Bu serüvene nasıl başladınız?
 

Babam cebir-geometri öğretmeni ve çok iyi bir satranç oyuncusu idi. Onun yönlendirmesi ile satrançla ilgilendim. Beni karşısına alır, saatlerce sanki karşısında kendi ayarında bir rakip varmışçasına satranç oynardı. İşlerim dolayısıyla ve eşimle birlikte seyahati sevdiğim için yurt dışına sık çıkıyorum. 1975 yılında Milano’ya yaptığım bir iş seyahatinde hafta sonu vitrinde gördüğüm ve çok beğendiğim bir satranç takımını almak için 3 gün dükkânın açılmasını bekledim. Bu satranç takımı, hobiden tutkuya uzanan yolcuğun başlangıcı oldu. Seyahatlerimde zamânımın bir bölümünü satranç takımları almaya ayırdım. 2012 yılında 412 parça satranç takımı ile Guinness Rekorlar Kitabı’na girdim. Satranç serüveni, 43 yıl içinde 6 kıtadan ve 110 ülkeden toplanan 690 parça ile, bugün dünyânın en büyük satranç takımı koleksiyonuna dönüştü.

Türkiye’nin tek satranç müzesi dünyâda az sayıda bulunan örneklerinden daha kapsamlı bir koleksiyona sâhip.

Satranç takımı toplarken hangi kriterleri göz önünde bulundurdunuz?

Öncelikle o ülkenin kültürünü yansıtan takımları almaya çalıştım. Alışılmamış takımlar da tercih nedenim oldu. Tasarım odaklı ofis mobilyası üreten ve pazarlayan bir firmanın ortaklarındanım ve tasarıma büyük ilgi duyuyorum. Tasarım ürünü satranç takımları da bu nedenle ilgimi çekiyor ve onları edinmeye gayret ediyorum. Koleksiyonumda birbirinin aynı takımlar yoktur. Hepsi ayrı ayrı birer değerdir.

Müzeniz nasıl ortaya çıktı?

Akın Gökyay.

Satranç takımları toplama düşüncesi bana âit, satranç müzesi kurma fikri ise eşime. Takımlar biriktikçe muhâfaza etme işi beni zorlamaya başladı. Böylesine özel bir alanda ülkemizde bir müzenin kurulması, satranç takımlarımın korunarak geleceğe aktarılması, koleksiyonumun toplumla paylaşılması, bunların hepsi çok değerli şeyler. Benden sonra bu koleksiyonun dağılmasını istemediğim için önce bir vakıf kurdum. Çünkü bu takımları bir araya getirmek büyük bir emekle oldu. Türkiye’de özel bir müze kurma süreci hem maddî hem de mânevî açıdan zorlu geçti. Uygun bir yer bulmak meselâ çok zordu. Olağanüstü bir deneyim yaşadım. Şimdi ise büyük bir mutluluk yaşıyorum. Gökyay Satranç Spor ve Kültür Vakfı müzeyi geleceğe taşıyacak. Müze, Türkiye’de bir ilk, dünyâda ise az sayıdaki örneklerden biri. Binâmız, Ankara Hamamönü’nde müzeler bölgesinde geleneksel Ankara evi mîmârîsinde 4 arsa üzerine inşâ edildi. Şu an, Rotterdam, Amsterdam, Moskova, Ströbeck’deki satranç müzelerinden daha kapsamlı bir içeriğe sâhibiz. Bâzen geriye dönüp baktığımda iyi ki bunu yapmışım diyorum. Bu mutluluk târifsiz.

Müzede ne gibi faâliyetler yapılıyor?

Gökyay Vakfı Satranç Müzesi.Müzemizin bünyesinde bir eğitim merkezi de yer alıyor; ayrıca satranç turnuvaları, konserler, çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Çocuklarımızın kendi satranç takımlarını oluşturabilmeleri için bir atölye de kurduk. Müzenin mağazasındaki hediyelik eşyâ ise 7’den 70’e herkese satranç sevgisini aşılamaya yönelik. Satranç öğrenmek isteyen hemen her yaş grubundan çocuk ve yetişkin için samîmî bir ortam oluşturduk. Burası hem bir eğitim hem de bir paylaşım platformu. Satranç ile tanışmadıysanız hemen harekete geçmenizi tavsiye ederim. Bütün spor branşları içinde, engel tanımayan özel bir spor dalı satranç. Z dergisi okurlarını Satranç Müzesi’nde ağırlamaktan mutluluk duyarız. 

Peki, satrançtan hayâta taşınacak ne gibi şeyler var?

Satranç strateji oyunudur, analitik düşüncedir. Meselâ hepimiz bir şekilde iş hayâtının içindeyiz. Burada hırs duygusunun aklın önüne asla geçmemesi gerekir. Politikacılara ve iş adamla rına satranç öğrenmelerini ve sık sık oynamalarını tavsiye ediyorum. Bir iş adamının başarılı olması için doğru strateji kurması ve 7-8 adım ötesini görebilmesi gerekir. Bu hayâtımızın akışında da böyledir. Problemlerimizi erken teşhis edebilmek bize bir strateji geliştirme şansı tanır. Ön görü yeteneğimizi kendi kendimize geliştirebilir, aynı şekilde önümüzde beliren sorunların üstesinden yine kendimiz gelebiliriz. İşte tam bu noktada, satrancın düşünme tarzımıza sağladığı sayısız fayda ve güzellik devreye giriyor.

Satrançta atın önemi nedir? Hareketi neyi anlatır? Rakîbe karşı nasıl avantaj sağlar?

At hiçbir taşta olmayan bir özelliğe sâhiptir: hareketi esnâsında önüne çıkan taşların üzerinden atlayabilir, L harfi oluşturacak şekilde her yöne hamle yapabilir.

At insanoğlu tarafından çok sevilmiş, benimsenmiş bir varlık. Satrançta at orijinal hareket kâbiliyetiyle son derece aktif ve fonksiyonel bir taştır. Özellikle fil ile birlikte kullanıldığında çok etkili bir hücum ikilisi olurlar. İyi kullanmasını bilir ve becerirseniz, at tek başına çok etkili bir taştır. Çünkü hiçbir taşta olmayan bir özelliğe sâhiptir: hareketi esnâsında önüne çıkan taşların üzerinden atlayabilir. Her yöne, yatay veya dikey doğrultuda L harfi oluşturacak şekilde hamleler yapabilir. Ama en önemlisi bunu farklı vasyasyonlarda engelleri sıçrayarak gerçekleştirebilir. Ata karşı benim de ayrı bir sempatim vardır. Zâten vakfımızın ve müzemizin logosu da attır.